Destansı Messi ve Arjantin

Destansi messi ve arjantin vDvM7lgL.jpg

Ne demişler 40 yaş hayat kitabının en heyecanlı bölümüdür. Çünkü başkahraman artık ne yaptığını çok iyi biliyordur.

İşte dün böyle bir adam vardı. Messi’ye şapka çıkarmayan ve günümüzde bu adamı başkaları ile kıyaslayanlar sanıyorum artık bundan vazgeçmiştir.

Bu adam 40 yaşında takımını finale taşıdı. Daha ötesi var mı? Bu epik futbol savaşında özellikle ilk yarıda iki farklı futbol kültürün kıyasıya mücadelesini izledik.

Bir yanda daha çocukken İngilizlerin zihnine yerleşen yapısal sadakat, diğer yanda Viveza Criolla denilen Arjantinlilerin sokak kurnazlığı. Onlar için hakemle oynamak, rakibin sinirlerini bozmak zayıflık değil “Futbol zekası” olarak kabul edilir.

Yani kısaca İngilizler kurallara göre oynayan, disiplinli bir takım. Arjantinliler duygunun ve dehanın özgür olduğu ölümüne mücadele eden bir takım.

İlk yarı Enzo’nun şutu dışında tek bir tehlike dahi göremedik. Ama oyunun her alanında tüm futbolcular hayatlarının son maçıymış gibi bir mücadele sergilediler. Özellikle Arjantinliler en basit ikili mücadelelerde dahi rakibini yıldırmaya çalıştı. İngiltere ise bu sertliği genelde Messi üzerine uygulamaya çalıştı. Messi her ne kadar full yetenek dolu olsa da sahanın gerçek lideri hiç şüphesiz Parades’ti. Adam tırnağından saç teline kadar futbolcu. Yine inanılmaz toplar kesti, oyun kurdu.

Ve ne olduysa 2. yarı oldu. Şöyle yazayım. Hayatta görüp görebileceğiniz en inanılmaz 45 uzatmalarla 55 dakikayı izledik. Her şey destansıydı. Maçın düğmesine İngilizlerin yeni yıldızı Gordon’un sinsice arka direkte bekleyip attığı golle basıldı. Sonra ne mi oldu? İngiltere golü attığına pişman oldu.

Tabii Messi yine sazı eline aldı. Adam İngiliz savunmasını aşmak için o kadar çok şey denedi ki inanılır gibi değil. Ara toplar, derin ortalar, kanat bindirmeleri, sağ ve sol ayakla ortalar, rakibi içeriye gömme ne varsa her şeyi yaptı. 40 yaşına gelmiş bir adamın bu futbolu nasıl açıklanabilir bilemiyorum. Galiba uzaylı yakıştırması doğru ama Jüpiterli mi Marslı mı bilmiyorum. Oralardan bir yerlerden işte.

Bu yarıda hep kenarda oturan sanki maça hiç etki yapmıyormuş gibi gözüken Scaloni öyle değişiklikler yaptı ki İngilizleri damardan çözdü. Maç bir ara öyle bir hale geldi ki sadece golün dakikası belli değildi. Pickford kalesinde devleşti, direkler kurtardı ama sonunda Messi’nin asisti ile Enzo’nun ayak içi muhteşem golü skoru eşitledi.

Normal şartlarda başka takım olsa frene basar maçı uzatmaya götürürdü. Ama Arjantinli futbolcular öyle bir karaktere sahip ki adamlar yılmıyor, tükenmiyor bitmiyorlar.

Ve sonunda yine Messi sağ kanattan öyle bir orta yaptı ki bütün uzun boylu İngiliz savunması seyretti ve Martinez tamamladı.

İngilizler bu kadar gömülmenin cezasını çok ağır ödedi ve veda etti. Hakkı olan da kazandı.

yok

Author: Yusuf Arslan