Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, artan enerji maliyetleri ve gıda fiyatlarındaki durdurulamaz yükseliş, milyonlarca haneyi “yoksunluk” kıskacına alıyor. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun (KAMU-AR) Nisan 2026 araştırmasına göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmesi için gereken açlık sınırı 36 bin 313 liraya yükselirken, insanca yaşam için gereken yoksulluk sınırı 108 bin 820 lira oldu.
ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ AYLIĞI MASADA ERİDİ
Yıl başında yapılan zamların etkisi, henüz yılın ilk dört ayında tamamen silindi. Rakamlar, dar gelirli vatandaşın içinde bulunduğu çıkmazı tüm çıplaklığıyla özetliyor.
28 bin 75 lira olan asgari ücret, açlık sınırının 8 bin 238 lira altında kaldı. Mevcut asgari ücretle bir aile sadece 23 gün beslenebiliyor. 20 bin liralık en düşük emekli maaşı, açlık sınırının neredeyse yarısına (yüzde 55) denk geliyor. Bir emekli, maaşıyla ayın sadece 16 gününde karnını doyurabiliyor.
Bir haneye üç asgari ücret (yaklaşık 84 bin TL) girse dahi, toplam gelir yoksulluk sınırının 24 bin 595 lira altında kalarak aileyi yoksulluktan kurtaramıyor.

MEMUR MAAŞLARI YOKSULLUĞUN YARISINDA KALDI
Yılın ilk yarısı için aile ve çocuk yardımı dahil 61 bin 890 liraya çıkarılan en düşük memur maaşı, 109 bin liraya yaklaşan yoksulluk sınırının ancak yüzde 56,8’ini karşılayabiliyor. Ortalama bir memur maaşının dahi yoksulluk sınırını yakalayabilmesi için mevcut rakamın en az yarısı kadar daha artırılması gerekiyor.
GIDA SEPETİNDE SERT YÜKSELİŞ
Ankara’daki market fiyatlarından derlenen verilere göre, temel gıda kalemlerinde son bir yıldaki artışlar korkutucu boyuta ulaştı. Et, Balık ve Yumurta aylık harcama 10 bin 792 liraya çıktı. (Yıllık artış: 2 bin 872 TL). Peynir, yoğurt ve süt harcaması aylık 7 bin 444 lirayı buldu. Bir ailenin aylık meyve gideri bir önceki aya göre 290 lira artarak 3 bin 417 lira oldu. Mevsimsel etkiyle bir önceki aya göre hafif bir düşüş yaşansa da aylık sebze faturası 5 bin 291 lirada kaldı.

