TÜM dünyanın gözü dün Pakistan’ın başkenti İslamabad’da ABD ve İran heyetlerinin yaptığı görüşmeye kilitlendi. Pakistan’a ilk olarak önceki gece İran heyeti ve dün sabah saatlerinde de ABD’liler geldi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in liderlik ettiği Amerikan heyetinde ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff, damadı Jared Kushner yer alırken, İran heyeti ise Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi liderliğinde dışişleri yetkilileri ve bazı güvenlik yetkililerinden oluştu. Taraflar önce Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdi. Doğrudan görüşme için önşartlar sunduğu belirtilen İran, Pakistan’ın iknası sonucu masaya oturdu. ABD ve İran 2015’ten bu yana ilk kez doğrudan görüşme gerçekleştirdi. Karşılıklı sert açıklamalar ve gerilimli bir ortamda başlayan görüşmelerin, savaşı bitirebilecek olumlu bir havada ilerlemesi kalıcı barış umutlarını arttırdı.

KALABALIK HEYETLER
Görüşmeler öncesi dikkat çeken detaylardan biri her iki ülkenin de kalabalık heyetlerle Pakistan’a gelmesi oldu. İran tarafının 36’sı medya mensubu olmak üzere ekonomi, güvenlik ve siyasi uzmanlardan oluşan 86 kişilik bir heyetle görüşmelere geldiği belirtilirken, Reuters’a konuşan Pakistanlı kaynaklar ABD’nin de yaklaşık 100 kişilik bir ekiple İslamabad’a vardığını aktardı. Uzmanlar, her iki ülkenin de kalabalık heyetlerle gelişinin uzlaşma ihtimalinin yüksekliğine işaret ettiği yorumunu yaptı. Görüşmeler, Pakistan Dışişleri Bakanlığı ile İslamabad’daki Atatürk Caddesi arasında yer alan Serena Oteli’nde gerçekleşti.
İRAN ÖN ŞART SUNMUŞ
ABD Başkanı Trump, İslamabad zirvesi öncesinde “anlaşma olmazsa vururuz” tehdidinde bulunurken, İran Dışişleri Bakanı Arakçi müzakerelere ABD’ye karşı “tam bir güvensizlik içinde” geldiklerini kaydetti. Taraflar önce ev sahibi ülkenin başbakanı Şerif’le görüştü. İran tarafının doğrudan masaya oturmak için İran’ın yurtdışındaki dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması ve İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının durmasını önşart olarak sunduğu iddia edildi. Bu şartlar altında önce dolaylı yürütüleceği söylenen müzakereler, Pakistan’ın İran’ı ikna etmesiyle tek masada üçlü görüşmelere dönüştü. Al Jazeera’ya konuşan İranlı kaynaklar, Lübnan’da ateşkes talebinin müzakere masasına taşındığını aktardı.

FONLARDA OLUMLU GELİŞME
Tahran, ‘dondurulmuş varlıklar’ konusunda ABD-İran hattında olumlu gelişmelerin sinyalini de verdi. İran heyetine yakın kaynaklar, müzakereler öncesi, ABD’nin İran’ın hafta ortası basına yansıyan 10 maddelik talep listesindeki dondurulmuş İran varlıkları konusuna olumlu yaklaştığını bildirdi. Buna göre İran’ın yalnızca Katar’daki 6 milyar dolarlık varlığının serbest bırakılacağı belirtiliyor.
İLK İKİ TUR 6 SAAT SÜRDÜ
Öte yandan Al Jazeera, heyetlerin ilk iki tur görüşmesinin altı saat sürdüğünü iddia etti. Görüşmeler ‘kapalı kapılar ardında’ yürütülürken, heyetler tartışılan konularla ilgili hazırladıkları yazılı metinleri karşılıklı olarak paylaştı. İstişarelerin ardından üçüncü tur başladı. Bu turda daha teknik maddelere odaklandığı belirtildi. Görüşmelerin başlangıçta ‘bir gün’ sürmesi beklenirken, ek müzakerelerle uzatılacağı iddia edildi.
HÜRMÜZ ENGELİ
İlk turun müzakerelerinde Hürmüz Boğazı konusunda sorun yaşandığı da öne sürüldü. İran basınına göre, Hürmüz Boğazı konusunda ciddi anlaşmazlıkların yaşandığı ve ABD tarafının ‘aşırı talepleri’ nedeniyle sürecin ilerlemesinin engellendiği iddia edildi.
TRUMP: BİZ KAZANDIK
ABD Başkanı Donald Trump da müzakereler devam ederken, “Ne olursa olsun ABD kazandı. İran’ı yendik. Anlaşma olsun ya da olmasın biz kazandık” yorumunu yaptı.
TRUMP: HÜRMÜZ’Ü TEMİZLİYORUZ
TÜM dünya müzakerelere kilitlenmişken dün günün ilk açıklaması ABD Başkanı Donald Trump’tan geldi. ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki mayınları temizlemeye başladığını iddia eden Trump, sosyal medya paylaşımında “Şu anda, Çin, Japonya, Güney Kore, Fransa, Almanya ve daha birçok ülke dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ülkelere ‘bir iyilik’ olarak Hürmüz Boğazı’nı temizleme sürecine başlıyoruz” ifadelerini kullandı ve Tahran’ın mayın döşeyen gemilerinin tamamının batırıldığını öne sürdü. Trump’ın açıklamasının ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı da (CENTCOM) Hürmüz Boğazı’nda mayın temizleme görevine başlandığını ve iki geminin boğazdan geçtiğini duyurdu. Ardından İran ordusu da CENTCOM’un iddialarını yalanladı. Boğaz denetiminin İran’da olduğunu öne sürdü.
İRAN MAYINLARI BULAMIYOR MU
ABD’li yetkililere göre İran’ın ateşkese rağmen Hürmüz’ü etkili şekilde açamamasının sebebi döşenen mayınlar. İran geçen ay yerleştirdiği mayınların tamamını tespit edemiyor. Mayınların durumunun müzakere sürecini de etkileyebileceği belirtiliyor.
İSRAİL’İN MASADA KENDİSİ YOK, GÖLGESİ VAR
ABD ve İran heyetleri İslamabad’da Pakistanlı arabulucular aracılığıyla müzakereleri yürütürken görüşmelerin üzerine İsrail’in gölgesi düştü. Masada olmayan ama müzakerelerin akıbetini belirleyen aktör olarak gösterilen Tel Aviv’in Lübnan’a yönelik saldırıları kurulan masayı devirebilir. Lübnan Cumhurbaşkanlığı, ABD arabuluculuğunda, İsrail ile ateşkes görüşmeleri ve müzakere tarihinin ele alınması için ilk toplantının salı günü Washington’da yapılacağını duyururken Hizbullah’ın siyasi kanadından itiraz geldi. İsrail, ABD ve İran’ın ateşkes kararının hemen ardından Lübnan’a yönelik ‘Sonsuz Karanlık Operasyonu’nu başlatmış, eş zamanlı düzenlediği saldırılarda 357 sivili öldürmüştü.
NETANYAHU’DAN HİZBULLAH ŞARTI
İsrail Başbakanı Biyamin Netanyahu da X’teki paylaşımında, Washington’da yapılması planlanan müzakerelere atıfta bulunarak, İsrail’in Lübnan ile bir barış anlaşmasına hazır olduğunu ancak ‘Hizbullah’ın silahsızlandırılmasının’ ana madde olduğunu aktardı. Ayrıca Netanyahu İran’la savaşa devam edeceklerini söyledi.
‘ÖNCE AMERİKA’ DİYENLERLE ANLAŞIRIZ
İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Arif de Pakistan’daki görüşmelerde ABD’nin İsrail’in değil kendi çıkarlarını gözetmesi gerektiğini söyledi. Arif, “İslamabad’da ‘Önce Amerika’ politikasını içselleştiren yetkililerle müzakere edersek anlaşırız, ‘Önce İsrail’ denilerek anlaşmaya varılamaz” dedi.
İsrail’in dün yine Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında 14 kişi öldü.

ÇİN’DEN İRAN’A HAVA SAVUNMA SİSTEMİ İDDİASI
ABD istihbaratına göre Çin, önümüzdeki haftalarda İran’a gelişmiş hava savunma sistemleri göndermeye hazırlanıyor. Amerikan kaynaklarının CNN’e verdiği bilgilere göre, gönderilmesi planlanan sistemler arasında omuzdan atılan hava savunma füzeleri de (MANPADS) bulunuyor. Bu tür füzeler tek kişi tarafından taşınabiliyor ve kullanımı kolay olduğu için özellikle hassas kabul ediliyor. Yetkililer, sevkiyatın doğrudan Çin’den yapıldığının gizlenmesi için üçüncü ülkeler üzerinden gerçekleştirilebileceğini belirtiyor. Bu gelişme, ABD ile İran arasında süren gerilim ve kırılgan ateşkes sürecinde dikkati çekiyor. Çin yönetimi iddiaları reddederek çatışmada herhangi bir tarafa silah sağlanmadığını belirtirken iddiaları “asılsız” olarak nitelendirdi. Uzmanlara göre, eğer iddia edilen sevkiyat gerçekleşirse İran’ın hava savunma kapasitesi güçlenebilir ve bu durum Ortadoğu’daki askeri dengeyi etkileyebilir. Geçen hafta İran’da düşürülen Amerikan F-15 savaş uçağının MANPADS gibi omuzdan atılan bir füzeyle vurulduğu ileri sürülmüştü.