İnternette bir bilginin yayılma hızı, doğruluğundan çok ne kadar tartışma yaratabildiğine bağlı. Son günlerde Artemis II görevinin komutanı Reid Wiseman’ın bir söyleşisi, tam da bu durumun kurbanı oldu.Wiseman’ın yeni ay göreviyle ilgili kurduğu teknik bir cümle, cımbızla çekilerek sosyal medyanın karanlık dehlizlerinde “Ay’a aslında hiç gidilmedi” iddialarının yeni yakıtı haline geldi
. Oysa astronotun anlatmaya çalıştığı şey, geçmişi inkar etmek değil, insanlığın uzay serüveninde daha önce denenmemiş bir hibrit modeli hayata geçirecek olmalarıydı.Hızla yayılan kısa videoda Wiseman, Artemis II ile birlikte ilk kez aynı anda hem Ay yörüngesinde hem de Alçak Dünya Yörüngesi’nde, yani ISS’te insanların bulunacağını ifade ediyor
. Komplo teorisyenleri bu cümleyi, Apollo görevlerinin aslında hiç yaşanmadığının bir “itirafı” gibi pazarlasa da röportajın tamamı bambaşka bir tablo çiziyor. Komutan, konuşmasının devamında Apollo astronotlarının mirasını yüceltiyor ve elli yıl sonra onların açtığı yoldan daha derinlere gideceklerini vurguluyor
. NASA’nın elindeki somut kanıtlar, binlerce mühendisin emeği ve getirilen ay taşları bir kenara bırakılarak, sadece saniyelerle sınırlı bir kesit üzerinden büyük bir dezenformasyon dalgası oluşturulmuş durumda.Buzz Aldrin ve geçmişin yanlış anlaşılan itiraflarıAstronotların sözlerinin çarpıtılması aslında yeni bir fenomen değil
. Ay’a ayak basan ikinci insan olan Buzz Aldrin de yıllardır benzer saldırıların odağında. Aldrin’in geçmişte bir televizyon programında kullandığı “Bir animasyon izledin” ifadesi, inişin sahte olduğuna dair bir kanıt gibi sunulsa da gerçek oldukça basit. Efsanevi astronot, o yıllardaki canlı yayınlarda görüntü kalitesinin düşüklüğü nedeniyle aralara giren temsili animasyonları kastediyordu
. Benzer şekilde, bütçe kısıntıları nedeniyle Ay programının durdurulmasına sitem ettiği “Gitmedik” şeklindeki yanıtları da “hiç gidilmedi” şeklinde yorumlanarak gerçekliğinden koparıldı.Uzay tarihine dair bu tür şüphelerin kökeni, toplumsal güvenin sarsıldığı 1970’li yıllara kadar dayanıyor. Wiseman’ın “Apollo ile oradaydık, şimdi ise Ay’ın karanlık yüzü gibi kimsenin görmediği yerleri keşfedeceğiz” şeklindeki net ifadeleri bile bu köklü güvensizliği kırmaya yetmiyor
. Görünen o ki, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, bağlamından koparılan kısa videolar bilgi kirliliğinin en güçlü silahı olmaya devam edecek.