İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara’da “Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü” panelinde konuştu.
Çiftçi, “1 Ocak-25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi” dedi.
Uyuşturucuyla mücadelede medyanın rolünün önemli olduğunu belirten Çiftçi, “Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir” ifadesini kullandı.
“BU DAMARI KURUTMAK; BOYNUMUZUN BORCU”
Bakan Mustafa Çiftçi, şu ifadeleri kullandı:
“Uyuşturucu, çağımızın en büyük tehdit alanlarından biridir. Bireyi hedef alan bir bağımlılık meselesi olmanın çok ötesinde bir meseledir; aile yapımızı, gençliğimizi, toplumsal huzurumuzu, kamu düzenimizi tehdit eder, organize suç ağlarını büyütür, terör örgütlerinin finansmanına kaynak oluşturur. Yani uyuşturucu, birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır.
Bu damarı kurutmak; devlet olarak en temel sorumluluğumuz, milletimize karşı boynumuzun borcudur. Bu mücadele, çocuklarımızın istikbalini koruma mücadelesidir. Aile kurumumuzu muhafaza etme mücadelesidir. Milletimizin huzurunu, devletimizin güvenliğini ve Türkiye Yüzyılı’nın güçlü geleceğini koruma iradesidir.
Türkiye, dünyanın en stratejik coğrafyalarından birinde yer almaktadır. Doğu ile batı, kuzey ile güney arasında tarihî, ticari ve jeopolitik bir bağlantı noktasıyız. Bu konum bize büyük imkânlar sunduğu gibi, sınır aşan suçlarla mücadelede de büyük sorumluluklar yüklemektedir. Uyuşturucu kaçakçılığı güzergâhları, uluslararası suç ağları ve bölgesel istikrarsızlıklar dikkate alındığında; Türkiye’nin mücadelesi yalnızca kendi sınırlarımızdan ibaret bir güvenlik çabası değildir. Bu mücadele, bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sunan stratejik bir kararlılıktır.”
“2025 YILINDA TÜM ÖNLEME PROJELERİ KAPSAMINDA 9 MİLYON 798 BİN VATANDAŞIMIZA ULAŞILMIŞTIR”
“Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonunu huzurun, güvenin, istikrarın ve güçlü toplum yapısının yüzyılı olarak inşa ediyoruz. Bu vizyonun merkezinde insan vardır, aile vardır, gençlik ve gelecek vardır.
İçişleri Bakanlığı olarak bizler de ‘Türkiye Yüzyılı’nı, huzurun yüzyılı yapmak için ‘yeni güvenlik paradigmamızda’ ‘önleyicilik’ ilkesini merkeze alıyoruz. Artık mücadelemizi yalnızca operasyon, yakalama ve adli süreç başlıklarıyla sınırlı görmüyoruz. Riski kaynağında tespit eden, suça giden yolları kapatan, gençlerimizi koruyan, aileleri bilinçlendiren ve toplumsal farkındalığı büyüten bütüncül bir anlayışla hareket ediyoruz.”
“PRODES” TEDBİRİ
“Bu anlayışın önemli araçlarından biri de Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüz bünyesinde yürütülen PRODES’tir; yani Proje Destek Sistemi’dir. Bakanlığımız, derneklere proje karşılığında hibe desteği sağlamakta; STK’larımızın kurumsal kapasiteleri güçlendirilmekte, kamu-STK iş birliği geliştirilmekte ve toplumsal sorunlara gönüllü kuruluşlar eliyle çözüm üretilmektedir.
2010 yılından bugüne kadar derneklerimize geliştirdikleri projeler karşılığında çok önemli hibe destekleri sağlanmıştır. 2026 yılı destek başlıkları arasında ‘uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile mücadele’ de özel olarak yer almaktadır. Bugünkü panel de bu anlayışın somut ve kıymetli bir örneğidir.
Yine Emniyet Genel Müdürlüğümüz bünyesinde yürüttüğümüz önleyici sosyal projelerimiz de bu mücadelenin çok önemli bir ayağını oluşturmaktadır. ‘NARKOREHBER’ ile yetişkinlere ulaşıyoruz. ‘En İyi Narkotik Polisi: Anne’ projesiyle annelerimizi ve anne adaylarımızı bilinçlendiriyoruz. ‘Narko Gençlik’ eğitimleriyle üniversiteli gençlerimize temas ediyoruz. ‘NARKO-KAAN’ ile özel güvenlik görevlilerimizin farkındalığını artırıyoruz. ‘NARKOLOG’ ile sahadan gelen verileri analiz ediyor, riskleri daha doğru okuyoruz. ‘Narko-Nokta’, ‘Narko-Tır’, ‘Narko 191’ ve ‘UYUMA’ gibi çalışmalarla vatandaşlarımızı sürecin aktif paydaşı haline getiriyoruz. 2025 yılında tüm önleme projeleri kapsamında 9 milyon 798 bin vatandaşımıza ulaşılmıştır.”
4 AYDA UYUŞTURUCU İMAL VE TİCARETİNE YÖNELİK 17 BİN 188 OPERASYON GERÇEKLEŞTİ
“Sahada da mücadelemiz kesintisiz sürmektedir. 1 Ocak-25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi. Hedef aldığımız 298 organize suç örgütünün 46’sının narkotik suç odaklı olması, uyuşturucu tehdidinin organize suçla, sokak şiddetiyle, yasa dışı para ağlarıyla ve terörün finansmanıyla ne kadar iç içe geçtiğini açıkça göstermektedir.
‘Uyuşturucu ile mücadelede medyanın rolü’, son derece ehemmiyet arz eden bir konudur. Bizler medyayı; toplumu bilinçlendiren, aileleri uyaran, gençleri koruyan, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan ve mücadele iradesini geniş kitlelere taşıyan en stratejik paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Burada bulunan her bir medya temsilcimizin, toplumun ortak vicdanına seslenen çok kıymetli bir sorumluluk üstlendiğini özellikle ifade etmek isterim.
Çünkü bu mücadelede kelimeler de en az operasyonlar kadar önemlidir. Haber dili, görsel tercihleri, başlıklar, tekrar edilen ifadeler ve yayın akışı toplumsal algıyı doğrudan etkiler. Uyuşturucuyu özendiren, normalleştiren, magazinleştiren, merak uyandıran her anlatım, mücadeleye zarar verir. Toplumu bilinçlendiren, resmi kurumların doğru bilgisini esas alan sorumlu yayıncılık ise mücadelemize büyük güç katar.”
“ONLARI REYTİNG MALZEMESİ HALİNE GETİRMEMELİYİZ”
“Bu noktada haber metinlerinden dizi repliklerine, film senaryolarından dijital içeriklere kadar kullanılan dile özel bir hassasiyet göstermeliyiz. Uyuşturucuyu cazip, keyif verici ya da kolay ulaşılabilir gösteren her ifade; gençlerimiz için risk üretir. Bağımlı bireyleri de ötekileştiren, inciten, çaresiz ya da tehlikeli gösteren haber dilinden kaçınmalıyız. Kimliklerini ve mahremiyetlerini korumalı; onları reyting malzemesi haline getirmemeliyiz.
Uyuşturucunun kullanım şekli, temin yolu, fiyatı ve geçici etkileri haberleştirilmemeli; bunun yerine tedavi, rehabilitasyon, başarı hikâyeleri ve ailelere yol gösteren içerikler öne çıkarılmalıdır. Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir. Bu nedenle medyamızı, uyuşturucuyla mücadelede yalnızca izleyen ve aktaran bir unsur olarak değil; çözümün parçası olan, toplumsal direnci artıran, farkındalık zincirini büyüten güçlü bir ortak olarak görüyoruz.
Devletimizin sahadaki kararlılığı, sivil toplumun gönüllü emeği ve medyamızın sorumlu yayıncılık anlayışı birleştiğinde bu mücadele çok daha güçlü bir toplumsal zemine kavuşacaktır. Uyuşturucuya karşı operasyon sahada yapılır; toplumsal bilinç doğru bilgiyle, doğru dille, doğru yayıncılıkla inşa edilir. Bu vesileyle, projeye katkı sunan kuruluşlarımıza, panelistlerimize, medya temsilcilerimize ve bütün katılımcılarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Rabbim evlatlarımızı her türlü kötülükten muhafaza eylesin. Milletimizin huzuru, gençlerimizin geleceği ve Türkiye Yüzyılı’nın güçlü yarınları için mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.”