Ezgi Karaman Varış okuldaki usulsüzlüklerle ilgili gerekli şikayetleri yapmalarının ardından eşi ve kendisine mobbing uygulandığını, sürgün kararının da bu kapsamda haklarında açılan soruşturmaların bir sonucu olduğunu söyledi. Ezgi Karaman Varış idari mahkemede kararın yürütmesinin durdurulması için dava açtıklarını söyledi.

Geçen Eylül ayında nöbet görevi sırasında okul müdür yardımcısı T.A.’nın mevzuata aykırı bir şekilde okulun pansiyonunda kaldığını fark ettiğini ve uzun süredir bu şekilde pansiyon imkanlarından dilediğince yararlandığını öğrendiğini dile getiren Varış konuyla ilgili şikayette bulunmasının ardından okul yönetiminin kendisine ve eşine mobbing uygulamaya başladığını söyledi.
Okul müdürü A.G
. hakkında ise öğrencilerden gelen taciz iddiaları içeren mesajları jandarma karakoluna bildirdiklerini aktaran Ezgi Karaman Varış, bu olay sonrası kendilerine yönelik baskı ve mobbingin şiddetinin arttığını, hatta A.G.’nin bir gün okul bahçesinde arabasını eşiyle kendisinin üzerine sürdüğünü dile getirdi.
Soruşturma aşamasında öğrencilerden 3’ü iddiaya göre okul yönetiminin baskısıyla şikayetçi olmazken bir öğrenci ise şikayetinde ısrarcı oldu. Ancak savcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Manavgat İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde Çarşamba günü bir basın açıklaması yapan Eğitim-İş Sendikası üyeleri sürgün kararına tepki gösterdi
. Basın açıklamasında Varış çifti yaşadıklarını anlattı.
Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar da burada yaptığı açıklamada;

“İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okul müdürlüğü bu sürgünleri yaparken iddia edilen suçları örtbas etmek için mi yapıyorlar
? Yoksa birilerini korumak için mi çaba gösteriyorlar?” diye sordu.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Hatice Sezer Anadolu Lisesi Okul Müdür Yardımcısı T.A.’nın Okul Müdürü A.G. ve Pansiyondan Sorumlu Müdür Yardımcısı İ.Ç.’nin bilgisi ve izinleri dahilinde pansiyon yönetmeliğinin ilgili madde hükümlerini ihlal ederek bir buçuk yıl pansiyon imkanlarından yararlanmış, kişisel menfaat sağlamış, kamu zararı oluşturmuş ve sürgüne gönderilen öğretmenlerimiz tarafından ilgili makamlara şikayet edilmiştir.
Okul müdürü A.G
. ile müdür yardımcısı T.A.’nın Varış çiftine yönelik “itibarsızlaştırma, hakaret, küfür” gibi eylemlerde bulunduğunu belirten Acar, ayrıca Okul Müdürü A.G.’nin okul bahçesinde aracınıöğretmen çiftin üzerine sürerek canlarına kastettiğini, bu olaya iki öğretmenin de şahit olduğunu, konuyla ilgili soruşturmanın sürdüğünü söyledi.
“Üyelerimiz hakkında huzuru bozmaktan soruşturma açılıp bir nevi sürgün cezası veriliyorsa şikayet edilen ve suçlanan kişilerin de başka okullara gönderilmesi gerekir” diyen Acar soruşturmanın tek taraflı yürütüldüğünü ve hakkaniyet ilkesinden yoksun işlem yapıldığını belirtti.
Şikayet edilenler hakkında hiçbir işlem yapılmadığını “aksine korunup kollandıklarını” kaydeden Acar, üyelerine savunma hakkı verilmeden alelacele ceza verilerek işleme konulduğunu dile getirdi.
Acar “Buradan soruyoruz İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve okul müdürlüğü bu sürgünleri yaparken iddia edilen suçları örtbas etmek için mi yapıyorlar
? Yoksa birilerini korumak için mi çaba gösteriyorlar? Bu yapılan sürgünler Eğitim-İş üyesi olmalarından mı kaynaklanıyor?” dedi.
Sürgün kararının aynı zamanda iki öğretmenin “aile bütünlüğü”nü de hedef aldığını belirten Acar sürecin İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinden bağımsız şekilde incelenmesini, tüm iddiaların tarafsız ve eksiksiz biçimde araştırılmasını, hukuka aykırı idari işlemlerin geri alınmasını ve kamu görevlilerinin güvenli şekilde görev yapabileceği bir çalışma ortamının sağlanmasını talep etti.
Kaynak: haber.sol.org.tr