Ne Dünya’dayız ne Avrupa’da

Ne Dünya’dayız ne Avrupa’da Ayşenur Arslan yazdı: Ne Dünya’dayız ne Avrupa’da

Dünyadan da Avrupa’dan da elendik.
Dünya derken futboldan söz ediyorum elbette. Yani hayattaki en önemli meseleden.
Kazanamadık ama bi sorun neden kazanamadık.

TFF başkanı nedenini şahane anlatmış:

“Teknik olarak eleştiriyorsunuz da Merih’in son anda vurduğu top direğin yanından dışarı çıkmasa şu anda farklı şeyler konuşuyorduk. Onun için bunlara takılmayalım Bu kadar özveriyle takımına sahip çıkan 85 milyon insanı başarı yakalayarak sevindirmek isterdik. Ama her şerde hayır vardır, her hayırda da bir şer vardır; Cenab-ı Allah nasip etmedi.”

İnanın aynı şeyi ben de düşündüm!
O top direğin yanından çıkmasa olmaz mıydı!
Mesela kaleyi iki yandan birer metre genişletseler, şutların çoğu kaleyi bulurdu. Ama nasip olmayınca demek ki…

Peki bizim -afedersiniz hain demek isteniyorum ama- gözü dışarda insanımız ne yapıyor? Eleştiriyor, TFF Başkanı’nın canını sıkıyor.
O da ne yapsın.. Yakından tanıyıp pek sevdiğini söylediği Adalet Bakanı Gürlek’e sesleniyor:

“Elbette yorum yapacağız, yazacağız, çizeceğiz ama ahlak sınırlarını aşmayacağız. Kendisinden özellikle istirhamım, dünyadaki örneklerine baksınlar, böyle bir rezillik dünyanın hangi ülkesinde var. Toplumun ahlak çöküntüsünü önlemek ve futbolun kalkınmasını istiyorsak bu artık elzem oldu. Dünyanın hiçbir yerinde ahlak sınırlarını aşan insanlar topluluğu yok. İnanıyorum ki bu çalışmayı sayın bakanımız hemen başlatır.”

* *. *

Yüksek müsaadeleriyle araya gireceğim. Maalesef Adalet Bakanı’nın şu sıra sizinle uğraşacak hali yok.

Zira -şimdilik- son yargı paketi bir tırpanlandı.. O kadar olur. Teklif 59 maddeydi.. 30’u buharlaştı.. Akın’ın elinde kaç madde kaldı!

Matematiği iyi olanlar anında çözdü de.. Nedenini anladılar mı bilmem!
Ama size birkaç tüyo vereyim:

“• Buharlaşan maddeler arasında siyasal islamcı odakların yıllardır beklediği “nafakaya süre sınırı” getirilmesi.. Yani çocuk yaşta evlendirilen eğitimsiz, mesleksiz kadınlara zulüm maddesi paketten çıkartıldı.”

“• İktidarın başının derdi sosyal medya platformlarına kimlik zorunluluğu da buharlaştı..”

“• Belki de en ilginç madde.. LGBTİ+ bireyleri ilgilendiren ağır hükümler de paketten uçtu..”

Ne anlatıyor bu bize?

İktidar toplumun tepkisini, duyarlılığını gördü.. Görmek zorunda kaldı!

*. *. *

Yani, diyeceğim o ki, Akın Bey de ister milli takıma laf edeni yakalayıp derdest etmeyi. Böylece toplumdaki ahlaki çöküşü önlemeyi.

Ama işler eskisi gibi kolay değil TFF beyciğim.

Mesela sizin 2015 yılında, Trabzonspor Başkanlığınız sırasında kararlarını beğenmediğiniz hakemlerin rehin alındığı günler geçmişte kaldı.

Futbolun en trajikomik olayı ve sonrasında İbrahim Hacıosmanoğlu’nun söyledikleri bugünlere ışık tutuyor.

“Trabzon Avni Aker Stadyumunda 28 Ekim 2015’te oynanan ve 2-2 berabere biten Trabzonspor-Gaziantep maçı sonrasında Trabzonsporlu yöneticiler, başkan İbrahim Hacıosmanoğlu’nun talimatıyla 4 buçuk saat boyunca hakemlerin stattan çıkmalarını engellemişti.

Hacıosmanoğlu’nun “Sabaha karşı orada olacağım, ben gelene kadar onları tutun” sözleri üzerine birçok Trabzonspor yöneticisi, hakem odasının bulunduğu koridorda oturarak nöbet tutmuştu. Ayrıca bu sırada stat dışında bekleyen 500 civarında Trabzonspor taraftarı da Türkiye Futbol Federasyonu ve hakemler aleyhine tezahürat yapmıştı.

Gece saat 03.00 sıralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini aramasının ardından Hacıosmanoğlu, hakemlerin stattan çıkarılması talimatını verdi. Hakem Çağatay Şahan ve yardımcıları, çevik kuvvet polisleri eşliğinde polis otobüsüne bindirilerek stadyumdan çıkarıldı. Bu sırada stat dışındaki taraftarlar ellerindeki pet şişeleri ve taşları hakem heyetine fırlattı.

Sabaha karşı özel uçakla Trabzon’a gelen İbrahim Hacıosmanoğlu, yaptığı açıklamayla da hem kararı kendisinin verdiğini itiraf etti hem de memlekete şahane bir rol model oldu. Dedi ki, “Konuştuklarımın hepsinin suç olduğunu biliyorum. Onların karşılığında yatmasını da biliyorum. Ama benim ailem, onurlu ve köklü bir aile. Bana önce adamlığı, adam gibi yaşamayı ve adam gibi ölmeyi öğrettiler. Ben kadın gibi 100 sene yaşayacak yerde adam gibi bir sene yaşarım. Sonucunda ölüm de varsa bir gün yaşarım, ertesi gün ölürüm.”

* * *

Sonuç mu?

“Karı gibi yaşamaktansa erkek gibi ölmeyi” tercih eden başkan bey direkten döndü.

Hacıosmanoğlu ve 11 kişiye, “kişiyi hürriyetinde yoksun kılma” suçundan 8’er ay 10’ar gün hapis cezası verildi. Ancak hüküm ertelendi.

Tazminat kararı ise ertelenmedi! Mesela bugünün TFF başkanı TAM 20 BİN LİRA ödemeye mahkum edildi.

Yaaa!

Bir de o top neden kaleye girmedi diye merak ediyorsunuz.. Dünya Kupası’nda olmamız nasip değilmiş..

* * *

Bu arada başlığa bakıp Avrupa’dan da söz etmemi bekliyorsunuz herhalde.

Aslında pek de önemli bir mesele değil.

Önemli olsa ekranda, sokaklarda bir yankısı tepkisi olurdu herhalde.

Sosyal medya futbol yerine adalet, özgürlük, demokrasi falan konuşurduk.

Yine de en azından tarihe not düşmek adına kısaca bahsedeyim:

“Avrupa Parlamentosu 2025 Türkiye raporunu aynen kabul etti. Böylece 63 yıllık Avrupa macerasının sonuna geldik.

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye Raporu’nun kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada neden bu noktaya gelindiğini şöyle özetledi:

“Türkiye tam anlamıyla otoriter bir modele doğru hızla ilerlemeye devam ediyor..”

“Ana muhalefet partisi CHP’ye ve onun meşru liderliğine yönelik son dava, demokratik çoğulculuğun ve hukukun üstünlüğünün daha geniş çaplı erozyonunun en güncel örneğidir ve yargının siyasi amaçlar için bir silah olarak kullanıldığını gözler önüne sermektedir.”

“Kısacası Türkiye’de demokrasi tasfiye edilmektedir..”

*. *. *

Boşverin demokrasiyi, adaleti falan..
Kalenin direği müsaade etseydi de o top gol olsaydı var ya..
Muasır medeniyetler seviyesine ulaşıvermişiz kadar sevinecektik.
Ama işte.. Nasip değilmiş!