Şanghay Jiaotong Üniversitesi tarafından geliştirilen ve 2030 yılında tamamlanması beklenen proje, okyanusun en derin noktalarında kesintisiz bilimsel faaliyet yürütmek üzere tasarlandı. Çift gövdeli yarı batık bir gemi formundaki platform, en sert deniz koşullarında bile dengesini koruyabilme özelliğiyle dikkat çekiyor. İkmal ihtiyacı duymadan 238 kişiyi dört ay boyunca barındırabilen bu mobil laboratuvar, derin deniz ekosistemlerinin incelenmesinden su altı kaynaklarının haritalandırılmasına kadar geniş bir spektrumda görev yapacak.
PATLAMALARA KARŞI KORUNUYOR
South China Morning Post’un teknik detaylarına yer verdiği platformda, olası yüksek enerjili patlamalara ve şok dalgalarına karşı “metamalzemeler” adı verilen özel yapılar kullanılıyor. Bu teknoloji, dışarıdan gelen enerjiyi emerek platformun iç kısmındaki hassas laboratuvar ekipmanlarını ve personeli koruma altına alıyor. Yapının ana fonksiyonu bilimsel veri toplamak olsa da, deniz ekipmanlarının test edilmesi ve afet uyarı sistemlerinin iyileştirilmesi gibi stratejik hedefler de projenin bir parçası olarak açıklandı.

DERİN DENİZ MADENCİLİĞİ TARTIŞMASI BAŞLADI
Dev kompleksin bilimsel amaçlarının ötesinde, derin deniz madenciliği ve kaynak çıkarımı teknolojileri için bir test istasyonu olarak kullanılabileceği öngörülüyor. Uzmanlar, okyanus tabanındaki kaynakların çıkarılmasına yönelik bu tür adımların deniz yaşam alanlarında geri dönülemez tahribatlara yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.
İKLİM VE AFET YÖNETİMİNDE KRİTİK ROL ÜSLENECEK
Okyanus tabanının büyük bir kısmının hala haritalandırılmamış olması nedeniyle projenin iklim değişikliğini anlama ve kıyı şeritlerini koruma noktasında önemli veriler sağlaması bekleniyor. Platform, derin denizden elde edilecek verilerle hava tahmin modellerini güçlendirmeyi ve doğal afetleri önceden saptamayı hedefliyor. 2030 yılı itibarıyla tam kapasiteyle çalışması planlanan yüzer adanın, küresel deniz araştırmalarında yeni bir dönemi başlatacağı öngörülüyor.