Şikayete gittiler, sanık oldular! Polis şiddeti iddiaları bilirkişi raporunda

Şikayete gittiler, sanık oldular! Polis şiddeti iddiaları bilirkişi raporunda Antalya’da kimlik kontrolü sırasında polislerle yaşanan arbedenin ardından darbedildikleri gerekçesiyle şikayetçi olan mağdurlar sanık oldu. Polisler hakkında ise iki kez takipsizlik kararı verildi.

Antalya’da 25 Ekim 2024 tarihinde bir kahvehanede gerçekleştirilen kimlik kontrolü sırasında, polis ekipleri ile vatandaşlar arasında başlayan tartışma arbedeye dönüştü. Olayın ardından darp edildikleri gerekçesiyle şikayetçi olmak ve tanıklık yapmak için karakola giden mahalle sakinleri ile muhtar, yürütülen soruşturma neticesinde kendilerini “sanık” kürsüsünde buldu. Şiddet uyguladığı iddia edilen polis memurları hakkında ise Cumhuriyet Savcılığı tarafından iki kez “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verildi.

Olay günü akşam saatlerinde Muratpaşa ilçesinde bir kahvehanenin önünde, aralarında mahalle muhtarının da bulunduğu bir grup vatandaş otururken motorlu polis ekipleri kimlik kontrolü yapmak üzere alana geldi. İfadelere göre, kahvehane dışındakiler kimliklerini görevlilere teslim ederken, içeride oyun oynayanlar ise kimliklerini masaların üzerine bıraktı. Ancak polis memurlarının, oyun oynayan kişilere “kimlik kontrolü sırasında oyunu bırakmaları” yönünde yaptığı uyarı kısa sürede tartışmaya yol açtı.

Görgü tanıkları ve mağdurların beyanlarına göre, polis ekipleri vatandaşların bulundukları yerden ayrılmasını istedi. Bu sırada ortamı sakinleştirmek amacıyla araya giren mahalle muhtarı, polis memurlarına yardımcı olmak istediğini belirtti. Ancak iddialara göre bir polis memuru, kısa süre önce beyin ameliyatı geçirmiş bir vatandaşın kolunu sebepsiz yere büktü. Duruma tepki gösteren muhtara ise bir görevlinin “Sen sus, sen benim üstüm müsün?” diyerek sert çıktığı iddia edildi.

“GÖRÜNTÜLERİ SİLECEKSİN” DİYEREK TELEFONU KIRDILAR

Dava dosyasına giren ifadelere göre, olay anını cep telefonuyla kaydetmek isteyen vatandaşlara polis sert müdahalede bulundu. Mağdurlardan E.B., yaşananları şu sözlerle aktardı:

“Mahalle muhtarı olan küçük kardeşim E.B. ortamı sakinleştirmeye çalışıyordu. Büyük abimizin ameliyatlı olduğunu söyleyince polis memuru ‘Ameliyatı ona göstereceğim’ dedi. Ben de ‘Ortamı geriyorsunuz’ diyerek cep telefonumla video çekmeye başladım. O esnada bana yakın mesafeden biber gazı sıktılar. Kahvehanenin içine kaçtım. Telefonla avukatımı aramaya çalışırken gelip ‘O görüntüleri sileceksin’ diyerek telefonumu almaya çalıştılar. Telefonu yere atıp kırdılar. Ardından iki kişi beni yere yatırıp kelepçe taktı. Yerdeyken de yumrukladılar.”

Bir diğer şüpheli S.G. ise ifadesinde, elinde herhangi bir suç unsuru veya bıçak bulunmamasına rağmen bir polis memurunun kulağının altına vurarak kendisini yere düşürdüğünü belirtti:

“Polisler üzerime çullandı, başıma ve ayağıma bastılar. Yüzüstü yatırıp ters kelepçe taktılar. Görevlilere hiçbir mukavemetimiz olmadı. Yerde yatarken bir polis memuru elini cebime sokup arabamın anahtarını ve telefonumu zorla alırken ekranını kırdı. Göğsüme üç kez tekme attı. Şikayetçi olacağımızı söyleyince de asılsız tutanaklar düzenlediler.”

Olay yerinde bulunan 18 yaş altı bir çocuğun da hareket edemez halde motor iskelesine kelepçelenerek cop ve yumruklarla darp edildiği, yüzüne yakın mesafeden biber gazı sıkıldığı ileri sürüldü.

TEKNİK BİLİRKİŞİ RAPORU ŞİDDETİ DOĞRULADI

Olayla ilgili dava dosyasına giren “Teknik Bilirkişi Raporu”, mağdur ifadelerini ve iddia edilen polis müdahalesini açıkça ortaya koydu. Kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde hazırlanan raporda şu tespitlere yer verildi:

* Saat 21.20 sıralarında polis memurlarının bir şahsı kollarından tutarak çektiği, bir memurun şahsın arkasına geçerek sol kolunu boynuna doladığı belirlendi. Bu esnada başka bir polis memurunun ise hiçbir eylemde bulunmadan bekleyen bir kişinin yüzüne doğrudan biber gazı sıktığı anlaşıldı. Devam eden dakikalarda kontrol altına alınan şahsın sol elinin bir motosikletin arka kısmına kelepçelendiği görüldü.

* Saat 00.10 sıralarında, kahvehane içerisinde telefonla konuşan bir şahsa iki polis memurunun hızla yöneldiği, bir memurun şahsı boyun bölgesinden tutarak savurduğu ve yere düşürdüğü tespit edildi. Ayrıca bir polis memurunun, kahvehanenin kapısına gelen sivil vatandaşlara rastgele biber gazı sıktığı raporda yer aldı.

* Başında kask olmayan bir polis memurunun, bir şahsın sırt kısmına birden fazla defa cop ile vurduğu, şahsın geri geri yürümeye başladığı, şahsın öne doğru eğildiği, polis memurunun copu şahsın baş, ense, sırt kısmına savurduğu sırada iki polis memurunun da şahsın sağ ve sol kolundan tuttukları ve başında kask olan bir polis memurunun da şahsın arkasından, ayak kısmına doğru copla vurmaya başladığı, birden fazla defa vurduğu görüldü.

MAĞDURLAR SANIK OLDU

Yaşanan arbedenin ardından darp raporu alan ve şikayetçi olmak amacıyla karakola giden şahıslar ve tanıkların dahil edildiği soruşturma sonucunda, aralarında mahalle muhtarının da bulunduğu mağdurlar hakkında kamu görevlisine mukavemetten dava açıldı.

Vatandaşların şiddet uyguladığı gerekçesiyle şikayetçi olduğu polis memurları hakkında ise Cumhuriyet Savcılığı iki kez “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi. İlk takipsizlik kararı itiraz üzerine kaldırılsa da savcılık ikinci kez aynı yönde karar vererek polisler hakkında dava açılmasına gerek görmedi.