Dünyanın güvenlik sorunu - Kilis Eğitim Haberleri | Güncel Eğitim Gelişmeleri

Dünyanın güvenlik sorunu

Dünya uzunca bir süredir ciddi bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya.

Dünyada güvenliği sağlayan uluslararası hukuk kurumlarının ve kurallarının bir etkisi kalmadı.

Soğuk Savaş döneminin sona ermesiyle batı-doğu bloğu dengesi de kalmadı.

Aynı süreçte, Birleşmiş Milletler ve bünyesindeki Güvenlik Konseyi de etkisiz kurumlar haline geldi.

Bu dengenin son bulmasıyla ABD gibi bir süper gücün Irak’a, Libya’ya ve Suriye’ye saldırması ve bu ülkeleri de bölmesine engel olacak bir güvenlik sistemi olmadığı da anlaşıldı.

Şimdi aynı ABD ve İsrail, İran’a saldırıyor.

Bu savaşı da durduracak bir uluslararası hukuk ve kurum yok.

Trump ve Netanyahu gibi iki saldırgan lider bu gerçeği bildikleri için pervasızca İran’a, Lübnan’a saldırıyorlar.

Oysa dünya bu kurumları 20. yüzyılda yaşadığı iki büyük savaş sonrasında kurmuştu.

Birleşmiş Milletler, milyonlarca insanın ölümüne yol açan İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD Başkanı Franklin Roosevelt ve İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in girişimleriyle, 14 Ağustos 1941 tarihli Atlantik Bildirisi ile önerilmiştir. Daha sonra SSCB ve Çin’in de katılımıyla “Büyük Dörtlü” olarak şekillenen süreç, 1945’te BM’nin kurulmasıyla sonuçlandı.

Birleşmiş Milletler’in amacı uluslararası barış ve güvenliği sağlamak, devletler arasında dostane ilişkileri desteklemek, kalkınmayı ve insan haklarını geliştirmekti.

Birleşmiş Milletler nezdinde kurulan Güvenlik Konseyi’nin amacı da çatışmaları önlemek, uyuşmazlıkları barışçıl yollarla çözmek, barışa yönelik tehditlere müdahale etmek ve gerekirse yaptırımlar veya askeri güç kullanarak barışı yeniden tesis etmektir.

Bugün ise bu iki kurumun görevlerini yerine getirmeleri söz konusu değil.

Fiilen yoklar.

Ne BM’den ne de Güvenlik Konseyi’nden ABD-İsrail-İran savaşını durdurmak için bir girişim var.

Savaşı sadece seyrediyorlar.

Uluslararası hukuku ve kurumları zaten takmayan ABD Başkanı, savaşı bir eğlence gibi görüyor.

Gemilerin bombalanmasına, çocukların öldürülmesine böyle bakıyor.

“İran’ı bitirdik, Küba’yı da alacağım” diyerek gezebiliyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu da aynı havada, İran’ın yanı sıra Lübnan’a da saldırıyor.

Maalesef dünyada bu iki saldırgan lideri durduracak bir mekanizma yok.

İspanya Başbakanı Sanchez, İtalya Başbakanı Melodi ve İngiltere Başbakanı Starmer dışında Trump’a açıktan karşı çıkan lider de olmadı.

Herhangi bir uluslararası kuruluştan tepki gelmedi.

Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi de suskun.

Bu durum bütün dünya için büyük bir tehlike oluşturuyor.

Dünyada savaşları önleyecek, barışı sağlayacak ve koruyacak bir sistem kalmadı.

21. yüzyılın ikinci çeyreğine girerken dünyanın en önemli ihtiyacı bir güvenlik sisteminin kurulmasıdır.

Aksi halde hiçbir ülke kendini güvende hissedemez.

Related Posts