ABD/İsrail ile İran arasında tırmanan gerilim küresel dengeleri sarsarken, kriz bu kez NATO içinde ciddi bir çatlağı gün yüzüne çıkardı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptığı açıklamada, özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gelişmeler sırasında NATO müttefiklerinden beklenen askeri ve lojistik desteğin sağlanmadığını vurguladı. Rubio’nun sözleri, Washington’un ittifaka yönelik sabrının azaldığı şeklinde yorumlandı.
Rubio, ABD’nin müttefiklerinden doğrudan savaşa katılmalarını istemediğini ancak kritik anlarda üslerin kullanımı ve lojistik destek taleplerine olumsuz yanıt verilmesini sert bir dille eleştirdi. “Biz onlardan hava saldırısı düzenlemelerini talep etmiyoruz. Ancak askeri üslerini kullanmamız gerektiğinde ‘hayır’ cevabını alıyoruz. O zaman neden NATO’nun içindeyiz?” ifadelerini kullanan Rubio, ittifakın işlevselliğini açıkça sorguladı.
NATO’DA YENİ DÖNEM Mİ BAŞLIYOR?

Uzmanlara göre Rubio’nun açıklamaları, sadece anlık bir tepki değil; aynı zamanda ABD’nin NATO içindeki rolünü ve beklentilerini yeniden tanımlayabileceğinin işareti.
ABD’nin ittifak içinde daha fazla yük paylaşımı talep ettiği bilinirken, son gelişmeler bu tartışmayı daha da alevlendirdi. Washington’un “koşulsuz destek” beklentisi ile Avrupa ülkelerinin temkinli yaklaşımı arasındaki farkın büyümesi, NATO’nun geleceğine dair soru işaretlerini artırıyor.
KÜRESEL ETKİLER BÜYÜYEBİLİR
NATO içinde yaşanabilecek bir güven krizi, sadece askeri dengeleri değil, enerji piyasalarından küresel ticarete kadar geniş bir alanı etkileyebilir. Özellikle Ortadoğu’daki gerilimin tırmanması durumunda, ittifak içindeki koordinasyon eksikliği daha büyük riskler doğurabilir.
ABD cephesinden gelen bu sert çıkışın ardından gözler, NATO müttefiklerinden gelecek yanıtlara çevrildi. İttifakın birlik görüntüsünü koruyup koruyamayacağı ise önümüzdeki süreçte netleşecek.
