Bulgaristan’da Kritik Seçim Süreci

(ANKARA) – Bulgaristan, bu hafta iktidara yönelik yolsuzluk iddialarının gölgesinde, tarihinin en kritik seçimlerinden birine gidiyor. Pazar günü son 5 yılda 8’inci kez sandık başında gidecek olan komşu ülkede ilk kez yönetimi devralabilecek güçlü kamuoyu desteği bulan alternatifin oluşması değişim isteyenlerin umudu haline geldi.

Bulgaristan‘da pazar günü yapılacak kritik genel seçimler, ezber bozan bir hamleyle yeni bir boyut kazandı. Ocak ayında, dokuz yıldır sürdürdüğü Cumhurbaşkanlığı görevinden istifa ederek Başbakanlık için bizzat sahaya inen Rumen Radev, siyasetin ağırlık merkezini tamamen değiştirdi. Radev’in bu hamlesi, yıllardır süregelen koalisyon krizlerini aşmak isteyen seçmen için “belirsizliği bitirecek en güçlü irade” olarak algılanıyor.

Radev’in liderlik ettiği “İlerici Bulgaristan“, 36 yıldır tamamlanamayan “demokrasiye geçiş sürecini” nihayete erdirme ve devleti oligarşik yapılardan temizleme vaadiyle sahaya indi. İlerici Bulgaristan, kamuoyu yoklamalarında en yakın rakibinin 10 puan önünde bulunuyor.

Peevski ve “sistem” eleştirileri

Radev cephesinin karşısındaki en güçlü figür olarak öne çıkan Delyan Peevski, 2021 yılında ABD Hazine Bakanlığı tarafından yolsuzluk ağlarını yönettiği gerekçesiyle yaptırım listesine alınmıştı. Peevski, muhalefet tarafından yargı ve medya organları üzerindeki kontrolü nedeniyle “sistemi ele geçirme” stratejisinin mimarı olmakla eleştiriliyor.

Seçim güvenliği ve “oy ticareti” ihbarları

Sandık güvenliği, seçim atmosferinin en gergin başlıklarından biri. Yetkililer, seçim yasasını ihlal ettikleri gerekçesiyle şu ana kadar 223 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Özellikle ekonomik dar boğazdan geçen bölgelerde, oy karşılığında nakit para veya gıda yardımı teklif edildiğine dair artan ihbarlar, “seçmen iradesine müdahale” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Demerdzhiev’den Türkiye mesajı: “Tutsak devletten kurtuluş”

Radev’i destekleyen eski Başbakan Yardımcısı ve eski İçişleri Bakanı Ivan Demerdzhiev seçimlerden önce Türkiye’de temaslarda bulundu. Bulgaristan‘daki mevcut yönetim anlayışını “tutsak devlet” olarak tanımlayan Demerdzhiev, devleti “mafya yapılanmalarından temizleme” vaadini şu sözlerle yineledi:

“Her ülkede mafya vardır ancak Bulgaristan‘da mafyanın devleti vardır. Bu yapı, devletin tüm kılcal damarlarına sızmış durumdadır. 19 Nisan’da bu karanlık düzeni hukukla ve sandıkla yeneceğiz.”

Demerdzhiev ayrıca, Radev yönetiminde Sofya-Ankara hattında ilişkilerin güçleneceğini, Bulgaristan Türklerinin haklarının anayasal güvenceyle daha etkin korunacağını ve Bulgaristan Türklerinin “ikinci sınıf vatandaş” görüldüğü dönemin sona ereceğini söyledi. Demerdzhiev, 19 Nisan akşamı çıkacak sonuçların, Sofya’nın hem Avrupa Birliği hem de Türkiye ile olan geleceğini açısından önem taşıdığını kaydetti.

Türkiye’deki seçmen ve “sandık bariyeri”

Seçimin aritmetiğini değiştirebilecek en kritik güç olarak görülen Türkiye’deki yaklaşık 352 bin çifte vatandaş, bu pazar “sandık bariyeri” tartışmalarının gölgesinde oy kullanacak. Muhalefet kanadı, seçim yasasındaki son düzenlemelerle Türkiye genelindeki sandık sayısının 20’ye kadar düşürülmesini eleştiriyor. İlerici Bulgaristan temsilcilerine göre bu kısıtlama, seçmen iradesine yönelik bilinçli bir siyasi bariyer niteliği taşıyor ve demokratik katılımı doğrudan hedef alıyor.

Kaynak: ANKA