ABD-İran savaşında gözler İsviçre’de: Hürmüz Boğazı krizi barış masasına taşındı

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülecek barış görüşmeleri için İsviçre’ye gitti. İki ülke 60 günlük ateşkes konusunda uzlaşırken, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığı yönündeki açıklaması Washington tarafından yalanlandı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yapılacak barış görüşmeleri için pazar günü İsviçre’ye ulaştı.

Washington ve Tahran, yaklaşık dört aydır süren savaşa kalıcı bir son verilmesi amacıyla diplomatik temasları sürdürürken, Hürmüz Boğazı ve Lübnan’daki kırılgan ateşkes sürecin en hassas başlıkları arasında yer aldı.

ABD ve İran, müzakereler devam ederken 60 günlük ateşkes uygulanması konusunda anlaşmaya varmıştı.

Ancak İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun cumartesi günü Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığını duyurması, görüşmeler öncesinde gerilimi artırdı.

ABD ile kalıcı barış anlaşmasına yönelik müzakerelere katılacak İran heyeti İsviçre’ye ulaştı.

İsviçre Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “İran heyetinin İsviçre’ye varışını memnuniyetle karşılıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

İran basını da gelişmeyi doğrulayıp, ABD ile yürütülecek müzakerelerde Tahran’ı temsil edecek heyetin İsviçre’ye ulaştığını duyurdu.

ABD: TİCARİ GEÇİŞLER SÜRÜYOR

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’ın açıklamasına karşın ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapmaya devam ettiğini bildirdi. Komutanlık, cumartesi günü 55 ticari geminin boğazdan geçtiğini ve bu gemilerin küresel piyasalara 17 milyon varilden fazla petrol taşıdığını açıkladı.

Washington, ABD güçlerinin ticari deniz trafiğinin devamını sağlayacağını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump ise ateşkes süresince ve sonrasında Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerden ücret alınmayacağını söyledi. Trump, ancak barış görüşmelerinin başarısız olması halinde ABD’nin bölge ülkelerine sağladığı güvenlik hizmetleri gerekçesiyle geçiş ücreti uygulayabileceğini ifade etti.

İsviçre’deki görüşmeler, Pakistan’ın arabuluculuğunda hazırlanan ve ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından çarşamba günü imzalanan geçici anlaşmanın ilerletilmesini amaçlıyor.

Söz konusu anlaşma, savaşı sona erdirmeye yönelik ilk diplomatik çerçeve olarak görülüyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve Lübnan’daki çatışmalar, sürecin kırılganlığını artırıyor.

İRAN’DAN ‘TAAHHÜTLER YERİNE GETİRİLSİN’ MESAJI

İran tarafı, özellikle Lübnan’daki gelişmeler nedeniyle ABD’nin ateşkes taahhütlerini yerine getirmediğini savunuyor. İran dini liderinin danışmanı Mohammad Mokhber, anlaşmanın ilk maddesinde “tüm cephelerde” ateşkes öngörüldüğünü belirterek, Lübnan’daki durumun bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Mokhber, anlaşmanın yalnızca kâğıt üzerinde kalması halinde Orta Doğu’dan enerji akışının da kesintiye uğrayabileceği uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de İsviçre’deki görüşmelerde, karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmesi için baskı yapılacağını belirtti. Bekayi, geçmiş anlaşmalarda verilen sözlerin tutulmadığını savundu.

İran heyetine başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf liderlik ediyor. Heyette Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin yanı sıra güvenlik, merkez bankası ve petrol alanlarından üst düzey yetkililer de bulunuyor.

ABD heyetinde ise Başkan Yardımcısı JD Vance’in yanı sıra özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner yer alıyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Syed Asim Munir’in de görüşmelere katılması bekleniyor.

Vance, ABD’den ayrılmadan önce Fox News’e yaptığı açıklamada ateşkesin korunacağına inandığını söyledi. Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığına dair herhangi bir kanıt görmediğini belirten Vance, görüşmelerde hem nükleer başlıkta hem de Lübnan ateşkesi konusunda ilerleme sağlanmasını umduklarını ifade etti.

LÜBNAN ATEŞKESİ KIRILGAN

Görüşmelerin en kritik başlıklarından biri de Lübnan’daki ateşkes oldu. Lübnan’da çatışmaların durması, İran’ın nükleer programı ve diğer başlıklara ilişkin ABD-İran görüşmelerinin başlaması için ön koşullardan biri olarak görülüyordu.

Ancak Lübnan Sivil Savunması, ateşkesin yürürlüğe girmesinden saatler sonra İsrail saldırılarında 20 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. İsrail ise saldırıların, Hizbullah’tan gelen ateşe karşılık olarak düzenlendiğini savundu.

İran destekli Hizbullah, İsrail’in Lübnan’da “serbest hareket etmesine” izin vermeyeceğini bildirdi. İsrail ise ABD-İran anlaşmasının tarafı olmadığını ve Lübnan’da kontrol altında tuttuğu bölgelerden çekilmeyeceğini duyurdu.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, ateşkese bağlı kalındığı ancak İsrail’e veya İsrail güçlerine yönelik herhangi bir tehdide karşı askeri karşılık verilmeye devam edileceği belirtildi.

İsrail basınında yer alan haberlerde, Başbakan Benjamin Netanyahu ve Savunma Bakanı’nın orduya Lübnan’da ateşi kesme talimatı verdiği, ancak İsrail güçlerinin işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceği aktarıldı.

Lübnan’ın resmi haber ajansı NNA, İsrail savaş uçakları ve insansız hava araçlarının cumartesi günü Lübnan’ın güneyi ile Bekaa Vadisi’ndeki çeşitli noktaları vurduğunu bildirdi. Her iki bölge de Hizbullah’ın güçlü olduğu alanlar arasında yer alıyor.

İsrailli bir askeri yetkili ise Hizbullah’ın gece boyunca Lübnan’ın güneyindeki İsrail güçlerine 50’den fazla mermi ve roket attığını, İsrail’in de buna karşılık Hizbullah hedeflerini vurduğunu söyledi.

Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre, 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında sağlık çalışanları, kadınlar ve çocukların da aralarında bulunduğu 4 bin 57 kişi yaşamını yitirdi. İsrail makamları ise Hizbullah ile çatışmalarda en az 32 asker ve 4 sivilin öldüğünü açıkladı.