Alüminyum fiyatları, Çin verilerinin aşağı yönlü baskısıyla düşüşe devam etti

Çin’deki tüketici harcamaları ve yatırımlar, pandemiden bu yana görülmemiş seviyelere geriledi. Bu durum, metaller ihracat ve bazı yüksek teknoloji sektörlerindeki büyümeden fayda sağlamasına rağmen iç piyasa koşullarının hâlâ zorlu olduğunu vurguluyor. İran ve ABD’nin cuma günü anlaşmayı imzalasa bile Hürmüz Boğazı’nın ne kadar çabuk yeniden açılabileceği de belirsizliğin bir başka kaynağı.

Piyasalarda temkinli hava hakim olunca Londra Metal Borsası’nın ana kontratları düşüş kaydetti. Pazartesi günü yüzde 4’ün üzerinde düşüşle kapanan alüminyum, Şanghay saatiyle 13:49 itibarıyla yüzde 1 düşüşle ton başına 3.345,50 dolardan işlem gördü. Bakır yüzde 0,3 değer kaybetti.

BNP Paribas’ın metal stratejisi başkanı David Wilson “Bu hafta odak noktamız, ABD ve İran arasında fiilen neyin kararlaştırıldığıdır. Elbette piyasada bir heyecan var, yatırımcılar bunun bir barış anlaşması olduğunu fiyatlara yansıtıyor, ancak gerçek şu ki hâlâ çok fazla belirsizlik var” dedi.

Fransa’da düzenlenen G7 zirvesinde, ABD Başkanı Donald Trump ile diğer liderler arasında, Basra Körfezi’nden ticaretin ne zaman yeniden başlayabileceği konusunda görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Ayrıca Beyaz Saray ile İran arasında, anlaşmanın tam olarak neyi içerdiği ve nasıl yürürlüğe gireceği konusunda da farklı görüşler var.

Pazartesi günü alüminyum fiyatlarındaki büyük düşüş, büyük ölçüde ABD-İran anlaşması olasılığına verilen ani bir tepkiydi. Bu anlaşma, Orta Doğu’nun önemli alüminyum endüstrisinin tedarik toparlanmasına başlaması için bir yol sunuyor. Bölgedeki eritme tesisleri füze saldırılarına maruz kalmış ve Hürmüz Boğazı’ndaki abluka, metal ihracatını ve hammadde ithalatını kesintiye uğratmıştı.

Yine de bazı analistler, tedarikin yakın zamanda toparlanacağı konusunda şüphe içinde.

Bloomberg Intelligence’ın kıdemli sanayi analisti Michelle Leung notunda, “Alüminyum tedarik zincirleri hâlâ kırılgan ve herhangi kısa vadeli bir fiyat düzeltmesi, nakliye akışlarında veya tedarik koşullarında gerçek bir iyileşmeden ziyade piyasa duyarlılığını yansıtmalıdır” dedi.