İlan sitelerindeki sıkı abluka nedeniyle Instagram, Facebook ve WhatsApp gibi mecralara kaçan şebekeler, cazip fiyat oyunlarıyla gözlerini yine milyonların cebine dikti.
Ticaret Bakanlığı’nın taşıt ve konut satışlarında sahte ilanların, yapay fiyat artışlarının ve tüketici mağduriyetlerinin önüne geçmek üzere kurduğu Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), ilan piyasasında yeni bir dönemi başlattı. Bu yasal düzenlemeyle birlikte internet üzerindeki ilan sitelerine kimlik ve yetki doğrulama zorunluluğu getirilirken, yasal platformlar doğrudan EİDS altyapısına entegre edildi.
Ancak bu sıkı denetim hamlesi, art niyetli kişilerin denetim ağının dışında kalan sosyal medya kanallarına yönelmesine yol açtı.
DOĞRULANMIŞ İLANLAR GEREKİYOR

Yeni mevzuat uyarınca Instagram, Facebook ve WhatsApp gibi küresel ağlar üzerinden paylaşılan ilanların da doğrulanmış nitelikte olması yasal bir zorunluluk. Sosyal ağlardaki paylaşımları yakın takibe alan Ticaret Bakanlığı, EİDS kurallarına aykırı hareket eden ve usulsüz ilan yayımlayanlara karşı gerekli idari yaptırımları uygulamaya koyuyor.
Emlakçıların ve oto galeri işletmelerinin ağır cezai müeyyidelerle karşı karşıya kalmamaları için sosyal medya hesaplarında yalnızca EİDS onayı almış resmi ilan linklerini paylaşmaları, bu niteliği taşımayan bağımsız gönderilerden ise kesinlikle uzak durmaları gerekiyor. Alıcıların da kapora dolandırıcılığı, yetkisiz satışlar ve hayali ilan tuzaklarına düşmemek adına iletişim uygulamalarındaki doğrulanmamış paylaşımlara itibar etmemesi büyük önem taşıyor.
DOLANDIRICILAR SOSYAL MEDYADA CİRİT ATIYOR

Konuya ilişkin kritik uyarılarda bulunan Tüketici Hakları Genel Başkanı Ergün Kılıç, piyasa rayicinin çok altındaki fiyatlar ve sahte profiller üzerinden yürütülen “kapora dolandırıcılığı” yöntemiyle milyonların mağdur edildiğine dikkat çekti.
Sanal dünyada güvenli ticaretin temel şartının “doğrulanabilirlik” ve “hesap verebilirlik” olduğunu vurgulayan Kılıç, Bakanlığın emlak ve otomotiv sektöründe hayata geçirdiği EİDS adımının hakların korunması adına devrim niteliğinde olduğunu belirtti.
Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karara da atıfta bulunan Kılıç, dijital devlerin sorumluluktan kaçma anlayışının hukukla bağdaşmadığını ifade etti. Muazzam kitlelere ulaşarak bu ilanlardan devasa reklam gelirleri elde eden platformların “güvenlik sadece tüketicinin sorumluluğundadır” diyemeyeceğini söyleyen Kılıç, şu değerlendirmede bulundu:
“Dolandırıcılar, ilan sitelerinde alınan yasal önlemlerin ardından denetimsiz olan sosyal medya mecralarına kaydı. Vatandaşlarımızın özellikle buradaki ilanlara karşı dikkatli olmaları gerekiyor. Tüketici işlemlerinin büyük kısmının elektronik ortama kayması, sosyal medyada da koruyucu ve zararları tazmin edici mekanizmaların oluşturulmasını zorunlu kılıyor.”
ÖDEME AŞAMASINDA DİKKAT
Dijital ekonomide etkin bir kamu denetiminin şart olduğunu kaydeden Kılıç, reklam ağlarının daha sıkı izlenmesi ve sahte hesapların vakit kaybetmeksizin kapatılması gerektiğini dile getirdi. Alıcılara, ilan sahibinin gerçek kimliğini, taşınmazın veya aracın yasal durumunu resmi kurumlardan teyit etmeden kesinlikle ödeme yapmamaları çağrısında bulunan Kılıç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Özellikle ilan sahibinin yalnızca mesajlaşma uygulamaları üzerinden iletişim kurmak istemesi ve ‘başkası alıyor, acele et’ diyerek hızlı ödeme baskısı yapması en büyük dolandırıcılık göstergesidir. Ürünü gözle görmeden, resmi kayıtları incelemeden para göndermeyin. Şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden ilgili kamu kurumlarına başvurun.”