Gazeteci Seyhan Avşar’ın haberine göre, İstanbul’da faaliyet gösteren Oda Tiyatrosu’nun kurucusu ve yönetmeni Kaan E. hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusu sanat camiasının karanlık yapısını gözler önüne serdi.
‘İYİ BİR OYUNCUNUN SINIRLARINI OLMAMALI’
İddiaya göre süreç, oyuncu olmak isteyen genç kadınların Oda Tiyatrosu’nun sosyal medya hesapları üzerinden yapılan seçme ilanlarına başvurmasıyla başladı. Üniversite öğrencisi T.A., bu ilanlardan birine başvurduktan kısa süre sonra seçmelere çağrıldı ve Kaan E. ile birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmeler sırasında Kaan E.’nin, “iyi bir oyuncunun sınırlarının olmaması gerektiğini” sık sık vurguladığı öne sürüldü.
T.A.’nın tiyatroda çalışmaya başlamasının ardından yapılan görüşmelerde Kaan E.’nin, sektördeki gücünü ve etkisini ön plana çıkararak “kendisine bağlı olmayanların hiçbir yerde tutunamayacağı” yönünde ifadeler kullandığı, bu şekilde genç kadın üzerinde baskı kurduğu iddia edildi.
SEÇİLMİŞ KİŞİLER GRUBU
İlerleyen süreçte ise iddialar daha da ağırlaştı. Kaan E.’nin, tiyatro bünyesindeki bazı kadınlara “AİLE” olarak adlandırdığı bir yapıdan söz ettiği, bazı oyuncuları “seçilmiş kişiler” olarak tanımlayarak bu gruba dahil ettiğini ileri sürdüğü belirtildi. Bu yapıya katılımın “sadakat” ve “fedakârlık” gerektirdiğini ifade eden Kaan E.’nin, genç kadından bazı cinsel taleplerde bulunduğu ve bunları “görev” olarak nitelendirdiği öne sürüldü.
Şikâyet dilekçesine göre Kaan E.’nin, T.A.’yı evine götürerek birden fazla kez cinsel saldırıda bulunduğu ve bu eylemleri “yapılması gereken görevler” olarak tanımladığı iddia edildi.
WHATSAPP GRUBU VE YURT DIŞI BAĞLANTISI
Dilekçede yer alan bilgilere göre söz konusu yapının “IŞIK OLSUN” adlı bir WhatsApp grubunun da bulunduğu öne sürüldü. Psikolojik baskı altında olduğu belirtilen T.A.’nın, daha sonra ABD’de yaşadığı ifade edilen “Becca” isimli bir kişiyle iletişime yönlendirildiği ve bu kişinin T.A.’ya “görevlerini yerine getirmesi” yönünde telkinlerde bulunduğu iddia edildi.
T.A.’nın yaşadıklarına ilişkin tüm yazışmaların yetkili makamlara teslim edildiği öğrenildi.
Öte yandan, soruşturma kapsamında Kaan E.’den şikâyetçi olan T.S. isimli bir başka kadının da 2010 yılında “film teklifi” bahanesiyle şüphelinin evine çağrıldığını ve burada rızası dışında cinsel saldırıya uğradığını beyan ettiği aktarıldı.
Savcılığa sunulan dilekçede, Kaan E. hakkındaki iddiaların münferit olmayabileceği, sistematik bir yapı söz konusu olabileceği vurgulanarak, şüphelinin “cinsel saldırı” suçundan değerlendirilmesi talep edildi.