Birleşmiş Milletler (BM) Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 2000’de 21 Şubat tarihini “Dünya Anadil Günü” olarak ilan etti. Bu tarihten beri her yıl 21 Şubat “Dünya Anadil Günü” olarak kutlanıyor. UNESCO’nun kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya kalan dilleri sıraladığı listesinde Romanca, Batı Ermenicesi, Hemşince, Lazca, Pontus Yunancası, Abazaca, Suret dillerinin yanı sıra Kürtçenin Kirmanckî/Kirdkî lehçesi de bulunuyor. Kuzey Kürdistan’ın Erzîngan, Xarpêt, Semsûr, Riha, Dêrsîm, Çewlig, Amed ve Gimgim (Varto) hattında konuşulan Kirmanckî, konuşulduğu bölgelerin özgünlüğünü taşıyor
. Gimgim’in dağlık alanlarında uzun bir dönem izole bulunan Kürt Alevi köyleri, uzun yıllar bu hatta sürdürülmeye çalışılan özel savaş politikalarına karşı dillerini konuşarak direndi. Ancak son süreçlerde Gimgim’i hedef alan çatışmalı süreçler ve özel savaş sebebiyle giderek insansızlaştırılmaya çalışılan coğrafyada artan göçler sebebiyle dili konuşan genç nüfus giderek azaldı.
“DİLİMİZİ YAŞAMIN BİR PARÇASI HALİNE GETİRMEMİZ GEREKİYOR”
Yurttaşlar, özellikle kültürel ve inanç ritüellerinin kendi dillerinde yapılmamaya başlanması ve Alevi kurumlarının devlete bağlanmaya çalışılmasıyla asimilasyonun giderek derinleştiğini ve Kirmanckî’nin yok olma tehlikesinin arttığını vurguladı
. Gimgim’a bağlı Reqasan köyünde yaşayan yurttaşlardan Gürsel Taş, dillerini günlük hayatın bir parçası haline getirerek Kirmanckîyi yaşatmaya çalıştıklarını belirtti. Uzun yıllar sürdürülen asimilasyon politikaları ve halk üzerindeki baskı sebebiyle Türkçenin konuşulmaya başlandığını söyleyen Gürsel Taş, gençlerin bu yüzden anadillerini bilmeden büyümek zorunda kaldıklarını belirtti.
“ASİMİLASYONA KARŞI DİRENDİK”
Tüm asimilasyon politikalarına rağmen direndiklerini söyleyen Taş, “Bu dilin konuşulması için eğitimin verilmesi gerekiyor
. Yoksa kaç yıl sonra dilimiz tamamen kaybolacak. Dilimize sahip çıkmamız gerekiyor. Gimgim’da, mezralarla birlikte 45 ile 50 arasında Kirmanckî konuşan köy var. Gimgim’da 100 köy varsa yarısı Kürtçenin Kurmancî lehçesinde diğer yarısı ise Kirmanckî lehçesinde konuşuyor. Kürt Alevi köylerinde genç nüfus kalmamış. Dil ve kültür için açılan kurumların da faaliyet yürütmesine izin verilmiyor. Yüzyıldır uygulanan zulme boyun eğmedik. Eskiden şuan olduğu gibi kolektif olarak çalıştığımız zamanlarda anadilimizde kilamlar seslendirilirdi
. Ama şuan maalesef bu da yok olmaya başladı. Belediyeler, DEM Parti’nin geldiği gelenekteki partilerdeyken dil için çalışmaları vardı. Devlet tarihimizi, kültürümüzü yaşattığımızı görünce bu kurumları kapattı. Bizim bu politikalara boyun eğmememiz gerekiyor. Gimgim zaten hiçbir zaman boyun eğmedi. Dilimize sahip çıkmama noktasında bizim vardır” ifadelerini kullandı.
UNESCO’nun kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan dilleri içeren listeye dikkat çeken Taş, belediye ve Kürt dil kurumlarından Kirmanckînin yaşatılması için adım beklediklerini söyledi.
“DİLİMİZİ YAŞATACAK BİLİNCE SAHİP OLMALIYIZ”
Aynı köyde hayvancılıkla geçimini sağlayan Gökhan Yıldız da günlük yaşamında Kirmanckî kullanarak dilini yaşatmaya çalıştığını ifade etti
. Ancak ailelerin çocuklarıyla kendi dillerini konuşmamaya başladığını söyleyen Yıldız, “Her şeyden önce anadilimizi yaşatma bilincine sahip olmalıyız. Bu bilinç bizde olmadığı takdirde belediyeler, siyasi partiler ne yaparsa yapsın amacına ulaşamaz. Ben kendi özeleştirimi veriyorum. Çocuklarımızla dilimizi konuşamadık. Ama çocuklarımız köyde Kirmanckî konuşulduğu sürece bu dili bilecekler” diye konuştu.
Can Kırbaş / MA