İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel, Avaz Derneği’nde gerçekleştirdiği konuşmada, kamuoyunda “Şimşek Programı” olarak bilinen ekonomi politikalarını hedef aldı. Programın isimlendirilmesinden uygulanış biçimine kadar bir “sorumluluktan kaçış” stratejisi izlendiğini öne süren Özel, çarpıcı tespitlerde bulundu.
“OLACAK OLSA ADI ‘BÜYÜK TÜRKİYE’ OLURDU”
Programın başarısızlığının şimdiden kabullenildiğini ve faturanın kesileceği ismin önceden belirlendiğini savunan Özel, şu ifadeleri kullandı: “Başarısız olacağı adından belli. Olacak olsa adı ‘Büyük Türkiye’ olur, ‘Erdoğan’ olur ama ‘Şimşek’ olmaz! O olacak olsa adı Şimşek programı olmazdı. Büyük Türkiye programı olurdu, Erdoğan programı olurdu. Bu sürecin başarısızlığı ona ciro edilsin diye adı Şimşek programı.”
“BANA KALIRSA PROGRAM ÇALIŞIYOR!”
Programın “çalışmadığı” yönündeki eleştirilere ironik bir bakış açısıyla yanıt veren Özel, Mehmet Şimşek’in halka hiçbir zaman refah vadetmediğini hatırlatarak şöyle devam etti: “Bana kalırsa program çalışıyor. Sayın Şimşek bize hiçbir zaman tasarruf vadetmedi ki. Verimlilik vadetmedi. Yolsuzlukla mücadele edeceğiz demedi. Üretimi artıracağız demedi. Adam ne yaptı? ‘Ben faiz yükü vereceğim size, vergi yükü vereceğim size, ceza da yazacağım size’ dedi. Bu üçü de var mı? Var. Çalışıyor(!)”
“AYLIK HARACIMIZ NEYSE ÖDEYELİM!”
Vatandaşın yüksek faiz ve ağır vergi yükü altında ezildiğini belirten Özel, devletin ceza ve denetimler üzerinden gelir yaratma çabasına “hobi bahçeleri” örneğiyle tepki gösterdi. Bürokrasiye yönelik sert eleştirilerde bulunan Özel, şu ifadeleri kullandı: “Memleketin sırtında, milletin sırtında bir faiz yükü var. Finansmana erişim zorluğu var. Yüksek kredi faizleri var. Orta direk verginin altında eziliyor. Burada sadece parayı almaya çalışıyor. Aylık olarak bizim cezamız, haracımız neyse biz onu ödeyelim, siz de biz de uğraşmayalım.”
“ÇEREZ PARASI” ELEŞTİRİSİ
Kamudaki israf ve makam aracı tartışmalarına da değinen Osman Ertürk Özel, Mehmet Şimşek’in geçmişteki söylemlerine atıfta bulunarak, “Bunlar Türkiye Cumhuriyeti devleti için çerez parası” yaklaşımının milletin ekonomik gerçekleriyle bağdaşmadığını vurguladı.