Avustralya’nın doğal yaşamı benzersiz bir çeşitliliğe sahip. Dünya üzerindeki tüm memelilerinin yaklaşık yüzde 90’ı, kuşlarının yüzde 45’i yalnızca bu kıtada yaşıyor.
Bu türlerden biri olan emu, 1 metre 80 santime ulaşan boyuyla Afrika devekuşunun ardından dünyanın en büyük ikinci kuşu.

Yaklaşık 80 milyon yıllık soy ağacıyla dinozorlar çağına uzanan en eski kuş ailesinin üyesi olan emular, kıtaya ilk insan yerleşiminden İngiliz sömürgeciliğine kadar pek çok tehdidi atlatmayı başardı.
Ancak 1932’de Avustralya ordusuyla karşı karşıya geldiklerinde ortaya çıkan manzara, askeri tarihinin en tuhaf sayfalarından birini oluşturdu.
20 BİN KUŞA KARŞI İKİ MAKİNELİ TÜFEK
Birinci Dünya Savaşı‘nın ardından Avustralya hükümeti, gazilere Batı Avustralya’daki marjinal arazileri dağıtarak buğday tarımını teşvik etmişti. Ancak her beş ila on yılda bir, binlerce emu kıtanın iç kesimlerinden kıyılara doğru göç ediyordu. Göç yolları tarım arazilerinin üzerinden geçen kuşlar ekinleri tahrip etti.

Çiftçiler çözümü hükumetten yardım istemekte buldu, ama beklemedikleri kadar sert bir müdahale ile karşılaştılar.
Ekim 1932’de Kraliyet Topçu Birliği üç askeri iki makineli tüfek ve 10 bin mermiyle sahaya gönderdi.
KUŞLAR GERİLLA TAKTİĞİNE GEÇTİ
Cüsseleri nedeniyle “kolay hedef” sanılan emu kuşları beklenmeyen bir hareketle büyük sürülerde dolaşmak yerine hedefi zorlaştıran küçük gruplara ayrıldı.
Kuşlara yönelik yapılan bir operasyonda makineli tüfek henüz 12 kuş vurmuşken tutukluk yaptı, fırsatı bulan kuşlar farklı yönlere kaçarak canını kurtardı.

Kuşlar küçük gruplara ek olarak kendi savunma düzenleri de kurdu. Dönemin gazetesi The Sunday Herald’a konuşan bir askeri gözlemci, her grubun artık bir lideri olduğunu, iri siyah tüylü bu kuşun nöbet tutarak diğerlerini tehlike anında uyardığını aktardı.
Birkaç saat içinde emuların soylarını tüketmeyi planlayan ekip, altı günde yalnızca birkaç yüz emu vurulabildi. Operasyon önce durduruldu, birkaç hafta sonra tamamen terk edildi.
Sonuç olarak 1932’deki “savaşın” galibi emular oldu. Makineli tüfeklere rağmen bir orduyu altı günde geri çekilmeye zorlayan kuşlar, yaklaşık bir asır sonra hala kıtanın en dayanıklı sakinleri arasında yer alıyor.
“MAKİNELİ TÜFEKLERE TANK GİBİ GÖĞÜS GERDİLER”
Operasyonu yöneten Binbaşı Meredith, The Sunday Herald’a verdiği demeçte kuşların makineli tüfeklere tank gibi karşı koyduğunu, bu kuşların mermi taşıma kapasitesine sahip bir askeri tümenin dünyadaki herhangi bir orduyla baş edebileceğini söyledi.

SAVAŞ BİTTİ, SORUNLAR BİTMEDİ
Avustralya genelinde bugün 600 bin ile 700 bin emu yaşıyor. Ancak kuşları tarım arazilerinden uzak tutmak için inşa edilen 1.170 kilometrelik Eyalet Bariyer Çiti tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Koruma uzmanı Stephen Garnett’in The Conversation’daki makalesine göre çit, emuların aç kalmasına ve takılıp kalmasına neden oluyor, kuşların tohum yayma işlevini engelleyerek ekosistem dengesini bozuyor.
