Çocukların motor becerilerinden muhakeme yeteneğine kadar gelişiminde kilit rol oynayan oyuncaklar, günümüzde sadece bir oyun aracı değil, aynı zamanda dev bir ekonomik pazar haline geldi.
TOYDER Başkanı Raşit Akar, oyuncak sektörünün mevcut durumunu, ithalat-ihracat dengesini ve ebeveynlerin dikkat etmesi gereken kritik noktaları paylaştı.
SEKTÖRÜN YÜZDE 70’İ İTHALAT ODAKLI
Türkiye oyuncak pazarının yaklaşık 1 milyar dolar hacme ulaştığını belirten Akar, rakamları şu şekilde detaylandırdı:
İthal Ürünler: 700 milyon dolar (En büyük rakip Çin).
Yerli Üretim: 200 milyon dolar (İç piyasaya arz edilen).
İhracat: Yaklaşık 100 milyon dolar (Avrupa ve Afrika odaklı).
EBEVEYNLERE “GÜVENLİ OYUNCAK” KILAVUZU
Akar, özellikle yerli oyuncak üreticilerinin dünya kalitesinde işler çıkardığını ancak “merdiven altı” üretim tehlikesinin devam ettiğini hatırlatarak tüketicilere şu tavsiyelerde bulundu:
Etiket Kontrolü: Oyuncağın arkasında üretici veya ithalatçı firmanın adı, adresi ve iletişim bilgileri mutlaka olmalı.
“CE” İşareti: Oyuncaklardaki Avrupa standartlarına uygunluğu simgeleyen bu işaret ve yaş grubu ibareleri mutlaka kontrol edilmeli.
Gözle Muayene: Oyuncaklardaki fiziksel kalitesi ve etiket doğruluğu ilk aşamada incelenmeli.
“ARTIK SADECE ÇOCUKLAR OYNAMIYOR”
Oyuncaklardaki tüketim alışkanlıklarının değiştiğine dikkat çeken TOYDER Başkanı, en çok lego, yapboz ve metal arabaların ilgi gördüğünü söyledi. Özellikle küçük metal arabaların artık “oyuncak” kategorisinden çıkıp yetişkinler için koleksiyon objesi haline geldiğini vurguladı.
Uzak Doğu’ya alternatif arayan Avrupa, Balkanlar ve Orta Doğu pazarlarının Türk üreticiler için yeni bir şans kapısı olabileceğini dile getirdi.
Oyuncak sektörü, artan vergi yükü ve ham madde maliyetlerine rağmen Türkiye’nin lojistik avantajını kullanarak ihracatta vites yükseltmeyi planlıyor. Ancak tüketicinin “bilinçli ebeveyn” rolü, çocuk sağlığı ve sektör disiplini için hala en güçlü denetim mekanizması.
