İsrail’in öteden beri aynı politikayı izlediğini kaydeden emekli Büyükelçi Onur Öymen, “İsrail önce Mısır’ın Sina bölgesinden ardından Golan tepelerinden, Suriye’nin durumundan faydalanarak belli bir bölgesini kontrol altına alarak ve en sonda Lübnan’ın güneyine yönelik saldırılarıyla topraklarını genişletmek istiyor. Gelinen noktada ise bugün bunun bedelini bütün dünya ödüyor” dedi.
İsrail’in stratejik derinliği olmayan bir devlet olduğuna ileri süren Onur Öymen, şunları söyledi:
”Yaklaşık 100 yıldan fazla bir süredir İsrail bölgede topraklarını genişletmek çabasında. Mısır bölgesinden, Golan tepelerinden, Suriye’den toprak elde ederek genişleme çabasında aynı zamanda İran’ı etkisiz hale getirme çabasında. İçinden geçtiğimiz süreçte ise Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıları var. Sürekli topraklarını genişletmek isteyen bir İsrail devleti ile karşılaşıyoruz. İsrail’in bu tavrı sadece bölge ülkelerine değil tüm dünyaya zarar veriyor.”
ABD ile İran arasında yapılan görüşmelerde bir sonuca ulaşılması konusunda İsrail’in bu tavrının da etkileyici olduğunu dile getiren Öymen, “ABD Başkanları zaman zaman İsrail’e yakın dururken, zaman zaman da İsrail’in tavrından çok kendi politikalarını izliyor. Bugün ABD Başkanı Trump her ne kadar İsrail ile belli bir noktaya kadar uzlaşabilse de savaşı bitirmek çabasında. Kendi partisinden, senatörlerden baskılar var. Bu baskılara rağmen şu ana kadar İsrail’in baskısıyla istediği sonucu almış görünmüyor. İsrail istediği politikaların hayata geçirilmesinde ısrarcı davranırken petrol fiyatları ülkelerin ekonomilerini zorluyor. Hürmüz Boğazı nedeniyle yaşanan sorundan kaynaklanan bedeli tüm dünya ödüyor” diye konuştu.
İsrail’in ABD üzerinde baskısının etkili olduğunu anlatan Öymen, “İsrail ABD’de finans çevrelerini, kongreyi, medyayı kullanarak ABD yönetimleri üzerinde istediği baskıyı yapabiliyor. Uluslararası ilişiklilerdeki tüm çelişkilere rağmen mevcut politikasından vazgeçmiyor. İran ile kendi istediği sonuç alınana kadar anlaşma sağlanmasından yana bir tutum sergilemiyor. Dolayısıyla bu süreçte İran ile ABD arasındaki görüşmelerden nasıl bir sonuç çıkacağını dünyada kimse net olarak göremiyor, görmekte zorlanıyor” dedi.
ABD- İsrail ve İran arasında yaşanan savaşı ve devamındaki İsrail’in tutumunun hiçbir izahı olmadığını da ifade Öymen, şunları kaydetti:
“11 Eylül saldırılarından bu yana bölgede olanların izahını yapabilmek mümkün değil. Irak’ta nükleer silah üretimi olduğu gerekçesiyle Irak’a savaş açan ABD’nin nükleer silah anlaşmaları konusunda taraf olmayan İsrail’e bu konuda bir uyarıda bulunduğunu görmüyoruz. Nükleer silah olduğu ve üretim yapıldığı iddialarıyla yapılan müdahale sonunda 600 bin insan hayatını kaybetti. Bunun bir benzerini bugün yaşıyoruz. İran’a müdahalenin de bir izahını yapmak mümkün değil. ABD İran’a neden savaş açtı? İsrail Lübnan’a neden saldırıyor, bunların sağlıklı izahları yok. İsrail dünyada nükleer silahların azaltılmasına yönelik hiçbir anlaşmaya taraf değil ancak bir uyarı bile yapılmıyor. İsrail’e yönelik bir karadan bahseden yok. Bu kadar çelişkinin içinde ABD İran arasındaki görüşmelerden nasıl bir sonuç çıkacağını şimdiden söylemek çok zor.”