Avukat Mehmet Pehlivan, yargılandığı İBB davası kapsamında ilk kez savunma yaptı. Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’ya, “bugün İmamoğlu’na kurulan kumpasların aynısının kurulduğu, oğluna aynı iftiraların atıldığı, hatta Silva’nın da avukatının tutuklandığını” anımsatarak atıfta bulundu. Pehlivan Silva’nın bu kumpaslarda sonra halkın büyük çoğunluğunun desteğini aldığını ve halen Devlet Başkanı olduğunu belirtti.
Pehlivan’ın savunmasından öne çıkanlar şöyle:
“TEŞEKKÜL EDİLMİŞ BİR HEYETSİNİZ”
Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davalarda 12 kez hakim değişikliği yapıldığını ifade eden Pehlivan, mahkeme heyetine seslenerek, “Siz de öylesiniz. Değiştirilmiş değil ancak teşekkül edilmiş bir heyetsiniz” dedi. “Bu iddianameyi nasıl kabul ettiniz?” diye soran Pehlivan, “İddianame kabul kararını savcılık açıkladı, tutukluluğun devam edip etmediğini savcılık açıkladı, duruşma tarihini savcılık açıkladı. Savcılığın sözcü ve amir gibi davranmasına ses etmediniz” ifadelerini kullandı.
LULA DA SİLVA ÖRNEĞİ
Pehlivan, İmamoğlu’nun başına gelenleri zamanında Brezilya’da Lula Da Silva’nın yaşadıklarına benzetti. Cezaevindeyken kaleme aldığı ‘Yargı Silahı’ kitabında anlattığı Brezilya’daki ‘lawfare’ sürecine değinen Pehlivan, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’nın tıpkı İmamoğlu gibi üç villayla, partisini yolsuzluk gelirleriyle ele geçirmekle suçlandığını ifade eden Pehlivan, “Merak edenler için hemen söyleyeyim bu suçlamaların siyasi bir komplo olduğu ispatlandı” dedi. Pehlivan ayrıca, Lula da Silva’nın oğlunun da tıpkı Selim İmamoğlu gibi suçlandığını ifade etti ve avukatının da itirafçının birine baskı yaptığı iddiasıyla tutuklandığını belirtti. Pehlivan, “Yaşadığımız süreçle tıpatıp aynı olduğunu inkar etmek mümkün mü?” diye sordu.
BAKAN GÜRLEK’E GÖNDERME
“Nihayetinde yolsuzlukla, rüşvetle, kara parayla suçlanan, hapsedilen, mahkum edilen Lula da Silva, 2022 yılında Brezilya halkının yarısından fazlasının oyunu alarak Brezilya Devlet Başkanı seçilmiştir. Halen görevinin başındadır” diyen Pehlivan, Türkiye’de Adalet Bakanlığı koltuğuna atanan ismin “Türkiye bir hukuk devletidir” demeyi bile tercih etmediğini, masumiyet karinesinin en temel anlamından dahi bihaber olduğunu ifade etti.
‘AYNILIK HİÇ ŞAŞMIYOR’
Lula da Silva’nın maddi delillerle değil itirafçı beyanlarıyla tutuklandığını belirten Pehlivan, yargıç Sergio Moro’nun Lula’yı mahkum ettiğini ve 2018 seçimlerine girmesinin engellediğini ifade etti. “Seçimleri Trump’ın desteklediği aşırı sağcı Bolsonaro kazandı. Bolsonaro ilk iş olarak, Lula’ya yönelik yargı taarruzunu yöneten Yargıç Sergio Moro’yu Adalet Bakanı olarak atadı. Herkes merak ediyor Lula’nın diploması iptal edildi mi diye. Hayır çünkü Lula üniversite mezunu değildi. Lula’ya ahtapot da dediler. Bu soruşturmaya da ‘Yüzyılın yolsuzluk soruştırması’ denildi. Lula’ya yönlendirilen suçlamaların tamamı da itirafçı beyanlarıydı. Aynılık hiç şaşmıyor” diyen Pehlivan, “Brezilya’da enseyi karartmayanlar çok zaman geçmeden bir avuç azınlığın yargıyı ele geçiremediğini gördüler” ifadelerini de kullandı.
“AVUKATLIĞIN SANIK SANDALYESİNE OTURTULMASINI KABUL EDEMİYORUM”
“Burada bir yargılama yapıldığını da sanık savunması gerektiğini de kabul etmiyorum. Avukatlığın sanık sandalyesine oturtulmasını kabul edemiyorum” diyen Pehlivan, “Kapatılmamızın gerçek sebebinin ne olduğunu milyonlar biliyor” ifadelerini kullandı. İtirafçı Adem Soytekin’in ifadesi nedeniyle tutuklandığını söyleyen Pehlivan, “Savcı Cahit Cihat Sarı Adem’in ifadesinin yalan olduğunu biliyordu. Benim ayarladığımın iddia edildiği avukat Onur Büyükhatipoğlu Adem’in 10 yıldır avukatı” dedi.
