AK Parti’li Hatipoğlu’ndan Balmumu Heykeller Müzesi açıklaması

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi ve Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’ne ilişkin Eskişehir Büyükşehir Belediyesine eleştiride bulundu.

Hatipoğlu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Balmumu Heykeller Müzesi’nin Eskişehir’in göbeğinde yıllardır herkesin gördüğü ama arka planındaki gerçeklerin sır gibi saklandığı bir yapı yükseldiğini belirtti.

Müzenin bugün Eskişehir’de şeffaflıktan uzak yönetim anlayışının cevapsız soruların ve karanlık ilişkiler ağının en somut sembolü haline geldiğini öne süren Hatipoğlu, ortada devasa bir ekonomik değere karşın bu değerin mülkiyeti, yönetimi ve kontrolünün halen tam bir muamma olduğunu ifade etti.

Eskişehir halkının gözü önünde işleyen bu çarkın hangi kaynaklarla döndüğü ve elde edilen milyonların nereye aktığının bugüne kadar açıklanmadığını aktaran Hatipoğlu, şunları kaydetti:

“Buradan kaçamak cevaplara yer bırakmayacak netlikte soruyorum. Bu müzenin gerçek sahibi kimdir? Eskişehir Büyükşehir Belediyesi mi? Yoksa bir vakıf ya da şahıs mıdır? Eğer bu yapı bir vakfa aitse belediye ile bağı nedir? Müze binası inşa edilirken içindeki eserler yapılırken belediye bütçesi, personeli ve imkanları kullanılmış mıdır? Kullanıldıysa harcanan kamu kaynağının toplam tutarı ne kadardır? Eğer bu yapı bir vakıf çatısı altında faaliyet gösteriyorsa bu vakfın başkanı kimdir, mütevelli heyeti hangi isimlerden oluşmaktadır? Vakfın yönetim yapısı, karar alma mekanizmaları ve vakıf senedinin içeriği kamuoyuna açık mıdır? Bu vakıf ile belediye arasındaki mali ve idari ilişki hangi hukuki zemine dayanmaktadır? Kamu kaynaklarının kullanıldığı bir süreç söz konusuysa bu kaynakların hangi usulle hangi kararlarla ve kimlerin onayıyla aktarıldığı ayrıca müzenin işletme giderleri, personel maaşları, elektrik ve bakım gibi kalemlerin hangi bütçeden karşılandığı da açık ve şeffaf bir şekilde ortaya konulmalıdır. Şayet bu müze belediyeye ait değilse içeride çalışan personelin maaşını kim ödemektedir? Elektrik, bakım ve işletme giderleri hangi bütçeden karşılanmaktadır? Kamu personeli, özel bir yapının hizmetinde mi çalıştırılmaktadır?”

“Eskişehir sahipsiz değildir”

Hatipoğlu, müzenin açıldığı günden bugüne yaklaşık 3 milyon ziyaretçi ağırladığının Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından ifade edildiğini belirterek, şu soruları yöneltti:

“Ortalama bilet bedelleri üzerinden yapılan basit bir hesapla karşımızda toplam yaklaşık 360 milyon liralık devasa bir gelir çıkmaktadır. Bu gelirler belediyenin hangi bütçe kalemindedir? Eğer belediye kasasında değilse bu parayı kim toplamakta, kim yönetmektedir? Bu paralar hangi kişi ya da kurumlara, hangi amaçla aktarılmaktadır? Kamuoyuna ayrıca bu gelirlerin öğrencilere burs olarak verildiği yönünde iddialar da yansımıştır. Eğer böyle bir uygulama söz konusuysa bu burslar hangi öğrencilere verilmektedir, ne zamandan bu yana dağıtılmaktadır ve bugüne kadar toplam ne kadar ödeme yapılmıştır?”

Eskişehir’de kamu kaynaklarının vakıf maskesi altında belirli yapılar üzerinden yönetildiğine dair çok ciddi bir algı ve iddia olduğunu belirten Hatipoğlu, şöyle devam etti:

“Eski Büyükşehir Belediye Başkanının ‘vakıf kurma, yönetme ve vakıf malları üzerinden ailesine kazanç sağlama’ konusundaki maharetini tüm Türkiye bilmektedir. Eskişehir’de ‘kravatlı hırsız’ yakıştırmasının da bu vakıflar üzerinden yürütüldüğü iddia edilen yolsuzluk tartışmalarıyla birlikte anılır hale gelmesi, kamu vicdanında oluşan rahatsızlığın en açık göstergesidir. Ancak mesele bilgi değil şeffaflıktır. Kimse ‘burası vakıftır’ diyerek kamu kaynağının hesabını vermekten kaçamaz.”

Hatipoğlu, Türkiye’nin farklı noktalarında gördükleri tablonun ibret verici olduğunu kaydederek, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Bursa’da ve Bolu’da CHP’li belediyelere yönelik ‘örgütlü suç, rüşvet ve irtikap’ iddialarıyla yürütülen soruşturmalar, yerel yönetimlerde hesap verilebilirliğin ne denli zayıfladığını açıkça ortaya koymaktadır. Eskişehir’de de aynı yönetim anlayışının izleri görülmektedir. Şeffaflıktan kaçılan her nokta, yolsuzluğa açılan bir kapıdır. Sonuç olarak, Eskişehir sahipsiz değildir. Kamu kaynaklarını kapalı kapılar ardında vakıflar üzerinden yönetenlerden hesap sormak boynumuzun borcudur. Eğer ortada bir kamu kaynağı yoksa bunu belgeleriyle ispatlayın. Eğer varsa kuruşu kuruşuna hesabını verin. Bu soruların net cevabı kamuoyuna açıklanana kadar bu meselenin takipçisi olacağız.”

Kaynak: AA / Yavuz Emrah Sever