Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi’nin kurultaya ilişkin kararının ardından 24 Mayıs’ta CHP Genel Merkezi’nde yaşanan gelişmeler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Parti yönetiminde değişiklik yaşanırken, parti içindeki eleştirel çevreler seçilmiş yönetimin görevden ayrılma sürecine ve sonrasında alınan kararlara tepki gösterdi. Delegelerin olağanüstü kurultay iradesinin dikkate alınmadığını savunan eleştirel isimler, ihraçlar ve görev değişiklikleriyle birlikte parti tabanında rahatsızlığın büyüdüğünü öne sürdü.
GÖREVDEN ALMA VE İHRAÇ KARARLARI TEPKİ SÜRÜYOR
Kurultay sonrası yaşanan gerilimde en çok tartışılan başlıklardan biri milletvekillerine yönelik disiplin süreçleri oldu. Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer ve Adana Milletvekili Burhanettin Bulut’un kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilmesi parti içinde sert tartışmalara neden oldu. Parti içindeki eleştirel çevreler, disiplin mekanizmasının farklı görüşleri bastırmak amacıyla kullanıldığını savunurken; yönetimi destekleyen isimler ise kararların parti disiplini çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Süreç yalnızca milletvekilleriyle sınırlı kalmadı. Ankara, Antalya, İzmir, Antep, Adana, Malatya, Bursa ve Kayseri il başkanlarının görevden alınması da örgütlerde tartışma yarattı. Parti örgütlerinden gelen eleştirilerde, kararların yerel örgütlerin iradesiyle örtüşmediği savunuldu. Bazı parti temsilcileri ise yaşanan sürecin CHP’nin kurumsal yapısında kalıcı izler bırakabileceği değerlendirmesinde bulundu.
HEDEF GÖSTERME ELEŞTİRİLERİ
Parti içinden bazı isimler, kurultay sonrası süreçte CHP’li siyasetçilerin ve muhalif parti kadrolarının iktidara yakın medya organlarında hedef gösterildiğini öne sürdü. Bu yayınların parti içindeki gerilimi daha da büyüttüğü ve kutuplaşmayı artırdığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.
“VATANDAŞIN ARASINA ÇIKMAKTA ZORLANIYOR” ELEŞTİRİSİ
Parti içindeki eleştirel çevreler, yaşanan gelişmelerin ardından yönetime yönelik toplumsal tepkinin arttığını savunuyor. Bu çevrelere göre ihraçlar, görevden almalar ve kurultay sonrası alınan kararlar sonrasında yönetim, örgütle ve tabanla doğrudan temas kurmakta zorlanıyor. Eleştirel isimler, kamuoyu önündeki temasların sınırlı kaldığını ve yönetime yönelik tepkilerin sahada daha görünür hâle geldiğini ileri sürüyor. Kurultay sonrası başlayan süreç CHP’de yalnızca yönetim değişikliğini değil; temsil, meşruiyet, örgüt iradesi ve parti içi demokrasi tartışmalarını da yeniden gündemin merkezine taşıdı. Önümüzdeki dönemde atılacak adımların, parti içindeki gerilimin yönünü belirleyeceği değerlendiriliyor.