Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Meltem TV’de İran-ABD gerilimini değerlendirdi. Halaçoğlu, sürece ilişkin çarpıcı ifadeler kullandı.
“NÜKLEER TEHDİT GÜNDEME GELDİ”
Trump’ın İran’ı yok ederim açıklamasının Batı tarafından da kötü karşılandığını belirten Halaçoğlu, “ABD’nin bu barış anlaşmasını kabul edeceği yönünde. Çünkü işin içinde Çin de var biliyorsunuz, Kuzey Kore var, Pakistan var. Amerika’nın tek yapabileceği bir şey kalmıştı ki ‘medeniyeti yok ederim’ sözü aslında çok tehlikeli bir sözdür biliyorsunuz. Nükleer kullanma ihtimali. Yani coğrafya İran, burada çok kadim medeniyetlerin yer aldığı bir coğrafya olmasına karşılık ‘yok ederim’ demesi Batı tarafından da hem kötü karşılandı. Sadece demek ki atom bombasından başka bir şey de yapabileceği yoktu. Ancak atom bombası atabilirdi ki edindiğimiz bilgilere göre Pakistan’ın, Çin’in, Kuzey Kore’nin tehdidi Amerika’ya: ‘Eğer böyle bir şey yapacak olursanız biz de İsrail’i yok ederiz veyahut da işte Amerika ile büyük dünya savaşı çıkar’ anlamında. Yapamadı tabii ABD” ifadelerini kullandı.
“İSRAİL FAKTÖRÜ BARIŞI ZORLAŞTIRIYOR”
İsrail’in faktörünün barışı zorlaştırdığını belirten Halaçoğlu şu sözleri aktardı: “Şu an Pakistan açıklamalarına bakarsak ateşkes Amerikanın istediği yönünde. Eğer bu böyleyse zannediyorum ki ateşkes kabul edilir ABD tarafından. Fakat işin içinde İsrail var. Az önce sizinle söylediğiniz gibi İsrail’e ne kadar güveneceğiz? İsrail ne yapmak istiyor? Onun da başında… İsrail’in başında bir deli var biliyorsunuz. Yani soykırım yapıyor, her şeyi yapıyor, pervasız. Ne dünya milletlerini izliyor ne dinliyor. Hiçbir şey dinlemiyor. Aslında hak, hukuksuzluk ne varsa hepsini ayaklar altına alan böyle bir devletin aslında Ortadoğu’da varlığı, Ortadoğu’ya barış gelmesinde çok zorlaştırır gibi unsurdur. Dolayısıyla İsrail’in bir şekilde hem dünya devletleri tarafından tabii ki Amerika bu işi yapamaz çünkü İsrail’e doğrudan doğruya bağlı, ekonomik olarak da bağlı Yahudilere. Dolayısıyla böyle sıkıntıda ama dünya devletleri en azından İspanya yaptığı gibi bir yaptırım içinde olurlarsa yani büyükelçilerini kapatabilirler, onlarla alışverişi ortadan kaldırabilirler. Yine Amerika’yı zorlamak için artık alışverişlerini dolar üzerinden yapmazlar. Özellikle petrol alımlarını dolar üzerine yapmazsa, kendi paralarıyla yapmaya başlarlarsa ABD iyice sıkışacaktır. Çünkü söylediğim gibi 44 trilyon dolar gibidir borca saplanmış bir Amerika’dan bahsediyoruz. Bunu bir şekilde ortadan kaldırmak isteyeceklerdir.”