ABD Başkanı Donald Trump ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte arasında çarşamba günü yapılan son görüşmede, İran dosyası öncelikli başlıklar arasında yer aldı. Taraflar, diplomatik sürecin geleceğini ve bölgedeki gerilimin seyrini ele aldı. Görüşmenin ardından Washington yönetiminin önünde sınırlı seçeneklerin kaldığı ifade edildi.
İran ile 21 saat süren temasların sonuçsuz kalması, ABD yönetiminin stratejik tercihlerini yeniden gündeme taşıdı. Görüşmelerin başarısız olmasıyla Beyaz Saray, müzakereleri sürdürmeye ya da savaşı yeniden başlatmaya karar verecek. Beyaz Saray’ın bir sonraki adımı, hafta sonu yapılacak değerlendirmeler sonrasında netleşecek.
Beyaz Saray yetkilileri, sürecin bundan sonraki aşamasına ilişkin kararın hafta sonu Florida’da yapılacak değerlendirmeler sonrasında Başkan Trump tarafından açıklanacağını bildirdi. Yönetimin karşı karşıya olduğu seçeneklerin her birinin önemli siyasi ve stratejik riskler içerdiği kaydedildi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance
21 SAATLİK GÖRÜŞMELERDEN SONUÇ ÇIKMADI
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İranlı yetkililerle yürüttüğü müzakereler, beklenen ilerlemeyi sağlayamadı. Taraflar arasında temel anlaşmazlık başlıklarında herhangi bir uzlaşı sağlanamadı.
Görüşmelerin ardından Vance, temasların içeriğine ilişkin sınırlı açıklama yaparak, “Kırmızı çizgilerimizin ne olduğunu, hangi konularda taviz vermeye hazır olduğumuzu çok açık bir şekilde belirttik. Onlar bizim şartlarımızı kabul etmemeyi tercih ettiler” ifadelerini kullandı.
ABD tarafı, İran’a nükleer programını tamamen sonlandırmasını içeren bir teklif sundu. İranlı yetkililer ise bu yaklaşımı kabul etmezken ABD’ye karşı bir teklif yaptı. İki tarafın da uzlaşmaya yanaşmaması üzerine müzakereler çıkmaza girdi.

Pakistan’ın başkenti İslamabad’daki görüşmelere Trump’ın damadı Jared Kushner (solda) ve ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff da katıldı.
ABD SALDIRILARI İRAN’A GERİ ADIM ATTIRMADI
Son görüşmeler, şubat ayı sonlarında Cenevre’de sonuçsuz kalan diplomatik girişimlerle benzerlik gösterdi. Cenevre görüşmelerini terk eden ABD, İran’ın füze kapasitesi ve askeri altyapısını hedef alan 38 gün süren geniş çaplı saldırılar gerçekleştirdi.
Trump yönetimi, İran’ın yoğun askeri baskı karşısında tutum değiştireceğini öngördü. Pentagon verilerine göre 13 binden fazla hedefin vurulduğu operasyonlar, Washington’un stratejik baskı unsuru olarak değerlendirildi.
İran tarafı ise bu süreçte geri adım atmayacağını ortaya koydu. İranlı yetkililer, askeri saldırıların ülkenin kararlarını değiştirmeyeceğini vurguladı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi
İRAN’DAN KARARLILIK MESAJI
İran Dışişleri Bakanlığı, görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada kararlılık vurgusu yaptı. ABD ile yürütülen müzakerelerin mevcut koşullarda ilerleme kaydetmediğini ortaya koyan açıklamada, “Büyük önderlerimizin, sevdiklerimizin ve yurttaşlarımızın ağır kaybı, İran ulusunun çıkarlarını ve haklarını savunma konusundaki kararlılığımızı her zamankinden daha da güçlendirmiştir” denildi.
Tahran yönetimi, nükleer faaliyetlerin tamamen sonlandırılmasına yönelik talepleri kabul etmedi. İranlı yetkililer, bu konunun ülkenin egemenlik hakları kapsamında değerlendirildiğini ifade etti.
UZUN MÜZAKERE YA DA YENİ SAVAŞ İHTİMALİ
Diplomatik sürecin tıkanması, ABD yönetiminin önündeki seçenekleri daralttı. Görüşmelerin başarısız olmasıyla Trump yönetimi, birkaç tatsız seçenekle karşı karşıya kaldı.
The New York Times’ın haberinde, bu seçeneklerin, Tahran’la nükleer programının geleceği konusunda uzun bir müzakere veya modern zamanların en büyük enerji aksaklığına yol açan bir savaşın yeniden başlatılması ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün kimde olacağı konusunda uzun bir mücadele olasılığı olduğu değerlendirildi.
Barack Obama döneminde varılan nükleer anlaşmanın müzakereleri yaklaşık 2 yıl sürmüştü. Bu anlaşma kapsamında İran’ın sınırlı düzeyde nükleer faaliyet yürütmesine izin verilmiş ve bazı kısıtlamalar 2030 yılına kadar aşamalı şekilde kaldırılmıştı.
Mevcut tabloda ise taraflar arasında benzer bir uzlaşı zemininin oluşmadığı görülüyor. ABD yönetimi, İran’ın nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırmasını talep ederken Tahran bu yaklaşımı reddediyor.

ENERJİ KRİZİ RİSKİ
Bölgedeki gerilimin en kritik başlıklarından biri Hürmüz Boğazı’nın durumu olarak öne çıkıyor. İran, görüşmelerde bu konuyu öncelikli gündem maddesi haline getirdi. Taraflar, boğazın kontrolü ve güvenliği konusunda farklı pozisyonlar sergiledi.
İran Dışişleri Bakanlığı, görüşmeler sürerken yaptığı bir duyuruda, “Son 24 saatte, Hürmüz Boğazı, nükleer mesele, savaş tazminatları, yaptırımların kaldırılması ve İran’a karşı savaşın tamamen sona erdirilmesi de dahil olmak üzere ana konuların çeşitli boyutları ele alındı” ifadelerine yer vermişti.
ABD yönetimi, savaşın yeniden başlaması halinde küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalar yaşanabileceğini değerlendiriyor. Daha önce petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sinin kesintiye uğraması, fiyatlarda sert artışlara ve kritik hammaddelerde kıtlığa yol açmıştı.

TARAFLAR TAVİZ VERMEDİ
Görüşmelerin ardından hem ABD hem de İran ilk turdan kendi lehlerine sonuç çıktığını savundu. Washington, askeri baskının etkili olduğunu değerlendirirken Tahran yönetimi direnç gösterdiğini ifade etti.
Tarafların mevcut pozisyonlarını koruması, kısa vadede yeni bir uzlaşı ihtimalini zayıflatıyor. Diplomatik sürecin yeniden canlandırılması için tarafların temel taleplerinde değişiklik yapması gerektiği belirtiliyor.
Ortaya çıkan tablo, bölgedeki gerilimin süreceğine işaret ediyor. ABD yönetiminin atacağı adımların, hem diplomatik süreci hem de küresel enerji dengelerini doğrudan etkileyeceği öngörülüyor.