Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart ayı konut istatistik verilerini açıkladı. Banka kredisiyle ev sahibi olma iştahı geçtiğimiz yıla oranla yüzde 35,9 gibi çarpıcı bir artış göstererek 25 bin 978’e ulaşırken, bu durum piyasanın “can suyu” kredili satışlar mı olacak sorusunu akıllara getirdi. Ancak bu hareketliliğe rağmen toplam pasta içindeki “diğer satışlar” grubunda yaşanan yüzde 9,6’lık kan kaybı, genel tabloda bir durgunluğu gösteriyor.

SIFIR KONUTTA İNCE ARTIŞ, İKİNCİ ELDE BELİRGİN DÜŞÜŞ
Piyasanın omurgasını oluşturan ikinci el konutlarda Mart ayı pek de parlak geçmedi. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,6 oranında azalan ikinci el satışları 77 bin 642’ye gerilerken, vatandaşın tercihi çok az da olsa yeni projelere kaydı. İlk el konut satışları yüzde 1,3’lük mütevazı bir artışla 35 binin üzerine çıktı. Fakat asıl dikkat çeken veri, arındırılmış rakamlarda gizli. Mevsim ve takvim etkileri işin içine girdiğinde, bir önceki aya göre hem ilk el hem de ikinci el konut satışlarında yaşanan sert düşüşler, bahar aylarının beklenen ivmeyi henüz yakalayamadığını kanıtlıyor.
YABANCI YATIRIMCI “FREN” DEDİ
Bir dönem piyasayı domine eden yabancıya konut satışı verileri, Mart ayında tam anlamıyla hayal kırıklığı yarattı. Yabancıların Türkiye’den konut alma hızı yüzde 20 oranında azalarak bin 353’e kadar geriledi. Toplam satışlar içinde artık sadece yüzde 1,2’lik bir yer kaplayan bu grup, eski gücünden oldukça uzak. Ülke bazında ise sıralama değişmedi; Rusya Federasyonu vatandaşları 229 konutla liderliğini korurken, onları sırasıyla İran ve Almanya takip etti. Ancak bu rakamlar, dış talebin ciddi bir motivasyon kaybı yaşadığını açıkça ortaya koyuyor.

TİCARİ GAYRİMENKULDE BÜYÜK ÇÖKÜŞ: İŞ YERLERİ ALICI BEKLİYOR
Konut piyasasındaki karmaşık tablo, iş yeri tarafında yerini tam bir karamsarlığa bırakmış durumda. Hem ilk el hem de ikinci el iş yeri satışlarında çift hanelere yaklaşan düşüşler, ticari yatırımcının Mart ayını pas geçtiğini gösteriyor. İkinci el iş yeri satışlarının yüzde 12,3 gibi ciddi bir oranda erimesi piyasanın en zayıf halkası olurken, burada da tek teselli ipotekli iş yeri satışlarındaki yüzde 60,1’lik rekor artış oldu. Anlaşılan o ki; sermayesi olan değil, kredi imkanına erişebilen sınırlı bir kesim ticari mülk yatırımına cesaret edebildi.
