Türkiye’de tamamen yerli imkanlarla geliştirilen yapay zeka destekli hibrit dijital sağlık platformu eCliniq, hastanelerin acil servislerinde yaşanan hasta yığılmalarını önlemeyi hedefliyor. Birinci basamak sağlık hizmetlerindeki triyaj sürecini dijitalleştirerek hızlandıran bu yeni nesil sistem, hastaların yaşamsal bulgularını saniyeler içinde ölçüp onları en uygun hekime yönlendiriyor
. Finlandiya gibi Avrupa ülkelerine de ihraç edilmeye başlanan platform, sağlıkta yapay zeka devriminin sahadaki en somut adımlarından biri olarak dikkat çekiyor.Temelleri 2022 yılında atılan eCliniq projesi, TÜBİTAK‘ın destek programları kapsamında doğdu ve hızla gelişti. 3AGE Sağlık Ürünleri ve Bilişim Teknolojileri AŞ ile İstanbul Atlas Üniversitesi ve Atlas Üniversitesi Hastanesi‘nin ortaklaşa yürüttüğü çalışmalar sonucunda ortaya çıkan bu sistemin arkasında devasa bir bilimsel kadro bulunuyor
. Akademisyenler, araştırmacılar, hekimler ve mühendislerden oluşan multidisipliner ekip, yazılımın her aşamasında aktif görev alarak tıp ve teknolojiyi tek bir cihazda buluşturmayı başardı.Yapay Zeka Doktoru Sizi Nasıl Karşılıyor?Sistemin temel çıkış noktası, kapasitesinin çok üzerinde hasta kabul eden acil servislerdeki o boğucu yoğunluğu azaltmak üzerine kurgulandı
. Hastalar platforma giriş yaptıklarında karşılarına ilk olarak bir yapay zeka doktoru çıkıyor. Bu dijital asistan, hastaya temel triyaj soruları yönelterek tıbbi şikayetin özünü anlıyor. Toplanan veriler, gereksiz teferruatlardan arındırılarak gerçek hekime sunulmak üzere kısa ve net bir özete dönüştürülüyor.Sözlü görüşmenin hemen ardından, cihaz üzerinden hastanın temel yaşamsal bulgularının ölçümüne geçiliyor
. Kişinin tansiyonu, kalp atış hızı, vücut ısısı, oksijen satürasyonu, kilosu ve Vücut Kitle İndeksi (BMI) saniyeler içinde analiz ediliyor. Elde edilen tüm bu objektif tıbbi veriler ışığında sistem; hastayı ya anlık bir telesağlık görüşmesiyle ekrandan en uygun uzmana bağlıyor ya da aynı gün içinde hastaneden uygun bir saate fiziksel randevu oluşturuyor.Rakamlarla eCliniq ve Teknik KapasitesiDestekleyen Kurum: TÜBİTAKÖlçülen Biyometrik Veriler: Tansiyon, Nabız, Ateş, Oksijen Satürasyonu, Ağırlık, BMIKüresel Triyaj Doğruluk Payı: Yüzde 65 (Yapay zeka bu oranı artırmayı hedefliyor)Aktif Kullanım Alanı: İstanbul Atlas ÜniversitesiHizmet Verilen Kitlenin Büyüklüğü: 2.000 öğrenci ve 500 çalışan olmak üzere toplam 2.500 kişiKüresel Genişleme Planı: Finlandiya (Eczane Kioskları), Hollanda ve Tüm AvrupaKüresel Hedefler: Finlandiya Eczanelerine GirdieCliniq Danışma Kurulu Üyesi ve Sabancı Üniversitesi Girişimcilik ve İş Geliştirme Müdürü Evren Değerlier, birinci basamak sağlık hizmetlerindeki mevcut darboğaza dikkat çekiyor
. Küresel ölçekte yapılan araştırmalara göre, acillerdeki standart triyaj işlemlerinin doğruluk payı genellikle yüzde 65 seviyelerinde kalıyor. Sağlık profesyonellerinin saniyelerle yarışması ve hasta sayısının olağanüstü fazlalığı, detaylı ölçümlerin yapılmasını fiziken zorlaştırıyor. Geliştirilen bu algoritma ise tam da bu zafiyeti ortadan kaldırarak klinik doğruluğu yukarı taşıyor.Sistemin entegre yapısı uluslararası arenada da karşılık bulmaya başladı
. Nüfus yoğunluğu düşük olduğu için hekimlerin her bölgeye ulaşmakta ciddi sıkıntılar yaşadığı Finlandiya, projenin ilk yurt dışı durağı oldu. İskandinav ülkesinde büyük eczanelerin içine yerleştirilecek eCliniq kioskları vasıtasıyla, halkın uzaktan doktor muayenesine erişimi sağlanacak. Finlandiya’nın ardından Hollanda başta olmak üzere tüm Avrupa pazarında yaygınlaşma hedefleniyor
. İnsan yoğunluğunun yüksek olduğu ve bir revire ihtiyaç duyulan her kampüs, fabrika veya alışveriş merkezi, bu platformun potansiyel kullanım alanları arasında gösteriliyor.Laboratuvardan Çıkıp Doğrudan İnsana DokunduProjenin akademik vizyonunu değerlendiren eCliniq Yapay Zeka Lideri ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç
. Dr. Leyla Türker Şener, 2018 yılından bu yana Türkiye’de yapay zeka ekosisteminin ciddi yol kat ettiğini vurguladı. Dokuz farklı ülkeden 41 yazarın katkısıyla hazırlanan “Sağlıkta Yapay Zeka” isimli güncel akademik eserde de yer alan eCliniq, sadece kağıt üzerinde kalan bir fikir olmaktan çıktı. Şener, yazılımın prototip evresini hızla tamamlayarak doğrudan insanlığa fayda sağlayan bir son ürüne dönüştüğünün altını çizdi.Platformun fiilen hizmet vermeye başladığı yerleşkede elde edilen ilk bulgular da sahada işlerin yolunda gittiğini kanıtlıyor
. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ahmet Kayhan Şen, sistemin kullanıcı dostu arayüzü sayesinde hastaların hiçbir yardım almadan kendi ölçümlerini rahatlıkla yapabildiğini aktardı. Şikayetlerin önceden detaylandırılarak dosyalanması, hekimlerin karşısındaki hasta için hızlı ve doğru tanı koyma sürecini kolaylaştırıyor
. KaynakSağlıkhaberi.net Yorumu: Acil Servislerdeki İş Yükünü Hafifletecek En Akılcı AdımTürkiye’deki devlet hastanelerinin en büyük kanayan yarası, acil servislerin yeşil alanlarında bitmek bilmeyen o devasa kalabalıklardır. Acile başvuran hastaların çok büyük bir kısmının aslında “gerçek” acil bir klinik tablo çizmemesi, poliklinik yükünün akşam saatlerine kaymasına ve sistemin tıkanmasına neden oluyor
. eCliniq gibi yapay zeka destekli otonom kioskların acil servis girişlerine veya ASM’lere yerleştirilmesi, o ilk karşılama ve triyaj aşamasındaki devasa fiziksel yükü, sağlık personelinin omuzlarından alabilecek son yıllardaki en inovatif adımdır. Bir triyaj hemşiresinin manuel olarak tansiyon ve ateş ölçüp forma geçirmesine kıyasla, yapay zekanın tüm bu parametreleri saniyeler içinde analiz ederek dijitale dökmesi, içerideki kırmızı ve sarı alan vakalarına çok daha fazla hayati zaman ayrılması demektir.İşin vizyoner tarafı ise bu teknolojinin hastayı sadece ölçümle bırakmayıp doğrudan telesağlık üzerinden uygun bir uzmana bağlayabilme kapasitesidir
. Bu tür platformların havalimanları, AVM’ler veya büyük iş merkezleri gibi insan trafiğinin yoğun olduğu lokasyonlara entegre edilmesi halinde, vatandaşın basit bir baş ağrısı veya rutin bir ilaç yazımı için kilometrelerce yol gidip hastane meşgul etmesinin önüne geçilir. Yerli bir tıp yazılımının, sağlıkta dijitalleşmeyi zirvede yaşayan Finlandiya gibi İskandinav ülkelerine ihraç edilmesi, bu girişimin basit bir üniversite projesi değil, küresel standartlarda bir “sistem rahatlatıcı” olduğunu kanıtlıyor
. Teknolojiyi sadece MR cihazlarıyla değil, iş gücünü optimize eden yapay zekayla sahaya sürmek, sağlık sistemimizin gelecekteki tıkanıklıklarını çözecek yegane anahtardır.