Los Angeles’ta yaşayan girişimci Matthew Gallagher, kilo verme ilaçları üzerine kurduğu tele-sağlık girişimi Medvi ile iş dünyasında ezberleri bozdu. Büyük ölçüde yapay zekâ araçlarıyla geliştirilen ve yönetilen şirketin, yalnızca iki kişilik çekirdek kadroyla 2025 yılında 401 milyon dolar satış yaptığı, 2026 yılında ise 1,8 milyar dolar ciroya ulaşma yolunda olduğu ifade ediliyor.
Şirketin bu hızlı yükselişi, yapay zekânın artık sadece bir verimlilik aracı değil, doğrudan şirket kurma ve büyütme modeli haline geldiği tartışmalarını beraberinde getirdi.
YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ GİRİŞİM MODELİ DİKKAT ÇEKİYOR
Medvi’nin en dikkat çekici yönü, yapay zekânın yalnızca destekleyici bir unsur olarak değil, şirketin neredeyse tüm operasyonlarına entegre edilmesi oldu. Gallagher, yazılım altyapısından pazarlamaya, içerik üretiminden müşteri hizmetlerine kadar birçok süreci yapay zekâ ile kurguladı.
Şirketin web sitesindeki metinler, reklam görselleri ve videolar yapay zekâ araçlarıyla üretildi. Müşteri destek sistemleri büyük ölçüde otomasyon üzerine kuruldu. Performans analizleri ve veri işleme süreçleri de yine yapay zekâ destekli sistemlerle yürütüldü. Bu yapı, Medvi’yi klasik girişimlerden ayırarak adeta “dijital bir ekip” ile yönetilen yeni nesil bir şirket modeline dönüştürdü.
SAĞLIK HİZMETLERİ ZİNCİRİ DIŞ KAYNAKLARLA YÜRÜTÜLÜYOR
Medvi doğrudan bir yapay zekâ şirketi değil. Şirketin sunduğu hizmet, tele-sağlık alanında kilo verme ilaçlarına erişim sağlamak üzerine kurulu. Ancak iş modeli oldukça farklı bir yapı içeriyor.
Reçete süreçleri, doktor ağı, eczaneler ve lojistik operasyonlar dış sağlık platformları üzerinden yürütülüyor. Gallagher ise markalaşma, dijital müşteri deneyimi ve operasyonların entegrasyonu tarafında yapay zekâyı merkezine alıyor.
Bu sayede geleneksel olarak yüzlerce kişinin çalışması gereken bir yapı, çok daha küçük bir ekip tarafından yönetilebiliyor.
20 BİN DOLARLA BAŞLAYAN GİRİŞİM MİLYAR DOLARLIK ÖLÇEĞE ULAŞTI
Medvi’nin kuruluş süreci de dikkat çekici. Gallagher, şirketi yaklaşık 20 bin dolarlık bir bütçeyle hayata geçirdi. Bu bütçe; yazılım geliştirme, ilk pazarlama çalışmaları ve temel operasyon kurulumları için kullanıldı. İnternet sitesi tasarımı, reklam içerikleri, müşteri iletişim sistemleri ve otomasyon altyapıları büyük ölçüde yapay zekâ ile geliştirildi. Ayrıca sistemlerin birbirine entegre çalışmasını sağlayan özel botlar da kuruldu.
Ancak büyüme süreci her zaman sorunsuz ilerlemedi. İlk dönemlerde müşteri hizmetleri sisteminde ciddi hatalar yaşandı. Yanlış fiyatlandırmalar, hatalı ürün bilgileri ve sistemsel sorunlar müşterilerle iletişimi zorlaştırdı. Bir noktada müşteri çağrılarının doğrudan kurucunun telefonuna yönlenmesi, operasyonel karmaşayı artırdı. Gallagher’ın 1000’den fazla çağrıyı bireysel olarak yanıtlamak zorunda kaldığı belirtiliyor.
HIZ VE DÜŞÜK MALİYET BÜYÜMENİN ANAHTARI OLDU
Medvi’nin büyüme sürecindeki en önemli avantajı hız oldu. ABD’de özellikle GLP-1 sınıfı kilo verme ilaçlarına yönelik yüksek talep, şirketin hızlı ölçeklenmesini sağladı. Rakip şirketler büyük ekipler ve ağır süreçlerle ilerlerken, Medvi daha küçük bir yapı ve yüksek otomasyon sayesinde pazara hızlı giriş yaptı. Karar alma süreçlerinin kısa olması, operasyonel esnekliği artırdı. Şirket, kısa sürede sağlık platformlarının en büyük müşterilerinden biri haline geldi.
KÂRLILIK ORANI DİKKAT ÇEKİYOR
Hızlı büyümenin yanı sıra Medvi’nin finansal performansı da dikkat çekiyor. Şirketin 2025 yılında 401 milyon dolarlık satıştan yüzde 16,2 net kâr elde ettiği ve bunun yaklaşık 65 milyon dolara karşılık geldiği belirtiliyor. Kurucu Gallagher, toplam kârın 70 ila 80 milyon dolar seviyesinde olduğunu ifade ediyor. Bu başarıyı yalnızca ticari değil, aynı zamanda kişisel bir dönüşüm olarak da gördüğünü belirtiyor.
YENİ BÜYÜME ALANLARI GÜNDEMDE
Medvi, yalnızca kilo verme ilaçlarıyla sınırlı kalmayı planlamıyor. Şirket erkek sağlığı ürünleri, beslenme planları, hormon tedavileri, cilt bakımı ve takviye ürünleri gibi yeni alanlara genişlemeye başladı. Bu strateji, Medvi’nin tek ürün odaklı bir girişimden çok daha geniş kapsamlı bir dijital sağlık platformuna dönüşmesini hedefliyor.
İNSAN VE YAPAY ZEKÂ DENGESİ YENİDEN TANIMLANIYOR
Medvi örneği, “Artık şirketleri insanlar değil yapay zekâ mı yönetecek?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Ancak süreç tamamen insansız bir modele işaret etmiyor. Şirket, belirli noktalarda insan hesap yöneticileri kullanmaya başladı. Bu kişiler müşteri deneyimini kişiselleştirmek için devreye giriyor. Ancak bu süreç bile yapay zekâ destekli sistemlerle yürütülüyor.
Yeni iş modeli, insanın tamamen ortadan kalktığı değil; daha stratejik ve sınırlı alanlarda yer aldığı hibrit bir yapıya işaret ediyor.
İŞ DÜNYASINDA YENİ BİR DÖNEM Mİ BAŞLIYOR?
Medvi’nin hikâyesi yalnızca küçük bir ekiple büyük ciro elde edilmesi değil, aynı zamanda şirket kurma modelinin değişmesi anlamına geliyor. Eskiden büyük ekipler ve yüksek maliyetler gerektiren işler, artık yapay zekâ destekli sistemlerle çok daha küçük yapılarla yönetilebiliyor. Ancak bu modelin her sektör için geçerli olup olmayacağı henüz net değil. Yine de mevcut tablo, yapay zekânın iş dünyasında yalnızca yardımcı bir teknoloji olmaktan çıkıp, doğrudan iş kurma ve büyüme stratejilerinin merkezine yerleştiğini gösteriyor.