Petrolün geleceği için çok konuşulacak tahmin: 15 yıl süre verdiler

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşla birlikte kapanan Hürmüz Boğazı petrol piyasasında ciddi dalgalanmalara neden oldu. bölgenin en önemli geçiş noktalarından biri olan Boğaz’ın kapanması hem petrol arzında ciddi sorunlara neden oldu, hem de petrol fiyatlarında artışın önünü açtı.

Ancak bugün çıkan bir karar en az Hürmüz Boğazı’ndaki istikrarsız durum kadar deprem etkisin yarattı. Birleşik Arap Emirlikleri 1 Mayıs itibari ile OPEC üyeliğinden ayrıldığını duyurdu.

Birleşik Arap Emirlikleri Enerji Bakanı, Hürmüz’deki kısıtlamalar sebebiyle piyasaya büyük etki olmayacağını savunarak “karar için şimdi doğru zaman” ifadelerini kullandı. Bakan, kararın “uzun vadeli stratejik ve ekonomik vizyon çerçevesinde” alındığını söyledi ve “OPEC sorumluluklarımızdan kurtulmuş olmamız bize esneklik sağlayacak” diye konuştu.

Rusya Araştırmaları Enstitüsü’nün sosyal medya hesabından paylaştığı analizde “BAE, Suudi Arabistan’ın Hürmüz’ü bypass ederek kendi petrolünü rahatça sattığını fark edince OPEC’ten ayrılıp aynı yolu denemeye karar verdi” ifadeleri yer aldı.

Analizde Suudi Arabistan’ın piyasanın altında verdiği petrol fiyatı ile yeni müşteriler bağlamaya çalıştığının altı çizilerek, şöyle denildi:

“Suudi Arabistan, yılda 301 milyar dolar değerinde mal ihraç ediyor. Bunlara arsında petrol, yakıtlar, kimyasallar ve plastikler var. Çin, Hindistan ve Japonya en çok mal sattığı ülkelerdir. Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’deki Yanbu limanına ulaşan Doğu-Batı Boru Hattı, Hürmüz’ü bypass etti. Suudi Arabistan, şu anda piyasanın altında petrol fiyatı ile yeni müşteriler bağlamaya çalışıyor.”

“CİDDİ KIRILMALARA NEDEN OLABİLİR”

Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC’ten ayrılmasının petrol piyasasında ciddi kırılmalara neden olabileceğine dikkat çekilen analiz şöyle devam etti:

“Bu süreçte BAE şile rekabet etmek zorunda kalıyorlar. Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC!ten ayrılması Körfez’de ve petrol piyasasında önemli kırılmalara neden olabilir.

İran’!daki savaş BAE’yi hem İran’dan hem de Suudi Arabistan’dan ayırarak doğrudan ABD ve İsrail hattına itiyor. Bölgede “Arap Dayanışması” artık çöküyor. Bundan sonra ne iran’ıun ne de Suudi Arabistan’ın petrol fiyatını tek başına belirleme etkileri kalmıyor.

OPEC+ içinde Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında üretim politikaları konusunda zaten uzun süre anlaşmazlık yaşanıyordu. Birleşik Arap Emirlikleri, sadece ham petrol satışıyla değil, hidrojen, amonyak ve yenilenebilir enerji için küresel bir merkez olmayı amaçlıyor. Bunun için acil ve çok paraya ihtiyaçları var.

Fosil yakıtlara yönelik talebin 2040’a kadar azalacağı düşünülüyor. Bu nedenle 15 yılda ne kadar çok petrol satarlarsa o kadar kar olarak görüyorlar.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir