
Beslenme uzmanları, sarımsağın içerdiği vitamin ve minerallerden çok, ezildiğinde veya doğrandığında ortaya çıkan biyolojik aktif bileşenleri sayesinde değer kazandığını belirtiyor. Özellikle ‘allicin’ adı verilen bileşik, sarımsağın sağlık üzerindeki olumlu etkilerinin temel kaynağı olarak gösteriliyor.

Araştırmalar, düzenli sarımsak tüketiminin bağırsaklarda yararlı bakterilerin gelişimini destekleyebileceğini ortaya koyuyor. Bu özelliği sayesinde sindirim sisteminin daha sağlıklı çalışmasına katkıda bulunabileceği belirtiliyor. Ayrıca bağışıklık sisteminin işlevlerini destekleyerek vücudun enfeksiyonlara karşı direncini artırabileceği ifade ediliyor.
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin

Uzmanlara göre sarımsağın en dikkat çekici etkileri uzun vadeli kullanımda ortaya çıkıyor. Düzenli tüketimin yaklaşık 6 ila 8 hafta sonrasında kötü kolesterol (LDL) seviyelerinde ve tansiyonda düşüş görülebileceği belirtiliyor. Sarımsağın damar sağlığını destekleyen antioksidan ve antiinflamatuvar özelliklere sahip olduğu da vurgulanıyor.

Sarımsakta bulunan bileşiklerin oksidatif stresle mücadele ederek hücreleri korumaya yardımcı olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, bu özelliğin kalp hastalıkları ve tip 2 diyabet gibi kronik rahatsızlıkların riskini azaltmaya katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.

Öte yandan sarımsak tüketiminin bazı yan etkileri de bulunuyor. En sık görülen durumlar arasında ağız ve vücut kokusu ile hafif sindirim sorunları yer alıyor. Ayrıca kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin sarımsak tüketimini artırmadan önce doktorlarına danışmaları öneriliyor.

Uzmanlar, günde yaklaşık 1 ila 2 diş sarımsağın çoğu kişi için yeterli olabileceğini belirtiyor. Sarımsağın ezildikten veya doğrandıktan sonra birkaç dakika bekletilerek tüketilmesinin faydalı bileşiklerin oluşumunu artırabileceği ifade ediliyor.