Maden işçilerini en iyi tanımlayanların başında ünlü şairimiz Orhan Veli gelir.
Orhan Veli, 1945 yılında Zonguldak’ı ziyaret eder.
Maden işçileriyle görüşür, sohbet eder.
Sonra “Zonguldak” şiirini yazar.
Şiir şu dizilerle biter:
“Siyah Akar Zonguldak’ın deresi
Yüz karası değil kömür karası
Böyle kazanılır ekmek parası”
Bu dizeler sadece Zonguldak kömür emekçilerini değil tüm maden işçilerini tarif eder.
Ankara’ya kadar yürüyen ve Kurtuluş Parkı’nda açlık grevi eylemini sürdüren Eskişehir maden işçilerinin yüzlerindeki lekeler de yüz karası değil kömür karasıdır.
Enerji Bakanlığı’na yürümek isteyen maden işçileri Kurtuluş Parkı’nda kolluk güçlerinin orantısız müdahalesiyle karşılaşıyor.
Dün yapılan müdahalede işçilerden birinin kaburgasının kırıldığı haberi de geldi.
Zaten açlık grevi nedeniyle güçsüz düşen madencilere bir de kolluk güçlerinin sert müdahalesi kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı.
Bu tepki üzerine İçişleri Bakanlığı’nın polislere daha “müsamahalı” davranmaları talimatı verdiği haberi de kamuoyuna yansıdı.
Oysa hiçbir taşkın harekette bulunmayan bu işçilere karşı kolluk güçlerinin görevi onlara biber gazı sıkıp, copla müdahale etmek değil, sadece gitmek istedikleri yere varıncaya kadar güvenliklerini sağlamak olmalıydı.
Eylem yapan işçileri dinleyince taleplerinde ne kadar haklı oldukları anlaşılıyor.
Örneğin bir maden işçisi kameralara bir kağıt parçası gösterdi.
Kağıtta eşinin mutfak için istedikleri yazılıydı:
1 kilo domates
1 kilo salatalık
3-4 kilo patates
4-5 limon
1 demet maydanoz
1 kilo soğan
Bu kadar
Madenci Salih bu listeyi gösterdikten sonra “bunları alacak param yoktu, alamadım” dedi.
Bir diğer madenci “ev sahibine 80 bin lira, bakkala 70 bin lira borcum var. Maaşımı alamadım, arkadaşlardan borç alarak yaşıyorum” diye haykırdı.
Bu iki örnek bile maden işçilerinin sürüklendiği koşulları göstermeye yetiyor.
Üç aydır maaşını, işten çıkarılmasına karşın bir yıldır tazminatı alamayan işçiler eylem yapıyor.
Yüzlerinin akıyla…
Dün akşam saatlerinde Bağımsız Maden İş Sendikası’nın yetkilileri işverenle anlaşamaya varıldığını açıkladılar.
Umarım işçilerin tüm hakları eksiksiz ödenir.