Bağımsız gazetecilere NATO engeli Meclis’e taşındı!

Bağımsız gazetecilere NATO engeli Meclis’e taşındı! Ankara’daki NATO zirvesi öncesi akreditasyon krizi büyüyor. Eleştirmen basın kuruluşlarının başvurularının reddedilmesi tartışma yaratırken, İYİ Partili Turhan Çömez konuyu NATO ve TBMM gündemine taşıdı; kararın gerekçesinin açıklanmasını istedi.

Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi öncesi, bazı medya kuruluşlarına yönelik akreditasyon kararları siyasi tartışmaların odağı haline geldi. Zirveyi takip etmek için başvuru yapan çok sayıda gazeteci ve medya organının akreditasyon taleplerinin reddedilmesi, kamuoyunda farklı tepkilere neden oldu.

İddialara göre akreditasyon hakkı verilmeyen kuruluşların büyük bölümünü, hükümet politikalarına eleştirel yaklaşan ya da bağımsız yayın çizgisiyle bilinen medya organları oluştururken, iktidara yakın medya kuruluşlarında benzer bir sorun yaşanmaması dikkat çekti.

ÇAVUŞOĞLU’NA “YÖNLENDİRME” SORUSU

Gelişmeler üzerine İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, NATO Parlamenter Asamblesi (NATO PA) Türk Delegasyonu üyesi sıfatıyla iki ayrı girişimde bulundu. Çömez, NATO PA Başkanı Marcos Perestrello ve NATO PA Türk Grubu Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu’na mektup göndererek akreditasyon başvurularının hangi gerekçeyle reddedildiğine dair açıklama talep etti.

Çömez’in Perestrello’ya yönelttiği mektupta, karar sürecinin şeffaflığına ilişkin sorular yer alırken, Çavuşoğlu’na ise “Türkiye’deki ilgili makamların yönlendirmesi olup olmadığı” sorusu yöneltildi.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI’NA SORU ÖNERGESİ

Tartışmayı Meclis gündemine de taşıyan Çömez, ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından yanıtlanması istemiyle bir soru önergesi verdi. Önergede, akreditasyon dışı bırakılan medya kuruluşlarının ortak özelliğinin hükümet politikalarına eleştirel yayın yapmaları olduğuna dikkat çekildi.

Çömez, Yılmaz’a şu soruları yöneltti:

1. NATO Zirvesi için medya akreditasyon başvurularının değerlendirilmesi sürecinde Türkiye Cumhuriyeti makamlarının herhangi bir rolü veya görüş bildirme yetkisi bulunmuş mudur?

2. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı veya herhangi bir kamu kurumu tarafından NATO’ya medya kuruluşları ya da gazeteciler hakkında görüş, değerlendirme veya tavsiye niteliğinde bilgi iletilmiş midir?

3. Akreditasyon başvuruları reddedilen medya kuruluşlarının sayısı kaçtır?

4. Akreditasyon başvurusu reddedilen medya kuruluşları hangileridir?

5. Bu kuruluşların başvuruları hangi gerekçelerle reddedilmiştir?

6. Ret kararları kurumsal bazda mı, yoksa gazeteciler bazında mı verilmiştir?

7. Akreditasyonu reddedilen gazeteci sayısı kaçtır?

8. Ret kararlarına karşı herhangi bir itiraz veya yeniden değerlendirme mekanizması işletilmiş midir?

9. Akreditasyon talepleri reddedilen medya kuruluşlarına gerekçeli bir açıklama yapılmış mıdır?

10. Akreditasyonu kabul edilen medya kuruluşlarının sayısı kaçtır?

11. Akreditasyonu kabul edilen yerli medya kuruluşları hangileridir?

12. Akreditasyon başvurularının değerlendirilmesinde kullanılan objektif kriterler nelerdir?

13. Başvuruların değerlendirilmesinde basın kartı sahibi olmak, sürekli basın kartı taşımak veya uluslararası basın kuruluşlarına üyelik gibi hangi ölçütler dikkate alınmıştır?

14. Akreditasyonu reddedilen medya kuruluşlarının tamamına yakınının hükümet politikalarına eleştirel yayın yapan kuruluşlar olması tesadüf müdür?

15. Hükümete yakın yayın politikası izleyen herhangi bir medya kuruluşunun veya bu kuruluşlarda görev yapan gazetecilerin akreditasyon başvuruları reddedilmiş midir? Reddedilmiş ise hangileridir?

16. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti, ev sahibi ülke sıfatıyla, Türk medyasının geniş kesimlerinin zirveyi takip edebilmesi için NATO nezdinde herhangi bir girişimde bulunmuş mudur?

17. Hükûmet, çok sayıda bağımsız ve muhalif medya kuruluşunun NATO Zirvesi’ni yerinde takip edememesinin kamuoyunun haber alma hakkını zedelediği yönündeki eleştirileri haklı bulmakta mıdır?

18. NATO’nun demokrasi, ifade özgürlüğü ve şeffaflık ilkelerini savunduğunu beyan ettiği dikkate alındığında, Türkiye’deki çok sayıda bağımsız medya kuruluşunun zirve dışında bırakılmasının NATO’nun kurumsal değerleriyle bağdaştığı düşünülmekte midir?

19. NATO Zirvesi süresince gerçekleştirilecek görüşmeler, temaslar ve kulis faaliyetleri hakkında kamuoyunun eksiksiz ve doğru bilgilendirilmesi için hükümet tarafından hangi tedbirler alınmıştır?

20. Hükûmet, gelecekte Türkiye’de düzenlenecek uluslararası zirvelerde medya kuruluşları arasında ayrımcılık yapıldığı yönündeki kuşkuların ortadan kaldırılması amacıyla hangi düzenlemeleri yapmayı planlamaktadır?

TEPKİLER SÜRÜYOR

Çömez, kamuoyunda iktidara yakın medya kuruluşlarının akreditasyon süreçlerinde herhangi bir engelle karşılaşmadığı yönündeki iddiaların ciddi tartışmalara yol açtığını belirterek, sürecin açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

NATO zirvesi öncesinde yaşanan bu gelişme, hem basın özgürlüğü hem de akreditasyon süreçlerinin şeffaflığına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda.