ABD-İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaş, sıcak çatışmalar ve zaman zaman yapılan tehdit açıklamalarıyla 36. gününde tüm şiddetiyle sürüyor. Tüm dünyanın gözü bölgeye çevrilirken cephe gerisinde stratejik dengeleri sarsacak bir sevkiyat trafiği tespit edildi.
Çin’in Gaolan Limanı’ndan hareket eden ve füzeler için kritik önemdeki kimyasal ham maddeleri taşıyan dört dev geminin İran limanlarına demirlediği, beşinci bir geminin ise sınır hattına yaklaştığı öğrenildi. Tahran’ın füze stoklarını yenileme çabası olarak yorumlanan bu hareketlilik, bölgedeki gerilimi yeni bir boyuta taşıdı.
ÇİN İRAN’A SEVKİYATA BAŞLADI
The Telegraph’ın haberine göre Çin, füze yakıtı üretiminde kullanılan kritik kimyasalları İran’a sevk etmeye başladı.

MarineTraffic‘ten alınan denizcilik verileri ve uydu analizleri, savaşın başlamasından bu yana, uluslararası yaptırım listesinde yer alan İran bayraklı dört dev gemi (Hamouna, Barzin, Shabdis ve Rayen) Çin’in Gaolan limanından hareket ederek İran’daki Bandar Abbas ve Chabahar limanlarına ulaştı.
Beşinci gemi Zardis’in ise 2 Nisan civarında bölgeye varması bekleniyor.

Uzmanlar, bu gemilerin balistik füzeler için katı yakıt üretiminde kullanılan sodyum perklorat taşıdığını ve bu sevkiyatın teorik olarak yaklaşık 785 yeni füze üretmeye yetecek ham madde sağladığını tahmin ediyor.
HÜRMÜZ’DE TANSİYONU YÜKSELTECEK HAMLE
İran’ın füze stoklarını yenileme çabası olarak nitelendirilen bu hamlenin, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki askeri gerilimi daha da tırmandırması bekleniyor.
İstihbarat raporları, yoğun bombardımana rağmen İran’ın füze fırlatma rampalarının yarısının hâlâ sağlam olduğunu gösterirken, Çin’den gelen bu sevkiyatların Tahran’ın üretim kapasitesini koruduğuna işaret ettiği belirtiliyor.

Gemilerin takip sistemlerini kapatarak ve varış noktalarını sahte beyanlarla gizleyerek gerçekleştirdiği bu süreç, Batılı güçlerin denizdeki denetim kabiliyetini zorlayan bir “kedi-fare oyununa” benzetiliyor. Analistler, ticari kargo adı altında yürütülen bu hammadde akışını durduracak etkili bir mekanizmanın bulunmamasının bölgedeki stratejik dengeleri etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.