Tam bir yıl önce ABD Başkanı Donald Trump, küresel ekonomik düzeni temelinden sarsarak 100’den fazla ticari ortak, müttefik ve ekonomik rakibi hedef alan kapsamlı gümrük vergilerini hayata geçirdi.
Beyaz Saray tarafından bir “ekonomik acil durum” olarak nitelendirilen bu hamle, imalatta canlanma sağlama ve “hileli” ticaret rejimini yeniden yapılandırma vaadiyle sunuldu. Özetle, “Önce Amerika” doktrini tam anlamıyla sahneye sürüldü.
Beş yıllık borsa grafiklerine bakıldığında, bu dönemi tespit etmek oldukça kolay zira ekranda tam bir felaket tablosu göze çarpıyor. Politika analistleri de bu süreci benzer şekilde tanımlıyor. İstihdam artışı, ticaret fazlası ve geçici enflasyon gibi yönetimin ilan ettiği hedefler ışığında rakamlar incelendiğinde, bu korumacı yönelimin beklenen sonuçları vermediği görülüyor.
KAOS VE DÖNÜŞÜMÜN BİR YILI
Geçtiğimiz bir yıllık süreçte sicil oldukça karışık ve düzensiz bir hal aldı. Ticaret anlaşmalarından geri adım atılması, Yüksek Mahkeme’nin kritik kararları ve İran ile yaşanan savaşın yankıları, dengeleri tamamen değiştirdi. İşte yatırımcılar için en kritik günlerden biri olan “Kurtuluş Günü”nün ardından gelinen nokta.
MEVCUT DURUM: VERGİLER ZİRVEDE AÇIK BÜYÜYOR
Yale Budget Lab verilerine göre, ortalama efektif gümrük vergisi oranı şu an %11,0 seviyesinde bulunuyor. Bu oran, geçen yılki zirve hariç tutulduğunda 1943’ten bu yana görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.
Yüksek Mahkeme’nin kapsamlı “mütekabil vergileri” yürürlüğe koymak için kullanılan acil durum yetkilerini iptal etmesinin ardından, Trump Şubat ayında %10’luk küresel vergiyi yeniden yürürlüğe koydu.
Ticaret Bakanlığı’ndan Perşembe günü gelen veriler ise tablonun ciddiyetini koruduğunu gösteriyor. ABD dış ticaret açığı Şubat ayında yaklaşık %5 artarak 57,3 milyar dolara yükseldi. İthalatçıların değişen politikalara hızla uyum sağlamaya çalıştığı dalgalı bir yılın ardından dış ticaret açığı 2 Nisan 2025’teki seviyelerine benzer seyretmeye devam ediyor.
PİYASALARIN YOLCULUĞU: SARSINTIDAN REKORA
Geçtiğimiz yılın istikrarsız ticaret politikaları yatırımcılar için tam bir belirsizlik ortamı yarattı. Dow Jones endeksinin yaklaşık 1.700 puan düştüğü ve S&P 500’ün tek bir günde %5 değer kaybettiği o dönem, COVID pandemisinin ilk günlerindeki kaosu anımsattı.
Ancak Trump, en yıkıcı vergilerden geri adım attığında piyasalar yeniden yükselişe geçti. Onlarca ülkeye yönelik vergilerin geri çekilmesiyle Wall Street’te baş döndürücü bir ralli başladı. Kongre ve kamuoyunun başkanı durduramadığı noktada, piyasalar güçlü bir fren mekanizması görevi gördü. Trilyonlarca dolarlık borsa kaybı ve artan tahvil faizleri, yönetimi rotasını değiştirmeye ikna etti. Yapay zeka iyimserliği ve güçlü kurumsal kârlar, ticaret dramını gölgede bırakarak S&P 500 endeksini 7.000 puan seviyesine taşıdı.
NELER ÖĞRENDİK?
“Kurtuluş Günü”, ABD politikalarını ve yatırım stratejilerini anlamak için kullanılan “TACO” (Trump Always Chickens Out – Trump Her Zaman Geri Adım Atar) yaklaşımının gücünü kanıtladı. Ancak İran savaşına verilen piyasa tepkisi, bu teorinin sınırlarını da gösterdi. Bir ticaret savaşının aksine, gerçek bir savaşın ne zaman sona ereceği konusunda Trump’ın söz hakkı çok daha kısıtlı.
Öte yandan, Fed hala gümrük vergilerinden kaynaklanan enflasyonun ekonomideki etkilerini izliyor. Fed Başkanı Jerome Powell, geçen ayki toplantıda enflasyonda ilerleme gördüklerini belirtse de İran’daki enerji kesintileri bu süreci baltalayabilir. Faiz indirimi beklentilerinin yerini, fiyat baskılarının kötüleşmesi durumunda faiz artırımı senaryoları almış durumda.
