Küresel piyasalarda geçici anlaşma coşkusu

İran’daki savaşı sona erdirecek bir diplomatik atılım umudu, petrol fiyatlarındaki düşüşü desteklerken, hisse senedi endeksleri yükseldi.

Wall Street’teki coşkuda SpaceX’in güçlü halka arz performansı da etkili oldu. Elon Musk’ın uzay şirketinin hissesi, rekor kıran halka arzının ardından yüzde 19 değer kazandı.

S&P 500 yüzde 0,50 artarken, Nasdaq 100 günü yüzde 0,6 yükselişle tamamladı. Yeni haftanın ilk işlem gününde iyimserlik sürüyor.

ABD ve İran’ın 60 gün sürecek müzakerelerin önünü açacak olan bir anlaşma sağladığı haberi hisse senetlerini daha da yukarı çekerken, petrol fiyatları düştü. Brent, geçen hafta üç aydan uzun bir süredir en düşük seviyede kapanmasının ardından, varil başına 83 dolara doğru yüzde 4’ün üzerinde değer kaybetti.

ABD hisse senedi endeks vadeli işlemleri yükselirken, dolar G-10 ülkeleri karşısında değer kaybetti. ABD ve Avrupa hisse senedi vadeli işlemleri ise yüzde 1,2’nin üzerinde yükseldi. eToro Ltd.’nin Asya Pasifik ve Orta Doğu baş analisti Josh Gilbert, “Bu anlaşma kesinlik içermese de, iyimserlik içeren bir adım. Anlaşma imzalanana kadar gerginlik tamamen yatışmayacak, bu da yatırımcıların ihtiyatlı davranması gerektiği anlamına geliyor” yorumunu yaptı.

MSCI Asya hisse senetleri endeksi yaklaşık yüzde 3 yükseldi. Japonya’nın Nikkei 225 endeksi rekor bir kapanışa doğru ilerledi. Bitcoin yaklaşık iki haftanın en yüksek seviyesine çıktı. Altın yaklaşık yüzde 3 yükselirken, gümüş yüzde 4 civarında artış kaydetti. Baz metaller de değer kazandı; Londra’da bakır yüzde 1’in üzerinde değer kazandı.

Dolar/TL sabah saatlerinde 46,27 seviyesinden işlem gördü.

Fed, BOE ve BOJ bu hafta faiz kararı açıklayacak

Birçok küresel merkez bankası için, İran savaşının enflasyon mu yoksa büyüme mi için daha acil bir tehlike oluşturduğu sorusu bu hafta da cevapsız kalacak gibi görünüyor.

Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) perşembe günü 2023’ten bu yana ilk faiz artışını gerçekleştirmesinin ardından, gelişmiş ekonomiler kulübü içinde bir ayrışma tablosu oluşuyor. Bu hafta, dünya üretiminin yüzde 40’ından fazlasını oluşturan 20’den fazla ülkenin merkez bankasının faiz kararı alması bekleniyor. Bunlar arasında yer alan Fed ve İngiltere Merkez Bankası’nın (BOE) faiz oranlarında değişikliğe gitmesi beklenmezken, Japonya Merkez Bankası’ndan (BOJ) sıkılaştırma adımı geleceği tahmin ediliyor.

Norveç ve Avustralya’daki merkez bankaları faizleri zaten artırmış olsa da, bunu tekrar yapmak için acele etmeyecekleri düşünülüyor. Öte yandan, politikası franga yönelen güvenli liman akışlarından etkilenen İsviçre Merkez Bankası, muhtemelen faiz oranını sıfırda tutacak. Daha uzak bölgelerdeki önemli gelişmeler arasında, Brezilya ve Rusya’daki merkez bankası yetkililerinin borçlanma maliyetlerini düşürebileceği öngörülürken, Çek Cumhuriyeti’nde de bir faiz artışı gerçekleşebilir.

Bu arada kararını çarşamba günü açıklayacak olan Fed, ilk kez Kevin Warsh başkanlığında toplanacak. Fed’in enflasyonla mücadeleye geri dönmeye istekli olduğuna dair ikna edici bir mesaj gelirse, Wall Street muhtemelen Warsh’ın bankanın siyasi bağımsızlığını koruma konusundaki kararlılığı konusunda rahatlayacak. Aksi bir durumun Fed’in kredibilitesine zarar verme riski bulunuyor.

Andersen Enstitüsü’nde ekonomist ve Fed’in para politikası bölümünün eski müdür yardımcısı James Clouse, “Her açıdan onun için çok zor bir durum” dedi. New York’taki Columbia Threadneedle’da portföy yöneticisi olan Ed Al-Hussainy, Warsh için “Şu anda para politikası hakkında gerçekten uzun süredir konuşmadı. Bu yüzden hepimiz Warsh’ın ne düşündüğünü tahmin etmeye çalışıyoruz” dedi.

Cato Enstitüsü Para ve Finansal Alternatifler Merkezi’nden Norbert Michel, “Warsh’ın sadece ‘Trump düşük faiz oranları istiyor diye faiz oranlarını düşürüyoruz’ demesini beklemek için gerçekten hiçbir neden yok. Kevin işlerin böyle yürümediğini biliyor” yorumunu yaptı.