Bir ilimizde yerin altından oluk oluk servet fışkırıyor

Dünya bor rezervlerinin %73’üne ev sahipliği yapan Türkiye’de, bu stratejik gücün kalbi Eskişehir’de atmaya devam ediyor. Kırka bölgesinde yürütülen çalışmalar, boru sadece bir sanayi ham maddesi olmaktan çıkarıp, Türkiye’yi küresel enerji liginde “teknoloji üssü” haline getiriyor.

Eskişehir’deki maden sahaları, son yıllarda dünya literatürüne giren bir başarıya imza attı. Eti Maden mühendisleri tarafından geliştirilen yerli teknolojiyle, rafine bor üretimi sırasında ortaya çıkan sıvı atıklardan lityum üretilmeye başlandı.

Pilot tesis aşamasından tam kapasiteli üretime geçen tesiste, bor atıkları yüksek saflıkta lityum karbonata dönüştürülüyor.

2026 yılı itibarıyla kademeli olarak artırılan üretimin, orta vadede yıllık 600-700 ton kapasiteye ulaşarak Türkiye’nin lityum ihtiyacının önemli bir kısmını karşılaması planlanıyor.

2026 yılı başında Kırka’daki yeni lityum karbonat üretim tesisi için yaklaşık 3,9 milyar TL’lik dev bir yatırım bütçesi ayrıldı ve ihale süreci tamamlandı.

Küresel piyasalarda “beyaz altın” olarak adlandırılan lityumun yerli imkanlarla üretilmesi, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığı için hayati önem taşıyor.

Üretilen lityum; yerli otomobil Togg ve batarya üretim merkezi Siro için kritik bir tedarik güvencesi sağlıyor.

Lityumun yerli kaynaklardan elde edilmesi, batarya maliyetlerini düşürürken enerji depolama sistemlerinde dışa bağımlılığı minimize ediyor.

Eskişehir’in yer altı zenginliği bor ve lityumla sınırlı değil. Beylikova ve Sivrihisar bölgelerinde keşfedilen 694 milyon tonluk nadir toprak elementi (NTE) rezervi, şehri dünyanın ikinci en büyük sahası konumuna getirdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir