Narin Güran cinayeti, Türkiye’nin son yıllarda en çok konuşulan davalarından biri oldu. Ancak dava boyunca yalnızca soruşturma ve yargı makamları değil, medya da tartışmaların merkezine yerleşti.
Gazeteci Faruk Bildirici, kaleme aldığı kapsamlı değerlendirmede, Narin dosyasında medyanın yaptığı ve sonradan yanlışlığı ortaya çıkan haber ile yorumları mercek altına aldı. Bildirici, bu yayınların yalnızca kamuoyunda algı oluşturmadığını, sanık ifadeleri ve yargı süreci üzerinde de etkili olduğunu savundu.
1- “NARİN AMCASININ ARACINDA BAYGIN YATIYORDU” İDDİASI
Bazı yayın organlarında, benzin istasyonu çalışanı olduğu öne sürülen bir kişinin sosyal medya paylaşımına dayanılarak Narin’in amcasının aracında battaniyeye sarılı halde görüldüğü iddia edildi. Ancak daha sonra böyle bir çalışanın bulunmadığı, hesabın sahte olduğu ortaya çıktı.
2- “YASAK İLİŞKİYİ GÖRDÜĞÜ İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ” İDDİASI
Medyanın en çok işlediği senaryolardan biri, Narin’in annesi ile amcası arasında ilişki gördüğü için öldürüldüğü iddiası oldu. Ancak gerek mahkeme sürecinde gerek gerekçeli kararda, bu yönde kesin bir bulguya ulaşılamadı.
3- “ABLASININ ÖLÜMÜ DE ŞÜPHELİYDİ” İDDİASI
Narin’in ablası Tülin Güran’ın da merdivenden itilerek öldürüldüğü yönünde haberler yapıldı. Ancak resmi belgeler, Tülin Güran’ın yıllar önce hastanede zatürre tedavisi görürken hayatını kaybettiğini ortaya koydu.
4- “ENES GÜRAN UYUŞTURUCU KULLANIYORDU” İDDİASI
Ailenin açıklamalarındaki bazı ifadeler yanlış yorumlanarak Enes Güran’ın uyuşturucu kullandığı öne sürüldü. Sonradan açıklamalar ve test sonuçları, bunun doğru olmadığını gösterdi.
5- “TELEFONDA ‘DAHA ÖLMEMİŞ’ DEDİ” HABERİ
Salim Güran ile işçisi arasında geçtiği belirtilen Kürtçe konuşma, bazı yayınlarda “Daha ölmemiş” şeklinde çevrildi. Sonraki bilirkişi incelemesinde çevirinin hatalı olduğu ve bu ifadenin kullanılmadığı anlaşıldı.
6- “DELİL KARARTMAK İÇİN BATTANİYE VE HALILAR YIKANDI” İDDİASI
Cinayetin evde işlendiği ve ardından halılarla battaniyelerin yıkandığı yönünde yayınlar yapıldı. Ancak bu iddiayı kesin biçimde doğrulayan somut bir bulguya ulaşılamadı.
7- “ANNE İLE ENES AHIRDA BOĞUŞTU” HABERİ
Bazı haberlerde, bir akrabanın ifadesine dayandırılarak anne ile Enes Güran’ın ahırda boğuştuğu ileri sürüldü. Fakat söz konusu tanığın ifadelerinde böyle bir anlatım bulunmadığı ortaya çıktı.
8- “KÖYDE HİZBULLAH SİLAHLARI BULUNDU” İDDİASI
Köyde yapılan aramalarda Hizbullah’a ait çok sayıda silah ve mühimmat bulunduğu öne sürüldü. Ancak dosyada bu yönde bir tespit yer almadı; ortaya çıkan tek somut bulgu kaçak mühimmat oldu.
9- “GİZLİ TANIK GELİP HER ŞEYİ ANLATTI” HABERİ
Soruşturmanın seyrini değiştiren bir gizli tanık olduğu ileri sürüldü. Oysa süreç içinde böyle bir gizli tanığın bulunmadığı, Nevzat Bahtiyar’ın yakalandıktan sonra konuştuğu anlaşıldı.
10- “ANNESİ ÖZELLİKLE KURAN KURSUNA GÖNDERDİ” İDDİASI
Bazı yorumlarda annenin, Narin gitmek istemediği halde onu özellikle kursa yolladığı ileri sürüldü. Ancak annenin hem ilk günlerdeki açıklamaları hem de sonraki ifadeleri, tersine Narin’in kursa gitmek için ısrar ettiğini gösterdi.
11- “CESEDİN ÜZERİNDEKİ TAŞLARI BİR KİŞİ TAŞIYAMAZDI” İDDİASI
Televizyonlarda, Narin’in cesedinin üzerindeki taşların tek kişi tarafından taşınamayacak kadar ağır olduğu söylendi. Oysa dosyadaki bilgiler, taşların yaklaşık 20-30 kilo arasında olduğunu ortaya koydu.
12- “AMCANIN EVİNDE ÖRTBAS TOPLANTILARI YAPILDI” İDDİASI
Silinen kamera kayıtları üzerinden, amcanın evinde cinayeti gizlemek için toplantılar yapıldığı öne sürüldü. Daha sonra görüntü ve tanık anlatımları, orada esasen Narin’i görüp görmediği sorulan bir çobanın sorgulandığını gösterdi.
Faruk Bildirici, bu örneklerin medya kuruluşlarının olay karşısında gazetecilik mesafesini kaybettiğini gösterdiğini belirtti. Bildirici’ye göre birçok yayın organı, doğrulanmamış bilgileri haberleştirerek hem aileyi peşinen suçlu ilan eden bir atmosfer yarattı hem de kamuoyunu yönlendirdi.