Uzmanlara göre eski cep telefonları, tabletler ve bilgisayarlar yalnızca elektronik atık değil; aynı zamanda altın, gümüş, bakır, paladyum ve nikel gibi değerli metalleri barındıran önemli birer kaynak.
Bu nedenle kullanılmayan cihazların evlerde bekletilmesi ya da çöpe atılması, hem doğal kaynakların israfına hem de ekonomik kayba yol açıyor.

Her gün büyük miktarda atığın toplandığını hatırlatan Mutlu, bu atıkların uygun şekilde depolanmadığında doğaya karıştığını ve besin zinciri yoluyla insan sağlığını da tehdit ettiğini söyledi. Elektronik cihazların geri dönüşümüyle elde edilen değerli metallerin ülke ekonomisine katkı sağladığını belirten Mutlu, örnek olarak bir cep telefonundan ortalama 25-35 miligram altın elde edilebildiğini aktardı. Bu oran milyonlarca cihazda ciddi bir ekonomik değere dönüşüyor.

Geri dönüşüm sürecinin oldukça karmaşık olduğuna dikkat çeken Mutlu, elektronik atıkların toplanması ve doğru şekilde sınıflandırılmasının en kritik adım olduğunu ifade etti. Bireysel olarak bu sürecin yürütülmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Mutlu, işlemlerin mutlaka lisanslı tesislerde yapılması gerektiğini söyledi. Bu sayede hem yeni madencilik faaliyetlerinin azalacağını hem de enerji ve hammadde tasarrufu sağlanacağını belirtti.
Elektronik atıkların tam anlamıyla geri kazanılamaması durumunda Türkiye’nin yılda yaklaşık 1 milyar avroluk ekonomik kayıp yaşadığını dile getiren Mutlu, bu rakamın turizm gelirleriyle kıyaslanabilecek büyüklükte olduğunu ifade etti. Ancak tüm bu sürecin merkezinde ekonomiden önce çevreyi koruma hedefinin yer aldığını da sözlerine ekledi.
Dünya genelinde elektronik atıkların yalnızca yüzde 20’sinin geri dönüştürülebildiğine dikkat çeken Mutlu, bilinçlendirme çalışmaları ve teşvik sistemleriyle bu oranın artırılmasının mümkün olduğunu belirtti. Ayrıca geri dönüşüm sürecinde kullanılan kimyasalların risk taşıdığını, bu nedenle bireysel müdahalelerden kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Enerji Mühendisi Dr. Sevil Alp ise Türkiye’de yaklaşık 1 milyon ton elektronik atık bulunduğunu ancak büyük bölümünün kayıt altına alınmadığını ifade etti. Bu atıkların doğru şekilde değerlendirilmemesi durumunda her yıl milyarlarca avroluk kaybın ortaya çıktığını belirten Alp, küçük gibi görünen cihazların toplu halde büyük bir ekonomik değere dönüştüğünü söyledi. Alp’e göre bu atıklar, sanayide kullanılabilecek “ikinci ham madde” niteliği taşıyor.
Atık yönetimi sektöründe görev yapan Zekican Gündüz de elektronik cihazların içindeki değerli metallerin geri kazanım sürecini anlatarak, bu sürecin “yer üstü madenciliği” olarak adlandırıldığını belirtti. Eski cihazlardan elde edilen metallerin, geleneksel madenciliğe kıyasla çok daha verimli olduğunu ifade eden Gündüz, 1 ton hurda telefondan yaklaşık 300 gram altın elde edilebildiğini söyledi.
Türkiye’de her yıl toplanan elektronik atık miktarının toplam potansiyele göre oldukça düşük olduğunu belirten Gündüz, birçok kişinin eski cihazlarını veri güvenliği veya “bir gün lazım olur” düşüncesiyle sakladığını ifade etti. Bu cihazların zamanla işlevini yitirdiğini ve ekonomiye kazandırılamadan atıl hale geldiğini vurguladı.