ABD Başkanı Donald Trump’ın İran politikası uluslararası basında sert eleştirilere konu oldu. İngiliz dergisi New Statesman, Trump’ın İran’da başlattığı savaşın Washington için “stratejik hata değil, sistematik çöküş” anlamına geldiğini ifade etti.
KAPAKTA “ÇÖKÜŞ” MESAJI
Dergi, kapağında Amerikan sembolü kel kartalın okla vurulduğu bir görsele yer verirken, “Çöküş: Donald Trump Amerikan İmparatorluğunu Nasıl Yok Etti?” başlıklı analizinde ABD’nin küresel gücünün zayıfladığını savundu.

“KÜÇÜK GEZİ”DEN KRİZE
Analizde, Trump’ın savaşın ilk günlerinde İran operasyonunu “küçük bir gezi” olarak tanımladığı, ancak bu yaklaşımın kısa sürede büyük bir krize dönüştüğü vurgulandı. Trump’ın operasyonun hızla sona ereceğine yönelik açıklamalarının da gerçeği yansıtmadığı ifade edildi.
HEDEF DEĞİŞTİ, KRİZ DERİNLEŞTİ
Yazıya göre ABD’nin başlangıçtaki hedefi İran’ın nükleer kapasitesini sınırlamaktı. Ancak süreç içinde odak, Hürmüz Boğazı’nın kontrolüne kaydı. Analizde bu hedefin askeri açıdan sürdürülemez olduğu ve ABD için ağır kayıplar doğurabileceği belirtildi.
İRAN’DAN STRATEJİK KARŞILIK
İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü artırmaya yönelik adımlar attığı ve bu durumun küresel ticaret açısından kritik bir güç dengesine işaret ettiği ifade edildi. İran’ın deniz geçişleri üzerinden ekonomik ve siyasi baskı kurabileceği değerlendirildi.
ASKERİ VE EKONOMİK RİSKLER ARTIYOR
İran’ın askeri kapasitesine de dikkat çekilen analizde, bölgedeki ABD üslerine yönelik saldırıların ciddi hasara yol açtığı ve Amerikan savunma sistemlerinin sorgulanmaya başlandığı belirtildi. Ayrıca küresel enerji akışının büyük bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nın risk altında olmasının dünya ekonomisi için ciddi tehdit oluşturduğu vurgulandı.
“KÜRESEL SİSTEM SARSILIYOR”
Analizde, yaşananların yalnızca bir dış politika hatası olmadığı, daha derin bir yönetim krizine işaret ettiği savunuldu. Trump yönetiminin uyarılara rağmen aynı politikayı sürdürmesinin ABD’nin küresel konumunu zayıflattığı ifade edildi.
İRAN’DA REJİM DEĞİŞİMİ ZOR
Yazıda ayrıca İran’daki siyasi yapının güçlü olduğu ve rejimin kolay kolay çökmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Devrim Muhafızları, ekonomik yapı ve dini kurumların bu direncin temel unsurları olduğu vurgulandı.