Hürmüz piyasaları rayından çıkardı: Altın sert düştü petrol fırladı

Ortadoğu’daki savaş dokuzuncu haftasını geride bırakırken, bölgedeki çatışmaların faturası her geçen gün ağırlaşıyor.

ALTINDA BÜYÜK DÜŞÜŞ

Piyasalar Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan gerilimle adeta raydan çıkmış durumda. ABD ile İran arasındaki barış trafiğinden sonuç çıkmaması ve kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatının neredeyse tamamen kesilmesi, piyasalardaki yangını körükledi.

Altın, savaşın başladığı şubat ayı sonundan bu yana yaklaşık yüzde 13 oranında değer kaybetti. Nisan ayını üst üste ikinci aylık düşüşle kapatmaya hazırlanan külçe altın, önceki üç oturumda yaşadığı yüzde 3,4’lük kaybın ardından gelen alımlarla ons başına yüzde 0,7 yükselerek 4.580 doların üzerine çıktı.

Gram altın09:30 itibariyle 6 bin 643 TL’den işlem görürken ons altın 4 bin 586 dolardan değer görüyor.

PETROLDE SON 4 YILIN REKORU

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın petrol ihracatını engellemek ve Tahran yönetimini masaya zorlamak amacıyla limanlara yönelik deniz ablukasının süreceğini ilan etmesi, akaryakıt fiyatlarını tetikledi.

Piyasalarda yaşanan sarsıntıyla birlikte Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,96 oranında değer kazanarak 120 dolar bandına yerleşti. ABD ham petrolü (WTI – West Texas Intermediate) ise yüzde 0,2 artışla 107,09 doları gördü. Bir önceki işlem gününde Brent petrolde yüzde 6, WTI tarafında ise yüzde 7’lik devasa artışlar kaydedilmişti. The Wall Street Journal’ın haberine göre Trump, kurmaylarına İran’a yönelik ablukanın uzun vadeli planlanması talimatını verdi.

Brent petrolün varili 120 dolar bandına yerleşerek Haziran 2022’den bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı.

Piyasalardaki bu kaotik ortama rağmen, Dünya Altın Konseyi (WGC) verileri dikkat çekici bir gerçeği ortaya koydu. Merkez bankaları, yılın ilk çeyreğinde altın rezervlerini son bir yılın en hızlı temposuyla artırdı. Bireysel yatırımcı ve milyonlar düşen fiyatlar karşısında yön ararken, dev kurumların alım dalgası fiyatlardaki sert çakılmanın önündeki tek baraj olarak duruyor.

Axios tarafından paylaşılan bilgilere göre; ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran yönetiminin Hürmüz Boğazı’nı yeniden trafiğe açma teklifini reddetmesi yükselişte ana etken oldu. Bu durum, nükleer bir mutabakat sağlanana kadar ablukanın kalıcı olabileceği şeklinde yorumlanıyor.

TRUMP’TAN SERT MESAJ: “ARTIK İYİ ADAM YOK”

Siyasi gerilimi tırmandıran hamle ise Donald Trump’ın kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşım oldu. Trump, İran’a yönelik şu ifadeleri kullandı:

“İran toparlanamıyor. Nükleer olmayan bir anlaşmayı nasıl imzalayacaklarını bilmiyorlar. Bir an önce akıllanmaları lazım!”

Trump’ın bu sözlerine, elinde silah tuttuğu ve arka planda patlamaların göründüğü, üzerinde “Artık iyi adam yok!” yazan yapay zekâ üretimi bir görsel eşlik etti.

ARZIN SADECE YÜZDE 4’Ü AKABİLİYOR

Londra Borsası Grubu (LSEG – London Stock Exchange Group) verilerine göre, Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar Brent petrolü 2022 yılının ortasından bu yana görülen en yüksek seviyeye taşıdı.

Goldman Sachs tarafından yapılan analizlerde ise çarpıcı bir veri öne çıktı: Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol miktarı, normal dönemlerin sadece yüzde 4’üne kadar geriledi. Banka uzmanları, İran’ın ihracat imkanlarının kısıtlı olması ve depolama kapasitesindeki yetersizlik nedeniyle, ablukanın sürmesi durumunda piyasadaki darlığın çok daha derinleşeceği konusunda uyarıyor.

BAE’NİN HAMLESİ YARALARI SARMAYA YETMEYEBİLİR

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılan Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) üretim kapasitesini artırma kararı ise piyasalara merhem olamadı.

Uzmanlar, BAE’nin üretim artışının mevcut darlığı kısa vadede kapatamayacağını, etkinin ancak orta vadede ve kademeli olarak hissedilebileceğini öngörüyor.

FED’İN FAİZ KARARI BEKLENİYOR

ABD Merkez Bankası (Fed), piyasaların beklediği yönde faizleri sabit tutma kararı aldı ancak banka içindeki bölünme son 34 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Karar 8’e karşı 4 oyla alınırken, Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyeleri arasında 1992’den bu yana ilk kez bu kadar büyük bir görüş ayrılığı yaşandı. Dört yetkilinin faiz indirim sinyallerine sert şekilde karşı çıkarak “şahin” tutum sergilemesi, borçlanma maliyetlerinin daha uzun süre yüksek kalacağı endişesini tetikledi.

İki yıllık ABD tahvil getirileri, bu ayrışmanın etkisiyle 2022’den beri en güçlü yükselişini kaydetti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir