Son günlerde KKTC’de çözüme kavuşturulmayan ve 28 Şubatçı zihniyetli odaklar tarafından kangrene dönüştürülen başörtüsü tartışmaları hakkında, Akademisyen İlahiyatçılar İnisiyatifi açıklama yaparak, dini ve vicdani özgürlüklerin korunması gerektiğini vurguladı.
Kamuoyunun malumudur ki, son günlerde ülkemizde başörtüsü konusunda birtakım tartışmalar yaşanmaktadır. Bu vesileyle, dinî ve vicdani özgürlüklerin korunması gerektiğine inanan Akademisyen İlahiyatçılar İnisiyatifi olarak halkımıza ve yetkililere seslenmek istiyoruz.
Kıbrıs Türk Toplumu; hoşgörü düzeyi yüksek, din ve vicdan özgürlüğüne saygılı, sağduyulu bir toplumdur.
İslam’ın ilk yıllarından itibaren Müslümanlar Kıbrıs Adası ile temas kurmuş, Peygamber efendimizin (sav) süt teyzesi Hala Sultan’a ev sahipliği yapmıştır. Bunun yanı sıra 1571’den beri Müslüman Türklerin öz yurdudur. Şerefli tarihimiz, kültürümüz ve dahi kimliğimiz İslam ile yoğrulmuştur. Osmanlı adadan ayrıldıktan sonra Balkanlar, Ege Adaları veya Girit örneklerinin aksine adayı terk etmeyen ecdadımız vatan bildiğimiz bu topraklarda mukaddesatına sahip çıkmıştır. İngilizlerin adayı ilhakından 1974’e kadar adada var olan sosyal ve siyasal konjonktür din eğitimini kimi zaman sekteye uğratsa da bu talebi asla sonlandıramamıştır.
Günümüze gelene kadar dinî meseleler zaman zaman tartışılmıştır. Din eğitiminin nerede ve kimin tarafından verileceği, başörtüsü, din kültür ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin istihdamı, cami inşaatları, imamların istihdam ve kadro sıkıntıları, ilahiyat fakülteleri ve ilahiyat kolejinin açılması vb. konular zamanla tartışılmış birçoğu suhuletle çözüme kavuşturulmuştur. Bugün tartışılan başörtüsü meselesinin de yine suhuletle çözüme kavuşacağına inancımız tamdır.
Kıbrıs Adası tarih boyunca farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşadığı bir coğrafya olmuştur. Kıbrıs kültürü, her türlü düşünceye, inanca ve yaşam tarzına saygı gösterme geleneğine sahiptir. Kimi insanlar seküler bir yaşamı tercih ederken, kimileri de dinî değerlerini önemsemektedir. Herkesin kendi inanç ve değerleri doğrultusunda yaşama hakkı vardır ve bu hak, herhangi bir siyasi ya da ideolojik söyleme feda edilemez.
Bizler, toplumsal barışın ve birlikteliğin korunması gerektiğine inanıyoruz. Farklı görüşlerin bir arada yaşayabilmesi için herkesin birbirine saygı göstermesi gerekmektedir. Tartışmaların kutuplaştırıcı bir dile kaymasını önlemek ve hoşgörü ortamını güçlendirmek hepimizin sorumluluğudur. Bu duygu ve düşüncelerle halkımızın Ramazan Bayramı’nı tebrik eder, konunun takipçisi olacağımızı bildiririz.

Akademisyen İlahiyatçılar İnisiyatifi’nin açıklaması
Lefkoşa’daki İrsen Küçük Ortaokulu’nda bir kız öğrencinin başörtüsüyle okula alınmaması ve okuldan uzaklaştırılması üzerine yaşanan süreçte Milli Eğitim Bakanlığı tüzükte değişiklik yaparak öğrencilerin “bone ve bandana” ile derslere girmesinin önünü açmıştı. Bu karar ana muhalefetin talebi ve okullara başörtüsü ile girilmemesini savunan Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nın (KTÖS) düzenlediği eylemler sonucu Başbakanlık geri adım atarak tüzük kararını geri çektiğini açıkladı. Böylelikle okullarda öğrencilerin başörtülü girip girmeyecekler tamamen okulların inisiyatifine bırakılmış oldu.