Hem duygusal hem de zihinsel olarak çocukların aynı hızda gelişmediği biliniyor. Pediatri uzmanları , çocukların zekasının sıklıkla belirli günlük alışkanlıklardan etkilendiğini vurguluyor. Uzmanlar her şeyin ebeveynlerin çocukluk boyunca ve sonrasında aşıladığı alışkanlıklara bağlı olduğunu söylüyor.
Hirsh Pasek, NPR’ye verdiği demeçte, günümüzde ebeveynlerin çocuklarını yetiştirme biçiminin yıllar sonra bazı etkileri olacağını söyleyerek “Aksi takdirde, dayanılmaz bir aile ortamı oluşur.” ifadelerini kullanıyor.
BU 3 DAVRANIŞA DİKKAT
Şeffaflık ve özgüven kuralları arasında, konuşma, yazma, okuma ve dinleme gibi temel etkinlikler aracılığıyla olsun, bu, çocukların gerçekten geliştirmesi gereken iletişim becerilerinden biridir. Aile koçu T-Ann Pierce, “Çocuklarınızla konuşmak için en etkili iletişim becerilerini geliştirmek, gelecekte yanlış anlaşılmalara, öfkeye veya kırgınlığa yol açmasını önleyen önemli bir ebeveynlik unsurudur” derken, bu kuralın “ebeveynler ve çocuklar arasındaki bağı güçlendirdiğini ve daha derin bir bağ kurmalarını sağladığını” belirtiyor.
Dahası, uzman, ebeveynlerin öğretme biçiminin çocuklarının gelecekte iletişim kurma biçimini belirleyeceğini açıklıyor. Ebeveyn diyaloğunun özünde manipülasyon veya talepler varsa, çocuğun da aynı kalıpları yansıtması muhtemeldir.
KONULARA ÖZEN GÖSTERİN
Çocuğunuzla paylaştığınız konuların, örneğin kitaplarda ele alınan konularla ve bu anın bir aile olarak paylaşılmasıyla ilgili olduğuna dikkat edin:
Aile psikoloğu Julie Nise, “Çocuğa kitap okumak özgüveni artırır ve yetişkinlerle olan bağları güçlendirir” diyor. “Dikkat merkezinde olma hissi bir çocuk için çok değerlidir.”
Bu ruh sağlığı uzmanının mantığına göre, herkes kendinden ve bazı sorunlarından bahseder: “Ama size kim kitap okur? Sadece sizinle derin bir bağ kurmuş ve gerçekten önemseyen biri,” ve çocuklar bunu dolaylı olarak hissederler.
ASIL KURTARICI: ELEŞTİREL DÜŞÜNME
Bu kural da önceki kurallara, daha özel olarak da içeriğe bağlı olacaktır. Bununla birlikte, bu uzman ebeveynler ve çocuklar arasında daha derin bir etkileşim çağrısında bulunuyor: “Ebeveynlerin sadece çocuklara bilgi vermesini değil, aynı zamanda kendi başlarına düşünmelerine de izin vermelerini gerektiriyor.”