Bir köy petrolü bıraktı, bahçedeki otla ısınmaya başladı! Faturaları yüzde 75 düştü

Bir koy petrolu birakti bahcedeki otla isinmaya basladi faturalari yuzde 75 dustu UOcBZ5DL.jpg

Her şey ‘Neden petrole bu kadar bağımlıyız?’ sorusuyla başladı

Hangest-sur-Somme adlı bu sakin köy, kamu binalarını ısıtmak için yıllarca klasik akaryakıt kazanlarına güveniyordu. Ama 2013’ün Şubat ayında köy yönetimi radikal bir karar aldı: Isıtma sistemini tamamen değiştirip, Asya kökenli dev miskanthus bitkisine, bilinen adıyla ‘fil çimeni’ne geçtiler.

Kulağa egzotik gelse de bu bitkinin sırrı aslında oldukça basit: Hızlı büyüyor, neredeyse hiç bakım istemiyor ve en önemlisi kurutulduğunda mükemmel bir yakıt kaynağına dönüşüyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Rakamlar gerçekten şaşırtıcı

Peki bu değişim köye ne kazandırdı? Cevap tam anlamıyla göz kamaştırıcı: Yıllık ısıtma giderleri 20 bin eurodan 4 bin 300 euroya geriledi. Yani köy yönetimi, cebinde her yıl yaklaşık 16 bin euro bırakıyor. Bu da faturalarda tam yüzde 75’lik bir düşüş demek.

Dönüşümden önce köy sakinleri yılda ortalama 20 bin litre akaryakıt tüketiyordu. Şimdi ise 100 kilovat kapasiteli özel bir kazan sayesinde, yılda yaklaşık 60 ton kurutulmuş fil çimeni yakılarak aynı ısınma ihtiyacı karşılanıyor.

Burada işin en akıllıca tarafı, kaynağın da yerelden gelmesi. Kullanılan bitkiler, kazan dairesine sadece 2 kilometre uzaklıktaki bir arazide yetiştiriliyor. Belediyenin satın aldığı beş hektarlık bu toprakta yetişen ürünler hasat edildikten sonra kayın ağacından yapılma geniş bir hangarda depolanıyor. Yani hem taşıma maliyeti minimumda kalıyor hem de bölge kendi enerjisini kendi üretiyor.

Çiftçiler için yeni bir kapı

Bu dönüşüm sadece belediyenin bütçesini rahatlatmakla kalmadı, bölgedeki çiftçilere de yeni bir gelir kaynağı yarattı. Hayvancılıkla uğraşan Philippe Collin adlı bir çiftçi, topraklarının 25 hektarlık bir bölümünü fil çimeni üretimine ayırdı. Böylece bitki, hem belediyeyi hem de yerel üreticileri kazandıran bir modele dönüştü.

Doğaya da dokunuyor

Fil çimeninin cazibesi sadece ekonomik değil. Bu bitki gübre ya da yoğun bakım gerektirmiyor, tarım topraklarındaki nitrat oranını azaltmaya yardımcı oluyor ve büyürken karbon tutarak çevre kirliliğinin önüne geçiyor. Kısacası hem cüzdana hem doğaya iyi gelen nadir örneklerden biri.

Merak edenler için: Köyün eski petrol kazanı tamamen atılmadı, olası arızalara karşı yedek olarak bekletiliyor. Ayrıca uzman bir şirket, kullanılan yakıtın kalitesini düzenli olarak denetliyor.

yok

Author: Yusuf Arslan