Deniz ablukası nedir, ne tür sonuçlar doğurabilir?

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la sonuçsuz kalan görüşmeler sonrası, Hürmüz Boğazı‘nı kullanacak gemileri tehdit etmiş ve Pazar sabahı paylaştığı sosyal medya mesajında, Boğaz’a giriş ve çıkışlarda denetimin ABD’de olacağını öne sürmüştü.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) da Pazar akşamı X üzerinden yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nda İran limanlarına yönelik ablukasının Pazartesi günü 17.00’de başlayacağını duyurdu.

CENTCOM’un açıklamasında, ablukanın İran limanlarına ve kıyılarına giren ve bu limanlardan ayrılan tüm gemilere, ülkelerine bakılmaksızın ‘tarafsızca’ uygulanacağı, “İran dışındaki limanlara giden ve bu limanlardan gelen gemilerin ise engellenmeyeceği” belirtildi.

ABLUKA NEDİR?

ABD Deniz Kuvvetleri‘nin 2022 tarihli Deniz Harekât Hukuku El Kitabı, ablukayı ‘düşman bir devlete ait, düşman bir devlet tarafından işgal edilen ya da kontrolü altında bulunan belirli limanlara, havaalanlarına veya kıyı bölgelerine, tüm devletlere ait düşman veya tarafsız gemilerin ve/veya hava araçlarının girişi ya da çıkışını engellemeye yönelik savaşçı bir operasyon’ olarak tanımlıyor.

BBC’nin konuştuğu ABD merkezli üç hukuk uzmanı, ablukanın deniz hukuku ihlali olabileceğini söyledi. Bir uzman da, askeri güçle uygulanacak bir ablukanın, mevcut ateşkes anlaşmasını ihlal etmek anlamına gelebileceğine de işaret etti.

NEDEN UYGULANACAK?

BBC Türkçe’de yer alan habere göre, coğrafi konumu ve stratejik önemi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı savaşta bir koz olarak kullanmasını sağladı. İran bu dar ticaret rotasından geçecek gemilere seçerek izin veriyor ve petrol fiyatları da giderek artıyor. Tahran, Boğaz’ı kullanmak isteyen bazı gemilerden çok yüksek ücretler talep ediyor.

Trump Boğaz’ı kapatarak İran hükümeti için kritik önemdeki bu gelir kaynağını kesebilir. Ancak bu hamle, petrol ve gaz fiyatlarının daha da yükselmesi riskini beraberinde getiriyor.

Trump Fox News’e yaptığı açıklamada, “İran’ın sevdiklerine petrol satıp, sevmediklerine satmayarak para kazanmasına izin vermeyeceğiz” dedi ve hedefin hayati öneme sahip bu denizcilik kanalından ‘ya [gemilerin] hepsinin ya da hiçbirinin’ geçişine izin vermek olduğunu ekledi.

Uzmanlar Trump’ın, ABD’nin istediği anlaşma koşullarına boyun eğdirmek üzere İran üzerinde baskı kurmak için böyle bir açıklama yapmış olabileceği görüşünde.

NE TÜR ETKİLERİ OLABİLİR?

BBC’ye konuşan denizcilik uzmanı Lars Jensen, Trump’ın bu ablukasının kısa vadeli olarak şu an halihazırda bu bölgede olan az sayıdaki gemiyi etkileyeceğini söyledi.

Bu gerçekten Amerikalılar tarafından yapılırsa, sadece çok az sayıda gemiyi durduracaktır. Olaya geniş açıdan bakıldığında, aslında çok fazla bir değişiklik olmayacaktır.

Vespucci Denizcilik CEO’su Jensen, Trump’ın “İran’a geçiş ücreti ödeyen gemilere de güvenli geçiş izni verilmeyecek”

Öncelikle, geçiş yapan çok az sayıda gemi var. Bunlardan İran’a ödeme yapanların sayısıysa daha az. Ve yapanlarda da zaten Amerikan yaptırımlarında tabi.

Jense, “denizcilik şirketlerinin çoğu, geçici bir barış anlaşması olup olmayacağını ve bunun işleyip işlemeyeceğini görmek için beklemeyi sürdürecek” diyor ve anlaşma olursa deniz ticaretinde yavaş bir artış görmeye başlayacağımızı belirtiyor.

BOĞAZ’DAKİ SON DURUM NE?

ABD ve İran’ın 7 Nisan’da anlaştığı iki haftalık geçici ateşkesin maddelerinden biri, bu dar su yolundan güvenli geçişlerin garanti altına alınmasıydı.

Ancak anlaşmanın ardından, bölgedeki gemiler, izinsiz geçmeye çalışmaları halinde ‘hedef olacakları ve imha edilecekleri’ uyarısı ile karşılaştı.

Deniz trafiği takip uygulaması Marine Traffic‘in verileri 7-10 Nisan arasında Boğaz’dan sadece 19 geminin geçtiğini gösteriyor.

Bunlardan sadece dördü petrol, gaz ya da kimyasal madde taşıyan gemilerdi. Geri kalanlar çeşitli türlerde dökme yük gemileri veya konteyner gemileri olarak listelendi.

Bazı gemilerse yerlerini bildirmeden geçiş yaptı.

28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan savaş öncesinde her gün Boğaz’dan ortalama 138 gemi geçiyordu.