Kırşehir’de kültürel mirası ve kadim değerleri yaşatmak amacıyla başlatılan yeni proje kapsamında, dünyaya gelen bebeklerine Ahi Evran ve Neşet Ertaş’ın anısına ‘Ahi’ veya ‘Neşet’ adını veren tüm ailelere 4 adet çeyrek altın hediye edilecek.
Kırşehir’de unutulmaya yüz tutmuş kültürel kökleri yeniden yeşertmek ve genç nesillere aktarmak adına eşine az rastlanır bir teşvik kampanyası hayata geçirildi.
Kentte faaliyet gösteren bir vakıf tarafından başlatılan bu anlamlı projeye göre, yeni doğan bebeklerine şehrin iki büyük sembol isminden birini, yani ‘Ahi’ ya da ‘Neşet’ adını koyan aileler altınla ödüllendirilecek. Temel amacı yerel kültürü ayakta tutmak olan bu adım, ebeveynlere verilecek dört çeyrek altın hediyesiyle destekleniyor.
Düzenlenen tanıtım etkinliğinde projenin detaylarını kamuoyuyla paylaşan Vakıf Başkanı Mustafa Düger, hedeflerinin sıradan bir isim kampanyasının çok ötesinde olduğunu vurguladı. Düger, Ahilik felsefesinin mimarı Ahi Evran ile bozkırın tezenesi usta ozan Neşet Ertaş’ın hatıralarını sadece anılarda değil, yeni nesillerin kimliklerinde yaşatmak istediklerini belirtti. Kültürel zenginliklerin günümüz gençliği tarafından yeterince bilinmediğine dikkat çeken Düger, bu kopukluğun önüne geçmek için böyle somut bir adım atmaya karar verdiklerini dile getirdi.
Kampanya kapsamında ailelere takdim edilecek ödülün miktarı da derin bir sembolizm taşıyor. Başkan Düger’in açıklamalarına göre hediye edilecek dört adet çeyrek altın, Ahilik geleneğinin sarsılmaz dört temel direği olan ‘alnı açık, kalbi açık, kapısı açık ve sofrası açık’ ilkelerini temsil ediyor. Yeni doğan bebeklerin hayatları boyunca bahtlarının ve rızıklarının bu felsefeye uygun şekilde hep açık olmasını dilediklerini ifade eden Düger, çocuklara verilecek isimlerin taşıdığı ağırbaşlı anlamların da altını çizdi.
Bu benzersiz projede teşvik edilen isimlerden ‘Ahi’, hayat boyu dürüstlüğü, cömertliği ve ahlakı temsil ederken; ‘Neşet’ ismi sevgi dolu bir yüreği, nezaketi ve gerçek bir gönül insanı olmayı simgeliyor. Kültürel zenginliğin sadece tarih kitaplarının sayfalarına hapsolmaması için başlatılan bu girişimin, Kırşehir’de köklü bir geleneğin yeniden doğuşuna öncülük etmesi bekleniyor.