CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya hakaret ettiği iddiasıyla hakkında “kamu görevlisine alenen hakaret” suçlamasıyla yeniden yargılama kararı verilmişti.
Mahkemeye fiziken katılması beklenen İmamoğlu, Silivri’den yola çıkarıldıktan sonra, “60 kilometre sonra araç arızası” gerekçesiyle cezaevine “aynı araçla” geri götürüldüğünü belirterek, “Bu yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin dedim. Bunun ayıp, yazık ve günah olduğunu söyledim. İtiraz ettim” demişti.
CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, konu hakkında bugün TBMM’ye, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması için soru önergesi sundu.

GÜRLEK’E 3 SORU
“Tutuklu Cumhurbaşkanı Adayımız ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Anadolu Adliyesi 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 5 Haziran 2026 tarihli duruşması vardı. Mahkeme hakimi Ekrem İmamoğlu’nun duruşma günü mahkemede fiziken hazır bulundurulmasına karar vermiş ve cezaevine yazmıştır. Ayrıca duruşmaya götürüleceği Sayın İmamoğlu’na da bildirilmiştir. Bu kapsamda sabah 07.30’da Silivri Cezaevi’nden Anadolu Adliyesi’ne götürülmek üzere çıkarılmış ve sevke başlanmıştır.
Yaklaşık 60 km.den fazla yol gidilip yolun yarısından fazlası kat edildikten sonra “araç arızası” bahanesiyle geri dönülmüş tekrar cezaevine götürülmüştür. Ekrem İmamoğlu, “neden geri dönüldüğünü, bir başka araçla sevkin tamamlanabileceğini, yolun yarısından fazlasının gelindiğini, kalan yolun geri dönüş yolundan daha kısa olduğunu, araçta arıza varsa bu araçla geri dönülmesinin nasıl güvenli kabul edileceğini” sormuş ancak bir karşılık alamamıştır. Cezaevine dönüşünde duruşmanın SEGBİS üzerinden yapılmasına ilişkin savcılık talimatı bulunduğunu öğrenmiştir.
5 Haziran sabahı, Ekrem İmamoğlu’nun avukatları saat 08.45 sıralarında Mahkeme kalemine giderek duruşma öncesinde bilgi almak istemiş ve Ekrem İmamoğlu’nun adliyeye ulaşıp ulaşmadığını sormuştur. Mahkeme kalemi duruşmanın SEGBİS yöntemiyle yapılacağını ve bu konuda cezaevinden 4 Haziran 2026 günü mesai saatinin bitimi sonrasında bir yazı ulaştığını belirtmiştir.
Bunun üzerine avukatlar, iki gündür düzenli olarak UYAP kayıtlarını kontrol ettiklerini, gece saatlerinde de herhangi bir evraka rastlamadıklarını ifade ederek söz konusu yazıyı görmek istemiş ve hâkimle görüşme talebinde bulunmuştur.
“ADİL YARGILANMA HAKKININ AÇIKÇA İHLALİ”
Böylece mahkemenin duruşmada hazır bulundurma, huzurda dinleme kararı savcılık tarafından fiilen engellenmiştir. Bu fiili uygulama savunma hakkı ve adil yargılanma hakkının açıkça ihlalidir. Ceza yargılamasının doğrudanlık ve yüz yüzelik ilkesinin savcılık tarafından keyfi olarak engellenmesidir.
“İŞKENCE VE EZİYET NİTELİĞİNDE”
Öte yandan Sayın İmamoğlu’nun duruşmaya gideceği düşüncesiyle cezaevinden alınıp iki saat haksız ve belirsiz bir şekilde, ihtiyaçları dahi karşılanmadan, arızalı olduğu ifade edilen bir araçla gezdirilmesi açıkça işkence ve eziyet niteliğindedir.
Bu çerçevede,
- Hakimin duruşmada hazır bulundurma kararının ifasını engelleyen savcı bu güç ve yetkiyi nereden almaktadır?
- Bu kararın ifasını engelleyen sorumlular hakkında soruşturma yapılacak mıdır?
- İşkence ve eziyetin açıkça suç olması karşısında Ekrem İmamoğlu’na yönelik işkence ve eziyet kapsamındaki bu muamelenin sorumluları hakkında bir soruşturma başlatılacak mıdır?
