Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji maliyetlerini yükselttiğine dikkati çekerek, “Çatışmanın başlamasından bu yana geçen 44 günde fosil yakıt ithalat faturamız 22 milyar avronun üzerinde arttı.” dedi.
Bölgede ateşkes ilan edildiğini ancak müzakerelerin şu anda tıkandığını ve sürecin nasıl ilerleyeceğinin belirsiz olduğunu belirten von der Leyen, yapılacak herhangi bir anlaşmanın, İran’ın nükleer ve balistik füze programıyla ilgili endişeleri ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini engelleyen eylemleri ele alması gerektiğini söyledi.
Von der Leyen, “Hürmüz Boğazı’nın halen kapalı olması büyük zarar vermektedir. Seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması bizim için son derece önemlidir.” dedi.
İsrail’in Lübnan’a yönelik devam eden saldırılarının tüm süreci raydan çıkarabileceğinden endişe duyduklarını ifade eden von der Leyen, Lübnan’a saldırılar sürerken Orta Doğu’da ya da Körfez’de istikrar sağlanamayacağını dile getirdi. Von der Leyen, “Bu nedenle tüm taraflara Lübnan’ın egemenliğine saygı göstermeleri ve tam bir ateşkes uygulamaları çağrısında bulunuyoruz.” ifadesini kullandı.
AB enerji faturası
Orta Doğu’daki gelişmelerin AB’nin enerji faturasını da çok yükselttiğine işaret eden von der Leyen, “Çatışmanın başlamasından bu yana geçen 44 günde fosil yakıt ithalat faturamız 22 milyar avronun üzerinde arttı.” dedi.
Von der Leyen, enerji krizinin ekonomilerini de etkilediğini, bölgede çatışmalar hemen sona erse bile Basra Körfezi’nden enerji tedarikindeki aksaklıkların bir süre daha devam edebileceğini kaydetti.
Üye ülkelerin aynı anda piyasaya girerek birbirleriyle rekabet etmelerini önlemek için gaz depo dolumunun AB genelinde koordinasyonunu incelediklerini ifade eden von der Leyen, “Mümkün olan en büyük etkiyi elde etmek için petrol stoklarının serbest bırakılmasını koordine edeceğiz.” dedi. Von der Leyen, “Yüksek enerji fiyatlarından en çok etkilenen haneleri ve sektörleri korumaya yönelik önlemleri ele aldık. Bu önlemlerin hedefli, hızlı ve geçici olması gerekiyor.” diye konuştu.
Enerji faturalarının bileşenlerinde en büyük payın enerji kaynağına ait olduğunu, ardından şebeke ücretleri, vergiler ve emisyon ticaret sisteminin (ETS) geldiğini aktaran von der Leyen, ETS konusunda piyasa istikrar rezervinde değişiklikler önerdiklerini, elektrik vergileri ve şebeke ücretleriyle ilgili yasa tekliflerini de mayısta sunacaklarını vurguladı.
Von der Leyen, “Hürmüz Boğazı’nın kapanması vatandaşlar üzerinde doğrudan etki yaratıyor. Bu etkiyi benzin istasyonunda, markette ve faturalarında hissediyorlar. Bu kriz uzak bir kriz değil, etkileri doğrudan ve anında hissediliyor.” diye konuştu.
“Aşırı bağımlılığımızın bedelini ağır ödüyoruz”
AB’nin son birkaç yılda ikinci fosil yakıt krizini tecrübe ettiğine işaret eden von der Leyen, “Aşırı bağımlılığımızın bedelini ağır ödüyoruz. Fosil yakıtlar gelecekte de en pahalı seçenek olmaya devam edecek.” dedi.
Von der Leyen, AB’nin karbonsuzlaşma stratejisinin her geçen gün daha da önem kazandığını ifade ederek, amaçlarının yerli, uygun fiyatlı ve güvenilir enerjiyi artırmak olduğunu söyledi. Von der Leyen, yenilenebilirler ve nükleer enerjinin bağımsızlık ve güvenlik sağlayacağını aktardı.
Mevcut durumda, Avrupa’da elektrik üretiminin yüzde 70’inden fazlasının yenilenebilir ve nükleer kaynaklardan sağlandığını ifade eden von der Leyen, “Şu anda büyük miktarda temiz enerji ya kullanılmıyor ya da israf ediliyor. Bu nedenle depolama, esneklik ve şebeke bağlantılarını hızlandırmamız gerekiyor.” dedi.