Geleneksel tarım ürünlerinin dışına çıkarak yüksek katma değerli ürünlere yönelen Türk girişimciler, Ege Bölgesi’nde tarihi bir ilke imza attı. Aydın’ın Nazilli ilçesinde modern tarım teknolojileri kullanılarak 100 dönümlük bir alanda kurulan telli terbiye sistemli sera, çöl sıcaklarına ve düşük neme meydan okuyarak ejder meyvesi (pitaya) ve avokado üretiminde yeni bir çığır açtı. İyi tarım uygulamaları kapsamında Global Gap sertifikasına sahip olan tesis, Akdeniz’in tekelinde görülen tropikal meyve üretimini Ege’nin kalbine taşıdı.
“Nazilli Sıcağına Karşı Telli Terbiye Ve Özel Tül Sistemiyle Koruma sağladık”
Seradaki üretim süreci, çeşitler ve pazar payı hakkında hayati bilgiler veren Ziraat Mühendisi Muhammed Kömür (29), Orta ve Güney Amerika kökenli ejder meyvesini Ege iklim kuşağına başarıyla adapte ettiklerini vurguladı. Serada kırmızı, pembe, mor ve beyaz olmak üzere dört farklı çeşit ejder meyvesi yetiştirdiklerini belirten Kömür, yüksek C vitamini, lif ve antioksidan değerine sahip bu meyvelerin özellikle sindirim sistemi sorunu yaşayanlar için şifa kaynağı olduğunu söyledi.
Tomurcuktan meyveye dönüşümün 45-50 gün sürdüğünü ve ağustosun ilk haftasında hasada başlayacaklarını ifade eden Kömür, bölgeye özel geliştirdikleri sistemi şu sözlerle anlattı:
“Aydın Nazilli bölgesinde fidan yetiştirirken ağaçlar aşırı sıcaklığa maruz kalıyor ve güneş yanıklığı oluşuyor. Bu yüzden doğru budama yönlendirmesi yapmak ve ağaçları korumak adına telli terbiye sistemini tercih ettik. Üzerindeki tül sistemi de bitkileri güneşe karşı koruyarak meyve yanıklığını engelliyor. Kışın kırağıya karşı koruma sağlarken, içeride tropikal bir nem ortamı oluşturuyor. Bu sistem Adana ve Mersin’de yaygınlaşmaya başladı ancak nem oranı yüksek olan Antalya’da buna gerek duyulmayabilir. Biz burada güneş şiddeti fazla, nem düşük olduğu için bu sistemi kurduk ve bölgede bu yöntemi uygulayan ilk üreticiyiz.”
Global Gap Sertifikasıyla Almanya Ve İspanya Pazarına Doğrudan İhracat
Yüksek kalite standartlarında üretilen ejder meyveleri, aracı firmalar vasıtasıyla doğrudan Avrupa’nın dev pazarlarına gönderiliyor. Bu seneki hedeflerinin ejder meyvesinde 50 ila 60 ton arasında olduğunu belirten Kömür, avokado ağaçlarının henüz 3-4 yaşında olduğunu ve bu yıl yaklaşık 100 bin adet meyve beklediklerini söyledi.
İyi tarım uygulamaları kapsamında Global Gap sertifikasıyla üretim yaptıklarının altını çizen genç mühendis, “Ejder meyvesinin genelini aracı firmalar vasıtasıyla Almanya ve İspanya’ya ihraç ediyoruz. Avokadoyu ise henüz tam kapasiteye ulaşmadığı için şu an yurt içinde kendi mağazalarımızda değerlendiriyoruz” diyerek yerli üretimin gücünü ortaya koydu.
Gece Devreye Giren Özel LED Işıklar Verimi Yüzde 20 Arttırıyor
Serada uygulanan son teknoloji elektrik-elektronik altyapısı ise üretimin gizli kahramanı konumunda. LED teknolojisinin üretimdeki stratejik rolünü anlatan Elektrik Elektronik Mühendisi İlay Ülker (24), uyguladıkları sistemin sıfırdan bir çiçeklenme sağlamasa da mevcut meyve veren seralarda hasat süresini ciddi oranda uzattığını belirtti. Mavi, kırmızı ve gün ışığı LED’lerini karışık olarak bitkilere verdiklerini söyleyen Ülker, mavi LED’lerin gövde büyümesini, kırmızı LED’lerin ise çiçeklenmeyi sağladığını aktardı.
Işıkların 24 saat açık kalmadığını, gece saat 22.00 ile 02.00 arasında günde sadece 4-4,5 saat çalışmasının verimlilik için yettiğini belirten Ülker, “Normalde temmuz ortasında başlayacak hasat süresini bu yöntemle 15-20 gün erkene çekebildiğiniz gibi, sezon sonunda da 15-20 gün kadar uzatabiliyorsunuz. Bu da bilimsel verilere göre verimi yüzde 20 oranında artıran bir sistem” dedi.
Hedef: Dijital Otomasyonlu Ve Tam Yapay Zekalı Büyük Seralar
Türkiye’de tropikal seracılığın yeni yerleşmesine rağmen çok kısa sürede ihracat kalitesine ulaşıldığını belirten İlay Ülker, bu yıl serada gerçekleştirdikleri deneme (demo) çalışmasından son derece memnun kaldıklarını ifade etti. Telli terbiye sisteminin bitkilerin güneşe doğru düzensiz uzamasını engelleyerek ağaçların homojen bir şekilde, her yerden eşit gölge ve güneş almasını sağladığını söyleyen Ülker, gelecek hedeflerini şu sözlerle özetledi:
“İlerleyen yıllarda bu sistemi daha profesyonel, daha büyük alanlarda ve dijital otomasyonlarla birleştirerek çok daha yüksek verimlilik seviyelerine ulaştırmayı hedefliyoruz.”

