Ardan Zentürk, Kerkük’te 102 yıl aradan sonra Türkmen bir politikacının vali olmasına ilişkin konuştu. Zentürk Youtube kanalında yaptığı açıklamada “102 yıllık bir aradan sonra nihayet Türkmen bir politikacının vali olması hem Irak’taki Türkmen kardeşlerimiz hem Türkiye açısından sevinçle karşılandı. Çünkü valiliği Irak’ın kuzeyindeki Kürt yönetiminin içinde gözüken fakat özel statüde yaşamını sürdüren Kerkük açısından yeni bir istikrar dönemi olma ihtimalini gösteriyor.” dedi.
DÖNÜŞÜMLÜ VALİLİK…
“Esasında yaşanılan yoğun müzakerelerle oluşmuş bir anlaşmanın devamı niteliğinde…” diyen Zentürk şunları söyledi: ” Özellikle son seçimde bölgede hiçbir etnik grubun temsilcisinin valiliği kazanamamasından sonraki müzakereler sürecinde esas merkezi Süleymaniye olan ve Bafel Talebani’nin liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği ve Barzani liderliğindeki Kürdistan Yurtseverler Birliği arasındaki rekabet sonucu Kerkük’e dönüşümlü olarak oluşturulan Valilik makamına nihayet bir Türkmen’in oturmasını sağladı. “
‘BARZANİ ÖFKESİ DİKKAT ÇEKİCİ’
Bu gelişmede Barzani’nin öfkeli olmasının dikkat çekici olduğunu şöyleyen Zentürk şunları dile getirdi:
“Bugün birden bire oluşmuş bir durum değil. 2023’den bu yana adım adım gelinen ve sonuçta bir valiliğin zemininde bölgeye, Kerkük’e ciddi bir istikrar kazandıran bir gelişme.
18 Aralık 2023’de Irak’ta yapılan vilayet meclisi seçimlerinde Kerkük’te hiçbir etnik grup üstünlüğü sağlayamadı fakat Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin yani Talebani grubunun Barzani’ye göre çok yüksek bir oy aldığı da gerçekti.
Ağustos 2024’e kadar süren müzakereler sonucunda Sünni gruplar ve Hristiyan Babil hareketi Kürdistan Yurtseverler Birliği ile bir araya geldi. Bağdat’taki ünlü El Raşit Oteli’nde imzalanan ve nihai hale getirilen bir mutabakat sağladılar. “
‘MUTABAKAT SAĞLANDI’
“Yani Kürdistan Yurtseverler Birliği, Sünni Hareket ve Hristiyan liderlik bir mutabakat sağladı.” diyen Zentürk,
“Anlaşma şuydu: Kerkük Vilayet Meclisi’nde 9 üyelik bir koalisyon kuruldu. 5 üye Kürdistan Yurtseverler Birliği’nden, üç üye Sünni Arap bloğundan bir üye Hristiyan temsilciden… Meclis Başkanlığı otomatik olarak Sünnilere verildi. Valilik başlangıçta Kürdistan Yurtseverler Birliği tarafından üstlenildi ve Rebar Taha Mustafa görevine başladı. Bu Barzani’yi çileden çıkardı. Demediğini bırakmadı… El Raşit komplosu, Kerkük halkının oyunu çaldılar. Ama bu işin en kritik noktası dönüşümlü valilik formülüydü. Valilik makamının Kürtlerden Türkmenlere ardından Sünni Araplara sırayla devredilmesi bu anlaşmayla Ağustos 2024 anlaşmasıyla karara bağlandı. Ağustos 2024 anlaşmasıyla karara bağlandı. “ şeklinde konuştu.
‘SERT AÇIKLAMALAR YAPILDI’
Zentürk, “Bu Kerkük’ün ana unsurları Türkmen, Kürt ve Sünni Arap arasında dönüşümlü bir valilik sistemini yarattı. Türkmen tarafı başta biraz da dolduruşa geldi galiba Bu anlaşmaya biraz sert açıklamalarda bulundu. Fakat sonradan baktılar ki esasında çok da kötü bir şey değil. Bir Türkmen de orada makama oturacak. Onun üzerinde pazarlıklar başladı. Onun üzerine pazarlıklar başladı ve bu arada valiliğin Türkmenlere geçiş maddesi de netleşmiş oldu. Şu anda 10 madde çalışıyor.
Rebvar Taha istifa etti. 16 Nisan 2026’da Vilayet Meclisi’nde yapılan oylamada Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağ 12 oy alarak vali seçildi. Bu da bir anlaşmanın sonucuydu. “ diye konuştu.
‘ÖNEMLİ MAKAMLAR BIRAKILDI’
Zentürk şunları dile getirdi: “Anlaşmaya göre valilik ilk etapta Türkmenlere 7 8 ay gibi daha sonra da Sünni Araplara devredilecek. Ayrıca valiliğin Türkmenlere geçmesi karşısında Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne merkez kaymakamlığı DAKOK kaymakamlığı, polis müdürlüğü, Vali Yardımcılığı gibi önemli makamlar bırakıldı. Yani Kürdistan Yurtseverler Birliği esasında valiyi biraz kuşatmış oldu. Aynı zamanda bu tür bir pazarlık Irak Cumhurbaşkanı’nın da seçilmesine neden oldu yani Kürdistan Yurtseverler Birliği’nden adayı Nizar Ahmedi sadece kendi grubunun veyahut işte Sünni Müslümanların değil Şii grupların da desteğini alarak Barzani’nin adayını ki o da Dışişleri Bakanı Fuat Hüseyin’di…
Yerle yeksan ederek büyük ezici bir çoğunlukla kazandı. Barzani iki yer noktasında çok sinirli. Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin yürüttüğü ittifak çalışmalarıyla Kerkük valiliğini garanti altına alması ve orada dönüşümlü valiliği oluşturması, öbür yanda da yine Cumhurbaşkanlığı Makamı’nın Kürdistan Demokrat Partili değil de Kürdistan Yurtseverler Birliği partisinden olması çok dikkat çekici ve öfke de bundan kaynaklanıyor. Ama diğer yandan baktığınızda da şöyle bir durumla karşı karşıyayız. Kerkük özelinde biliyorsunuz Türkiye Mazlum Abdi ile ittifakı PKK’ya dönük yaklaşımları ve hatta örgütün terör örgütünün özel kuvvetleri Süleymaniye Havalimanı yakınındaki bir askeri üstte eğitmesi nedeniyle Talebani grubuyla bütün köprüleri atmış ve Hakan Fidan bir Irak seyahatinde “ Bizim elimiz kolumuz uzundur. Herkes kendine dikkat etsin” demişti. Türkmen’i böyle bir valiliğe atayarak esasında Türkiye’nin de şu anda yaşamakta olduğu bir İmralı süreç telaşı içinde Talebani grubunda aslında Ankara’ya bir zeytin dalı uzatmış oldu. Peki Barzani niye bu kadar sinirli? Barzani açısından Kerkük özel mahiyette bir yer olamaz. Mutlaka Kürdistan diye adlandırılan Kuzey Irak Kürt otonom yönetim sınırları ve idaresi içinde olmalı. Çünkü Barzani’nin siyasi ideolojisi ve yaklaşımı Kerkük’ü Kürt hareketinin ve Kürdistan’ın merkezi olarak görüyor. “
‘DÖNÜŞÜMLÜ VALİLİK BU ŞEKLİYLE DOĞRU’
Zentürk son olarak şunları söyledi: “Sen oraya bir anlaşmayla önce bir Türkmen’i sonra da bir Arabı oturtuyorsun. Bundan dolayı da böyle aşırı milliyetçi bir kimlikle ağır bir durumla karşı karşıyayız. Bence bu dönüşümlü valilik eğer Kerkük’ün statüsü bu şekliyle kalacaksa doğru bir seçim. En azından Türkmen toplumunun da Türkmen milletinin de Türk milletinin de oradaki tarihsel kimliğine saygı duyan bir formül. Umarım kışkırtmalarla ve kumpaslarla bu işler dağılmaz. Ortadoğu burası…”
